sehven

1 /
velettimaminoldum velettimaminoldum
türk polisinin çok sevdiği kelime.

29 aydır tutuklu olan teğmen'in telefonuna kendisine ait olmayan telefon rehberinin aktarılmasının sehven yapıldığının belirtilmesi üzerine tutuklu olan albayı da kadın satıcısına yönlnedirmiş bir telefon değiştirilmesi sehven gerçekleştirilmiş.

bak sen şu işe..

sehven, yersen.
eluch eluch
ergenekon tertibinin kılıfı.

şöyle ki:


sehven-1:

12 haziran 2007 tarihinde ümraniye savcılığı, nöbetçi sulh ceza mahkemesi'ne başvurarak mehmet demirtaş ve gecekondu hakkında arama talep eder. talepte der ki:
- silahla müessir fiil ve tehdit suçları ile ilgili olarak ekte bir dosya vardır.

bunun üstüne bir de patlayıcı madde bulundurmak suçu eklenir.
adres bölümünde ihbarcının kullanımında olan gecekondunun adresi yazmaktadır.

aslında polisin elinde demirtaş'ın ikametgah senedi de vardır ama adres olarak gecekondu yazılarak orada oturuyormuş gibi gösterilir. bu mahkeme kararında ne yazdığını sanıklar gizlilik nedeniyle ancak 16 ay sonra öğrenir.
derhal mahkemeye sorulur: "şu müessir fiil ve tehdit dosyasını gönderin de biz de öğrenelim."

ilk cevap buradaki savcılardan gelir:
- yanlışlıkla yazılmış.

oysa buradaki savcıların ümraniye'deki bir yanlışlığı bilme ihtimali yoktur. oradan gelen cevap da aynı olur:
- sehven yazıldı.

hakim kararında şöyle yazmaktadır: "evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde.."
oysa ortada evrak filan yoktur.

sonuç: organize sehven.


sehven - 2 :
savcı zekeriya öz 15 haziran 2007 de istanbul 10. ağır ceza mahkemesine başvurmuş ve mealen şöyle demiş:
- benim elimde silahların saklandığı yerleri gösteren belgeler ve örgüt üyelerinin telefon dinlemeleri var. bu nedenle kısıtlılık, yani gizlilik kararı talep ediyorum.

mahkeme aynı gerekçeyi kelimesi kelimesine yazarak kararı vermiş. yine gizlilik gerekçesiyle belgeler 16-17 ay boyunca sanıklara gösterilmemiş.

e tabii sanıklar da sormuş:
- nedir bu dosyalar? gönderin de biz de öğrenelim şu silahların saklandığı yerleri.

aylar süren çabalar sonucunda savcılık 3 kez kararın fotokopisini göndermiş, ısrarlar sonunda da malum cevap gelmiş:
- elimizde öyle belgeler yoktur, o yazı matbu olarak bilgisayarda kalmıştır.

ama belgelerin kaldığı bilgisayar önemli. buraya dikkat.
dosyalar "matbu olarak" bilgisayarda kalmış.
kimin bilgisayarında? savcının.
hakim ne yapmış? belgeleri istemiş, görmüş (belki de görmemiş) ve gizlilik kararı vermiş.
ve bu dosyalar 17 ay sanıklardan gizlenmiş.
basın da bu süre boyunca o belgelere dayalı haberler yapmış, kara propaganda yürütmüş.

sonuç: organize sehven


sehven-3:
iddianamede şöyle bir beyan var:
"sanık ali yiğitin beyanında; 'bunlar danıştaydan kalan bombalar, derin devletin bombaları' dediği yazmaktadır. oysa sanığın hiçbir ifadesinde böyle bir beyanı yok. yani savcılığın iddianamede yüzlerce kez kullandığı bu beyan hiç söylenmemiş.

sonuç: organize sehven.


sehven-4:
iddianamenin bazı sayfalarında şöyle yazmakta:
"şubemizce yürütülen çalışma neticesinde..."
şube dediği "emniyet şube"
yani iddianameyi emniyet yazıyor.
polis iddianame yazıyor!
savcılığa defalarca sorulur tabii "nedir bu?" diye.
cevap yine aynı: "sehven"
yani polis sehven yazmaması gereken iddianameyi yazıyor.
savcılık okumuyor; okusa da "şubemizce" ifadelerini sehven değiştirmiyor.

sonuç: organize sehven.


sehven-5:
doğu perinçek'e atfedilen cd'lerden 4 tanesi aramalarda bulunmuyor. arama tutanaklarında yok. ancak o 4 cd suçlama konusu yapılıyordu.
o dört cd'nin yanında isimsiz ve imzasız bir tutanak var. defalarca o cd'lerin yanındaki tutanağın kimin tarafından yazıldığının bulunması isteniyor.
savcı aylarca susuyor.
sonunda bir gün avukatlar tutanak üzerinde kaligrafik inceleme istiyor.

