şehir efsaneleri

1 /
maloğlan maloğlan
durağa yanaşmaya çalışan otobüs, durakta bekleyen simitçi yüzünden yanaşamamaktadır. korna morna derken en sonunda otobüs, duyarsız simitçiye hafiften değdirir. simit tezgahı düşer, simitler yere saçılır ve şöförün sinirle otobüsten inme eylemine giriştiğini gören simitçi tezgahı bırakıp kaçar. durakta bekleyen vatandaşın biri de, günahtır diye düşünerek yere dökülen simitleri toplamaya başlar. otobüsten inen şöför, simitçi zannedip o güzel insanın tepesine bir tane şaplak yapıştırır. gariban "abi ben yolcuyum simitçi kaçtı" şeklinde kibar bir açıklama yaparak yeni bir şaplaktan kurtulur. ve bir tek şaplakla kurtaran vatandaş, kaderin acı bir oyunu sonucu, zalim şöförün tıklım tıkış otobüsüne son yolcu olarak binmeyi başarır ve otobüs hareket eder.

olay burdan sonra efsane halini almaktadır.

otobüs hareket ettikten kısa bir süre sonra şöför aniden sağa çeker ve durur.

ş : demin tokat attığım arkadaş nerede?
v : burdayım abi, kapının ordayım.
ş : ya sana çok ayıp ettim, gel sen de bana bir tokat at da ödeşelim.
v: abi rica ederim, bilerek yapmadın, boşver.
ş : yok valla olmaz. vicdanım rahat etmez.
v: abi yapma kurban olayım. ben unuttum gerek yok.
ş : (sinirlenir) ben unutamam kardeşim. gelip vurmazsan şurdan şuraya gitmem.

arkadan yolcuların söylenmeleri duyulur : ya vur kardeşim sen de. eve gidecez seni bekliyoruz.
kamuoyunun baskısına dayanamayan vatandaş kalabalığı yararak, mahçup bir şekilde şöförün yanına gider. hafif bir tokat atar ve yine mahçup bir şekilde kalabalığı yararak kapının dibindeki yerine döner. otobüs hareket eder. daha ikiyüz metre gitmeden şöför sinirli bir tavırla otobüsü yine sağa çeker.

ş : sen benimle dalga mı geçiyorsun lan!
v : abi noldu şimdi ya?
ş : ben sana öyle mi vurdum!
v : abi vurdum ya işte allahaşkına uzatma ya.
ş : yok kardeşim aynı şiddette vuracaksın. valla bir yere gitmiyorum yoksa.
arkadan yolcuların söylenmeleri duyulur : aynı şiddette vur da evimize gidelim kardeşim.
vatandaş yine mahçup, yine toplum baskısı altında gider şöföre esaslı bir yapıştırır. şöför "oh be rahatladım" der. otobüs yoluna devam eder.

işte böyle sevgili arkadaşlar. hepimiz biraz o şöför değil miyiz?
eksiksizuyum eksiksizuyum
bunlarla ilgili en ehemmiyetli detay şudur ki insanlar mümkün olduğunca bunların ya kendi okullarında yaşandığını, ya kendi başlarından, ya bir akrabalarının ya da arkadaşlarının başından geçtiğini söylerler. misal, öğretmene götünü gösteren öğrencinin boğaziçi, istanbul, marmara, hacettepe versiyonları bulunur. cebine sokulan kesik penisi havada sallayıp "ben bunun dirisinden korkmuyorum, ölüsünden mi korkacağım" diye bağıran tıp fakültesi öğrencisi kız, türkiye'nin dört bir yanındaki tıp fakültelerinde en az bir adet numunelik olarak bulunur, hatta demirbaş listesine geçirilir.

örnek: şöyle bir efsane var:

-bir karı koca acil servise getiriliyor. kadının kafasında yanık ve darp izleri var. adamın ise penisinde derin izler. ilk müdahale yapıldıktan sonra olayın özü anlaşılıyor: adam mutfakta tavada bir şeyler kızartırken (muhtemelen sosis) karısı geliyor ve adama oral muamele yapmaya başlıyor (sosisten serbest çağrışım olduğunu iddia edenler var). adam o keyifle hareketlerini kontrol edemiyor ve eli tavanın sapına değiyor. tavadaki kızgın yağ kadının başına dökülüyor. kadın o acı ile adamın penisini ısırıyor, adam da o acı ile tavayı kapıyor ve ısırmayı bıraksın diye tavayla karısının kafasına vurmaya başlıyor.

