şeffaf oda

varolmanın dayanılmaz hafifliği varolmanın dayanılmaz hafifliği
tüm samimiyetsizliğine rağmen - zira güneri cıvaoğlu sanki bir avrupa ülkesiymişiz, paris'ten falan sesleniyormuş havasında bir ülke çiziyor gözler önüne- pazar günlerinin izlenilebilir programlarından.

ama insan bir programda bir yazar -elif şafak- görünce, yazarın son kitabının -siyah süt- ilk baskısının tükenmekte olduğunu öğrenince ve buna sevinince, avrupa'da olmadığını da bir güzel fark ediyor doğrusu.

ne demeli? buna da şükür mü? sanırım bugün pollyanna değilim!
fallout fallout
ergenlik çağına yeni girmiş hiç bir çocuğun kalmak istemeyeceği odadır . çünkü sonuçlarını herkes tahmin edebilir;

x: hanım, bak bizim oğlan yine asılıyor, yüzlük peçeteyi de kapmış. gel boyatalım şu odasını.
y: haklısın bey, bbg evinden beter olduk.
sapçık ve başçık sapçık ve başçık
sezonun ilk bölümü, soracakları sorular yayından önce kendilerine ezberletilmiş goygoycularla (seyirci) doldurulmuş ve bir söyleşiden çok bengü konseri olma yolunda ilerleyen program.
hugh hefner hugh hefner
burjuvazi havanın buram buram koktuğu izleyeni de programa davet edileni de geren/germekte olduğunu düşündüğüm program.hele ki herkes sustuğunda derinden bir vuuuuufffff-hava sesi- sesi gelkiyor ki burjuva burjuva olalı kendini böyle mükemmel tarif edemedi.

çok kesif bir hava var ve bu programa katılmak için seksi/güzel/yakışıklı olmazsan davet edilmiyorsun ya da davet ediliyosun beğenmezlerse kapıdan giremiyorsun gibi geliyor.

şimdi tabi ki davet etmezler ama bir gün davet edilecek bi işler yaparsam asla gitmem.ama her hafta da izliyorum.öyle de bi çelişki durumu var.
dertler deryasındaki kayık dertler deryasındaki kayık
pazar günü beni yaşamdan alıkoyan yapım.
izlemeden olmuyor, bakmamayı denedim, olmadı çabalarının sonu nihayete varamadı.
boğaza nazır bir yalı kültürel ve entellektüel mana da nirvanayı yakalamış kalburüstü insanlar ile renklenen bir sanat arenası ve dünyadan bihaber zevkli dakikalar yaşayan güneri civaoğlu samimiyeti.
an'ı yaşatan ender insanlardan, gözlerinizi kapattığınızda ordasınız.
ya şunu da söylemeden edemeyeceğim, güneri civaoğlu ne kadar güzel ve fantastik bir isimdir yahu...
daim olsun....