sempatik erkeklerin siki kalkmıyor sanılması

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
sakuragikun
çok büyük bir mağduriyet içerisindeyim sevgili itüsözlük okurları. hem de çok büyük...

hani sevimli ayıcıklar olur, alır sarılırsınız, sempatik gelir size, sarılırsınız beraber uyursunuz, uyursunuz, öpersiniz , okşarsınız, lakin pipisi hala peluştur. işte kızlar sempatik görünen erkekleri de böyle sanıyor maalesef. bilmiyorlar ki o sempatik erkeğin içinde, biyolojik olarak hala dişisiyle çiftleşip soyunu sürdürmeyi hedefleyen bir ayı yatıyor...

tabi canından çok sevdikleri söz konusu olunca pipisini keser ama yine de kötü şeyler düşünmez insan. ama bir de yeni tanışıp çabucak kaynaştıklarınız var kiii, işte sorun orada. arkadaşlık, dostluk, eğlence amaçlı bir işbirliğiniz var. aşk meşk tarzı karmaşık aksiyonlardan uzak tutuyorsunuz kendinizi karşılıklı olarak, ama kız sizin bu sevimli davranma çabanızı , bir güvence olarak görüp, ceza sahası içinde kendini yere atıyor. sizse penaltıyı görüp de, çalmak istemeyen bir hakem olarak ikilemde kalıyorsunuz. sonrası malum "ibne hakem ibne hakem" sesleri, sizin için yükseliyor ister istemez.

vicdanınız sızlıyor, kendinizden utanıyorsunuz bir süre, bu arkadaşça seksüel zulüm, felaketiniz olabiliyor sevgili itüsözlük okurları... siz siz olun hiç bir objeye sevimli davranmayın...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
beyazleblebi
sempatik erkeklerin başına en sık gelen şeydir.

evet doğru tahmin: kendimden biliyorum

hayır maksat "ben sempatiğim" reklamı yapıp parsa toplamaya çalışmak değil. zaten aşağıdakileri okuduğunuzda yapmak istediğim son şeyin bu olduğunu anlayacaksınız.

ben demiyorum efendim. genelde etrafımdakiler sempatik olduğumu söylüyorlar. yapıyorlar bunu. ben demiyorum yani. ama artık bu kelimeye* o kadar antipatik bir duruş aldım ki anlatamam... anlatmaya çalışırım:

sempatik olduğumu söyleyen karşı cins bana karşı ilgi duymak isteyen ama duymayan birisi gibi gelmiştir hep. yani öyle bir tavırla söyler ki bunu:

"ya sen çok... şeysin... böyle nasıl desem... çok sempatiksin ya..."
saol be... sen de götsün!

sempatik demek iyi bir şey sanırdım eskiden. sonra hayat bana cem yılmaz kılığına girip öğretti asıl anlamını. üstad bir skecinde "sempatik ne demek? hani bi boka benzemiyosun ama idare eder..." demişti. bu acı gerçeği yüzüme çarptığı için kendisine ilk gördüğüm yerde teşekkür etme planlarım var.

bana bunu söyleyen kızlar benimle yakınlaştılar, sırlarını paylaştılar, yanımda rahat davrandılar, kendilerini kasmadılar hiç. ama ben onlar için, sadece arkadaş olarak görülen devamlı böyle espriler; devamlı böyle komiklikler, şakalar yapan, kendilerini kötü hissettiklerinde dertlerini paylaşan, "özünde iyi bi insan" kişisi olarak kaldım.

sakuragikun'un dediği gibi peluş muamelesi gördüm. ki peluşların kalkabilecek sikleri bile yoktur. ama benim vardı (hâlâ var).

burada sözü geçen organın kalkmayışından kastın direk birinci anlamıyla algılanmamasını "erkek yerine konmamak" anlamına geliyor olduğunu anlamış olmanızı bekliyorum.

aslında erkeksinizdir tabii. hiçbirisi sizin erkek olmadığınızı düşünmemektedir sözde. ancak hiçbir zaman aşık olunacak erkek de değilsinizdir. "arkadaş" olursunuz en fazla. sizin de birilerine aşık olabileceğinizi bilirler. "kimse yok mu sevdiğin" diye sorarlar hayasızcasına hatta. ama asla başka erkeklere davrandıkları gibi davranmazlar size.