yukarıdaki meşhur bir şehir efsanesidir. defalarca dinledim ve ayıp olmasın diye "hmm ne kadar ilginç" dedim. bir süre sonra ayıp benden değil karşıdan gelmeye başladı:

-abi şimdi benim abi doktor biliyor musun?
+eee?
-şimdi bir karı koca gelmiş acile...
+kadının kafa yanık ve darp izi, adamın penisi yara öyle mi?
-aaaa? sen nerden biliyorsun bunu ben mi anlattım daha önce?
+yok yok bir arkadaşın da amcasının oğlu doktor da, sanırım abinle aynı hastanedeler.
-?!?!

dahası var. tıp fakültesinde okuyan bir genç anlatıyor:

-abi bir gün acil satjındayım... bir karı koca geldi ki üfff...
+kadının kafa yanık ve darp izi, adamın penisi yara öyle mi?
-oha sen nerden biliyorsun abi?
+siktir lan yıkıl gözümün önünden!

şimdi ben de yanılıyor olabilirim. sosis kızartan eşine oral muamele yapmak için o meşhur anı kollayan çok sayıda kadın da olabilr, hepsinin de aynı acı sonu paylaştığı söylenebilir.

lâkin gördüm gördüm ama, "başımdan geçti" diye anlatanı da görmemiştim. o da oldu çok şükür.
venom venom
geçen bizim arkadaşa şöyle bişey olmuş, yalan söylemek gibi olmasın iki ay önce miydi neydi; şeklinde başlayıp bütün herkesin tanıdığı bir insanın başına gelmiş, aynı bokun laciverti hikayeler.
neverlander neverlander
bir de şöyle birşey var :
adamın biri bir soğuk hava deposunda kilitli kalır.ertesi sabah adamı depoda ölü olarak bulurlar fakat bir sorun vardır, soğuk hava deposu arızalıdır.
stone cold stone cold
çoğunun "şehir efsanesi bu" diyeceğini bildiğim "gerçek" bir hâdise:

söz konusu er kişi,askerlik şubesine gidip evrâklarını alır.sınav cevap kağıdına da "kısa dönem askerlik yapmak istiyorum" diye işaret koyar.evrâklarıyla beraber ankara'ya gidip sınava girer.

10 gün içerisinde bütün tanıdıklarının gideceği yerler belli olmuşken bu elemanın yeri bir türlü açıklanmaz.ayın 15'inde teslim olması gerekirken bir türlü sonuç alamaz.hergün askerlik şubesine gidip "ne oldu benim iş?" deyip durur.

o ayın 20'si gibi adresine bir kağıt gelir.meâlen şöyle yazıyor kağıtta:

"genelkurmay başkanlığı'nca bu celp döneminde kısa dönem askerlik uygulaması yapılmamaktadır.söz konusu evrâklarınız askerlik şubesine gönderilmiş ve askerlikten muaf tutulmanıza karar verilmiştir."

bu adam hâlâ aramızda ve "oğlum,kesin yanlışlık olmuştur.seni bi' sonraki celpte kesin çağırırlar" benzeri tacîzlerimize mâruz kalıp tırım tırım tırsmaktadır.
stone cold stone cold
bir kaç tanesi:

- noel baba'nın bugünkü imajını coca cola yaratmış. onun için öyle kırmızı-beyaz giyiniyormuş.
- chevrolet nova marka arabalar meksika'da hiç satılmıyormuş. çünkü ispanyolca'da "no-va", "asla yürümez, gitmez" anlamına geliyormuş. (gerçekte ise 'nova' ispanyolaca'da yeni demekmiş.)
- latin amerika'da pepsi pazarın tek lideriymiş. coca cola'nın esamesi bile okunmuyormuş. çünkü bu ülkelerde "coca" uyuşturucu, "cola" ise g.t demekmiş.
- eğer apple powerbook marka dizüstü bilgisayarların hard diskinden çıkan sesleri kaydedip mors alfabesiyle çözerseniz sürekli şu cümlenin söylendiği ortaya çıkıyormuş: bill gates aptalın tekidir!
- amerika'da siyahlar 2007 yılından sonra oy kullanamayacaklarmış. siyahlara seçme ve seçilme hakkı 1965 yılında başkan lyndon b. johnson zamanında verilmiş. ama 1982'de başkan ronald regan yasayı, "bu hak 25 yılla sınırlıdır" diye değiştirmiş.
1 /