seferihisar

1 /
chaconne chaconne
izmir'e yakın ve içi dışı tatil köyü/sitesi kaynayan modası çoktan geçmiş bir ilçe. izmirlilerin haftasonlarında(yakın mesafeli olduğundan) çokça tercih ettikleri bir piknik/dinlenme yeridir burası.
neverland neverland
teos adında her gün yeni bişeyleri bulunan bir antik kente sahiptir. bu özelliği onun turistik görünümünü arttırmaktadır. ancak tatil köyleri ve otellerin hepsi fransız ve ingiliz kampları haline gelmiştir. öyle ki plajlarında bir tane göbeği kıllı, ayaklarını kuma gömmüş, çekirdek çıklayıp hatun kesen türk yiğidi göremezsiniz.
shagrath shagrath
babaannemler sağolsun her yaz gittiğim aşırı sıcak fakat güzel ilçe. denizi çivi gibidir ama mükemmeldir tek kelimeyle. özdere tarafına doğru seferihisardan 7 km. sonra içinde benimde yaşadığım "haritacılar sahil sitesi" vardır.
leak leak
sığacık mevkiinde teos antik kenti, doğanbey-gerenalanı mevkiinde karaköse harabeleri, sığacık' ta osmanlılar tarafından inşa edilen kale ile kale içerisindeki eski yerleşim alanı, ilçe merkezinde selçuklu ve osmanlı dönemi'ne ait anıtsal yapıların bulunduğu yer.
gitana gitana
denize girdikten kısa bi süre sonra, götümüzün donması sebebiyle dışarı söverek çıktığımızda, babamın her zaman, "ordan soğuk su akınıtısı geçiyo, ondan soğuk" diye açıklama yaptığı baba ocağı, memleket.

bi tatil beldesi değil, hiç olmadı bence. taş döşeli sokaklarında gezerken dikkati çeken sessizlik, kadınların akşamüstünden geceye kadar kapı önünde oturup muhabbet etmeleri, çarşıdaki insanların kahvede oturup okey oynamaları, gelen geçeni seyretmeleri, dükkandan dükkana bağırarak konuşmaları, babamın çocukluk arkadaşı sürekli sarhoş bakkal... bunların hiçbiri "tatil beldesi" kelimesinin içinde yer bulamaz bence. insanlar kendi yaşam biçimlerinden hiçbir şey kaybetmemişler çünkü. bugüne kadar tatil için ne kadar yere gittiysem, hepsi gelen yabancı turiste göre yaşamını değiştirmiş. misal fransızlar çok geliyorsa dükkan yazıları fransızca olmuş, ruslar çoksa yoldan geçen bütün esnaf rusça konuşur olmuş. gelen turist profiline göre değişmiş her yer. kışın hayalet kasaba gibi, bütün dükkanların kepenkleri iner hale gelmiş ama seferihisar'da böyle bi durum yok. yazın da gitseniz, kışın da gitseniz köşedeki bakkal dahi hep açıktır.

güzel günleri hatırlatır bi de.
aileden ayrı, kuzenle geçirilen ilk tatilde evde tek başımıza kalışımız, evi böceklerin basmış olması, uyurken omzuma çıkan kertenkele, 2 gün boyunca korkudan iki büklüm şekilde aynı yerde yatmamız, akkum'a diye çıkıp, ada'ya kaçışımız, babamın çocukluk arkadaşlarıyla, sığacık'ta, sabah ezanına değin süren tsm'li, içkili güzel gece, babamın gençlik anıları... her birini yaşamak, her birini orda yaşamak çok güzeldi.

kısacası nüfusa kayıtlı olduğu yer ibaresinin altında yazmasından mutluluk duyduğum yer...

kavak yelleri dizisinin bazı bölümlerinde tanıdık yerler görünce heyecanlanmak, "buralarda az gezmemiştik" demek, "ee burası urla değil ki" diye hava atabilmek... hepsi güzel.
yenisekme yenisekme
birkaç yıl öncesine kadar çekirdek ailelerin veya buz gibi deniz suyu fetişisti orta yaşlıların falan seve seve gittiği, öyle çok bilinmeyen, yakın ama uzak bir yerdi. benim kafamdaki imajı da işte büyük akkum ve küçük akkum adında iki adet dehşet soğuk plaja sahip, ormanlarında piknik falan yapılan aşağı yukarı böyle bir şeydi, ta ki bu yıl görene kadar.

