seküler dünyanın dünyasallaşma rüzgarı

harici gazelhan harici gazelhan
üsküdar üniversitesi rektör prof. dr. nevzat tarhan'ın kanserle mücadele ederken hayatını kaybeden neslican tay'ı eleştirirken "laf konuşan balkabağı" düzeyine inmesine neden olan tanımıdır.


bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
açıkçası tespit sıçmasıdır. şimdi anlam analizine başlar, satırlar dolusu yazarım bu kavramın nasıl çarpık ve anlamsız olduğuna ama zerre önemli değil.

din, genelde manen özelde madden düşmüş olanın elinden tutan ve kendisinin de dediği gibi teselli eden bir misyona sahiptir. mesela beyaz insan afrikaya gittiğinde incille teselli etti açlıklarını yoksulluklarını hastalıktan ölümlerini insanların. insanlar da sarılacak bir dal aradılar ve olanlar oldu.

yalnız şöyle bir farkla gerçekleşti bunlar. din düşmüş olana hitap edebildi ancak savaşana değil. keza gücü özünde bulan insanın dine değil savaş için motivasyona ihtiyacı vardır sadece. onu da sevdikleri ve destekçilerinden alır zaten.

hayata anlam katma dediği şeyi neslican zaten gerçekleştirmiştir mücadelesiyle.

beyefendin derdi neslicanın hayata bakış açısı olduğu için vicdan kasarak her sinsi dinci gibi yapmacık yapmacık edebiyat kasmış.
dumrul dumrul
neslihan üzerinden zırva itikadının reklamını yapmaya çalışan herifin lafı. ölüm bilinci falan demiş. yani kızın yaşamak istemesi beyefendiye göre sıkıntı. ama işin öteki boyutu, ben bir ateist olarak müslümanların büyük çoğunluğundan daha az ölüm korkusu yaşıyorum. islam'la ilişkimi kestiğimden beri kafam çok rahat. gökyüzüne, yıldızlara, güneş'e baktığımda dehşet değil heyecan duyuyorum. dünya'nın çat diye yaratılmadığını, her şeye gücü yeten bir şeyin onu tekrar yaratamayacağını, dolayısıyla doğayı bütün gücümüzle korumamız gerektiğini görüyorum. bu, benim hayatımdan milyarlarca kat daha önemli.

dinin teskin edici olduğu iddiası da kabile efsanesinden ibaret. şehir bile değil... temelinde korku yaymak olan, yok kabir azabı, yok cehennem, yok cin peri, yok iki omuzdan hiç ayrılmayan melekler olan bir inanç kime neyin huzurunu verecek? yıkanırken bile tedirgin olup soyunamayan insanlar dinin huzur verdiğinden bahsediyor. lol... mdr... asdfghjkl
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
cümleden iyi kötü bir anlam çıkarabilsem yorum yapıcam onu çıkaramıyorum. okuyorum, okuyorum olmuyor. bende bir eksiklik var galiba, müslüman değilim, hep ondan. bir de savaşmasaydı iki yılda değil, altı ayda ölürdü. bu mu ölüm bilinci, kanser olduk madem, kaderimize boyun eğelim, tedavi olmayalım. yani ülke resmen tımarhane gibi. bunu söyleyen de psikiyatrist, gel de utanma...her gün neler neler duyuyor, görüyoruz. seviye nerelerde, neler tartışıyoruz. şaşırtmıyor bizi hiçbir şey. yemin ediyorum böyle gelişmiş bir ülkeye felan gidecek olsak, kuzey avrupa ya da kanada mesela, sıkıntıdan patlarız.
t: zırvalıktan ibaret söz öbeği.
sakın gelme sakın gelme
hasta bir insanın iyileşmek istemesi kadar normal bir şey yok ve bunun sekülerlikle ya da dindarlıkla alakası yok. psikolojisi normal olan her hasta insan iyileşmek ister. yav insanları öldükten sonra bile rahat bırakmıyorsunuz. kimi çıplak der, kimi seküler dünya vs diye zırvalar. yahu bir rahat bırakın. bi susun, kimse sizden neslican hakkında açıklama beklemiyor.
leo auffmann leo auffmann
kanserle baş eden yirmi yaşında bir kadından, dini hikayelerdeki âlimler, evliyalar gibi davranmasını ve ölümü kabullenmesini bekleyen, kıt beyinli bir dincinin beyanıdır.

boyutlar arası seyahat eden şeyhlerin anlatıldığı üfürük kitaplarda farklı bir dünya olabilir fakat biz gerçek dünyada yaşıyoruz. ölüm, korkulan ve mücadele edilen bir olgu bu dünyada. dinciler ölümle bu kadar barışıklarsa kendilerini öldürsünler, kurtulalım.
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
türkiye'nin önde gelen nöroloji hastanelerinden birinin bağlı bulunduğu bir üniversiteye rektör ol, ama bir twitte iki lafı bir araya getireme, ne demek istediğini bileme.

allah rahmet eylesin deyip geçmek çok mu zordu?
mızmızkedi mızmızkedi
ya ozellikle psikiyatri okumuş böyle bir açıklama yapması çok büyük şanssızlık olmuş , çünkü bu açıklamayı yapan hayatını insan psikolojisine, insan ruhuna, insan beynine vermiş bir insan. empati yapabilmek için psikiyatri okumaya gerek yok nevzat bey, düşünün karşınızda 20 yaşında hayat dolu bir genç kız var, geçirdiği ağrılı kemoterapilere , bacağını kaybetmesine rağmen yaşamak isteyen bir insan var. düşünün bu hastalığı geçiren sizin kızınız olsa , 'kızım ya dinlerin rahatlatıcı , veya teselli gücüne inan boş ver tedaviyi ölümden korkma' mı derdiniz? hiç sanmıyorum, ateş düştüğü yeri yakar. bütün imkanlarınızı seferber eder kızınızı yaşatmak için uğraşırdınız, çünkü ne yazık ki bu hayat bize bir kez geliyor . belki gerçekten dinlerin insana manevi bir desteği olabilir, ama yine de herkes eline verilen bu hayatı kaybetmemek için uğraşır, bu açıklama resmen kocaman bir hata olmuş .
alice abernathy alice abernathy
vefat eden insan sağlıklı bir yaşamsal tehdit algısına sahip olduğu için hastalığını savaşılacak bir düşman olarak tanımlamış. sağlıklı bir algının ve psikolojinin gerçeklik ile kurulan ilişkiyle tanımlandığını gerçek bir psikiyatristin bilmesi gerekirdi. tamamıyla bilime ve akla aykırı, empati yoksunu bir yorum. herkes bir öteki tarafa, sonsuz yaşama ve dine inanacak diye bir durum yok. ki öteki taraf ve sonsuz yaşam inançlarının hayattan, içinde yaşadığımız dünyadan gelen bir temeli yok. çok yazık.