ve ne oluyor biliyor musunuz?
bu talebin yapıldığı an savcı mikrofonunu açıyor ve şöyle diyor: " o yazı bana aittir, sehven yazılmıştır."

yani o isimsiz tutanağı savcı sehven yazıyor, aylarca da sehven susuyor.
o cd'ler de o çuvala sehven giriyor.

sonuç: organize sehven.


sehven-6:
polisin bomba bulduk diye düzenlediği tutanaklardaki bomba numaraları birbirinden farklı. oysa her tutanakta aynı bombalardan bahsediliyor olması gerekiyor.
soruluyor polise: "bu tutanaklardaki farklılıklar nedir?" diye.
hala bir cevap yok.
ama eşek değiliz ya; verilecek cevabı tahmin edebiliyoruz: sehven!


sonra sonra sonra...
herkesin bildiği sehvenler var mesela:


teğmen mehmet ali çelebi'nin cep telefonuna, hizb-ut tahrir örgütü üyesi olduğu iddia edilen bir kişinin cep telefonu fihristinden 139 telefon numarası yükleniyor.
emniyete soruluyor "ne iş?" diye. yanıt gecikmiyor:
"sehven"

geçelim.

kerinçsiz 10 kasım 2009'da yargılamayı yapan istanbul 13. ağır ceza mahkemesi'ne verdiği dilekçeleriyle "ulusal stratejik ve ütopya" dergisinde çıktığı iddia edilen cd'nin içinde kendi fotoğrafının bulunduğu yönündeki iddianın ve arasında ilişki kurulan telefon numaralarıyla görüşüp görüşmediğinin tespitini istiyor.

mahkeme, istanbul terörle mücadele şube müdürlüğü'nden bilgi istiyor.
19 ocak 2010 tarihinde gelen yanıtta, hatanın emniyetten kaynaklandığı söyleniyor.
emniyetin yanıt yazısında diyor ki:
- engin zorba isimli şahsın kullandığı telefon konuşmaları "sehven" kerinçsiz'in yaptığı telefon konuşmasıymış gibi yazıldığı anlaşılmıştır.

peki ya fotoğraf?
onunla ilgili açıklama da şöyle:
"131 nolu cd'nin içeriğindeki resim ve fotoğraflarda görülen kemal alemdaroğlu'nun soyisminin bahse konu tutanağa kerinçsiz olarak biz görevlilerce "sehven" yazıldığı...

afedersin ama "siz görevliler neyle görevlisiniz?" demezler mi adama?
demiyorlar!


her neyse. yeter mi bu kadar sehven?
yeter amına koyayım! yoruldum lan!
ben yazarken yoruldum, onlar düzenlerken kim bilir ne hale gelmiştir. allah tertipçilere kolaylık versin!

not: oktay yıldırım'ın mahkemede yaptığı savunmadan yararlanılmıştır.
dream is destiny dream is destiny
osym başkanı'yla bir kez daha tanık olduk bu kelimeye.diyor ki " bazı sorularda şifreleme var ama ama sehven yapıldı"
hatasını kabul etmiş ve bu kelimeyi kullanmış.
muhtemelen iptale gidecek bu sınav.
march march
ösym'nin sehven açıklaması yerine şehven açıklaması yapması daha doğru olabilirdi.zira şehvet haliyeti ruhiyesi içinde şifrelerde hata yapılabilir.şehvet bu yahu şakaya gelmez.
nioniel nioniel
sehven matematikten, sosyal bilimlerden ve diğer derslerden full çıkartılabilecek bir kopya sistemi hazırladık. sehven 1700 kişi full çıkardı. yani çok sehven, öyle böyle değil. o kadar sehven ki, bildiğin gibi değil ya...
bu kadar sehvenlik olmaz. sizin yaptığınız sehvenliğe sığmaz.
sehvtir git lan !
alt ve üst kenarları paralel olan dörtgen alt ve üst kenarları paralel olan dörtgen
devlet daireleri tarafından "mazeret" amaçlı kullanılan kelime. bildiğin orijinal nokia kılıfı.


aslında bunlara böyle yapmayacaksın. böyle her boka sehven dediler ya, gideceksin anasına bacısına söveceksin, ondan sonra yanlışlıkla oldu ben sana sövmek istemedim sehven oldu kanka diyeceksin.
bunebiçimbirnicktir bunebiçimbirnicktir
devlet memurlarının kurtarıcısı kelimedir. istediğini yap. para ile ilgili olmadığı sürece hakkında açılan soruşturmaya savunma olarak sehven yaptım de, alacağın ceza en fazla, çıplak maaş üzerinden 1/8 para cezası. yani yaklaşık 2 milyar alan bir memurun çıplak maaşı en fazla 150 tl falandır. o da 20 tl ceza eder.

kanunları susistimal etmenin de en kolay yoludur. usulsüz iş yap. sehven yaptım de geç.
1 /