anam noolmuş oraya öyle? akkum plajlarının olduğu yerin önü süpermarket otoparkı gibi silme araba, her yerde vıcır vıcır bir kalabalık. büyük akkum belediyeninmiş, dolayısıyla şezlong bulmak falan hayal, onu da geçtim, sefil sefil duvar dibine çömeyim desen ona bile yer yok. -biraz elitist bir yaklaşım olacak evet ama- etraf paçalı donlu adamlar, şalvarlı teyzeler dolu, sürekli birileri birilerine bağırıyor, denizin içi de dışı kadar kalabalık zaten, derken eeh sikerler deyip ayrıldık oradan denize menize girmeden, küçük akkum'a gittik.

ilk önce 5 lira otopark parası verdik, ardından kişi başı 15'erden giriş ücreti, denize doğru inen birkaç katlı teraslar yapmışlar, en üstünde sekiz kişilik localar var, oraya oturduk. sonra rezerve diye kaldırılıp bir aşağı kata indirildik ki bu katta da şezlonglar balık istifi gibi dip dibe dizilmiş idi. cidden dip dibe diyorum, güneş keyfi falan yapayım diye şezlonga uzansan yanındaki herifin götüyle arandaki mesafe 15 santim. osursa önce senin haberin olur yani o derece.

neticede paramızla rezil oluyoruz ağalar, haydi siktirip gidelim deyip oradan da kalktık, gün de bitmiş oldu zaten. göt kadar bir alana şezlong yığan küçük akkum ile babylon alaçatı gibi temiz, geniş, ferah ve çalışanlarının da insan gibi davrandıkları gayet lüks bir yerin giriş ücretlerinin aynı olduğunu belirteyim bu arada. ayakta adam sikiyolar lan resmen?
gitana gitana
büyük akkum'da pazartesi ve çarşamba günleri halk günleri var imiş. normalde girişlerde 2 lira alıyorlarmış fekat o günlerde hiç para vermeden girilebiliyormuş. haftasonu, pazartesi, çarşamba kalabalık olması ve donlu insanların görülmesi normal geliyor bana bu yüzden. zira onlar maldivlerde halk günü olsa oraya da öyle giderler. bu bi türkiye gerçeği, her plajda görmek mümkün. ben cuma cumartesi oradaydım, rahatsız edici derecede değildi. tek başıma yatıp, güneşlendim. hiçbi sorunla da karşılaşmadım. yarın yine gideceğim. ayşe armanvari bi araştırmacılıkla plaja inip, hakkında söylenilenlerin doğruluğunu araştırıp, bikaç da foto çekerim belki.

kısacası huyunu suyunu bilmediğin her yer gibidir seferihisar. her şeyi pahalı yaparsın, her şeyi kalitesiz bulursun.

ek; hee 16'sında candan erçetin konseri olacak imiş ilçe sınırları içerisinde.
10000 horses 10000 horses
hiçbir albenisi olmayan yavaş şehir. kumsalı kumsuz, denizi(büyük akkum) soğuk, insanları bir garip, yeşili desen yok..şimdiye kadar yetişkin halimle 2 kere gittim ve bir daha gitmeme kararı aldım. burada yazlığı olana allah sabır versin..
slowmotion slowmotion
leş turist merkezidir. buraya gelen fransız ve ingilizlerin %90'ı yurtdışında tatil yapma sevdalısı ama sınırlı bütçesi olanlardır. veresiyeye bile alışmışlardır. azıcık paralarını da gece pazarlarındaki çakma nike ve abercrombie'lere verirler. seferihisar merkez - özdere arasında yaklaşık 30 tane belediyeye bağlı ve bir o kadar da kaçak giysi pazarı vardır.

sahil kısmında belirli noktalardan periyodik olarak yapılan mülteci transferleri son 3-4 yılda jandarma baskısıyla bir nebze azalmıştır. eskiden seferihisar kıyılarında yolsuz kalmış bir sürü zenci görebilirdiniz.

yıllarca hareketlendirmeye çalışılan ilçenin tatil merkezlerinden sadece özdere diğerlerinden burun farkıyla ön planda yer alır. fakat son 10 yıldaki orman yangınlarına dikkat edilirse önemli rant dönüyor.

başlıca yerleşim ve tatil beldeleri; sığacık(teos), akarca, gümüldür, özdere, ürkmez, doğanbey.. az daha ilerisi kuşadası zaten..
1 /