sempatik değil; karizmatik olmanız gerekir bunun için. "karizmatik erkeklerin siki vardır ve kalkar" inanışına sahiptir bizim güzel kızlarımız. o yüzden onları tercih ederler. ve size o "karizmatik" erkekten hoşlandıklarını anlatıp dururlar. hele "sen de biraz onun gibi olsana" gibisinden bir ima bile onu diyen kıza magnum vuruşu ya da akula vuruşu yapmak istemenize yol açar.

ama o güzel kızlarımızdan bir isteğim olacak: sempatik bulduğunuz erkeklere bir daha bakın. iyi bakın. onlar sadece sempatik değiller. karizmatik bulduğunuz erkeklerden çok daha dolular. donanımlılar. bir daha sempatik olduğunu düşündüğünüz o erkeği ilk gördüğünüzde ona bir de o açıdan bakın.

onun da "siki kalkıyor"* unutmayın.


not: sakuragikun'a bu konudaki hislerime tercüman olan bu başlığı açtığı ve bu giriyi girmeme vesile olduğu için teşekkürü borç bilirim.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
önce sağlık
çok güzel bir isyan..

öncelikle kendi fikrimi de eklemek isterim, tüm dünyadaki kızlar bilsinler, tüm erkeklerin siki kalkar ya da zamanında muhakkak kalkmıştır.. bu fatih ürek içinde böyledir, bulgaristanlı azis içinde böyledir, hatta zamanında bülent ersoy içinde geçerliydi..

isyana katkı eklemek gerekirse ki gerekir, yahu neden bunu bir türlü anlamıyorsunuz, tamam diyelim ki erkek size çok sempatik geldi ve arkadaş olmaya karar verdiniz, herif tatlı, devamlı gülümseyebiliryor, çevresindekileride kendisiyle beraber gülümsetebiliyor.. senin arkadaşlığını diyelim ki kabul etti bu herif, sana yan gözle bakamadı senin bu tavrın yüzünden, yahu senin hiç mi bu herifin ayarında kız arkadaşın yok !! bir tanesinle tanıştır.. " bu herif iyi çocuktur, bak tam senin ayarında, bir dene " de .. belki çocuğun o gülümseyen ve sizleri de gülümseten yüzüne birazcık daha gülümseme gelecek ? neden bunu yap mıyorsunuz ki ? tamam bu sizi biraz pezevenk durumuna düşürebilir ama arkadaş arkadaşın pezevengidir..

sempatik erkekler, her şeyin mevcut olduğu limansız bir adaya benzer.. hiçbir şekilde gemi yanaşmaz kıyılarına, o sempatik erkeklerin kız kankalarına diyorum ki, baktın adama yaklaşamıyorsun, daha doğrusu yaklaşmıyorsun, sen 1-2 sandal gönder, belki ada biraz canlanır.. hadi be, bunu o herif için yap.. arkadaşın değil mi ?
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
emo the unlucky polar bear
deminden beri düşünüyorum ne yazsam ne çizsem diye şuraya ama zaten üstteki 5 giride hislerime tercüman olmuş pek sevgili arılar. ben de aynı dertten müzdaribim diyebilirim ama şunu demekte yarar var: varsın olsun 5 ya da 10 tane kız seni hep arkadaş olarak görsün sana kız mı yok be canım. eksi gibi gözüken bir vasıfı artıya dönüştürmek de sizin elinizde. bırak karşındaki sana peluş hayvan muamelesi yapsın böylece karşı cinsin türlü türlü huylarını, takıntılarını nelerden hoşlandıklarını birinci ağızdan dinlemek yasak bilgilere erişme şansına sahip oluyorsun. böylece içerden gelen bilgiler ışığında karşı cinsle çiftleşme (pandayız ya biz hani) oranı da artmış oluyor. işin bir sırrı da biraz hızlı olmak sanırım, kız senin sempatik olduğunu anlamadan harekete geçip tavlamak. 3 ay hiç icraatta bulunmayıp kendince imalarda bulununca sadece şirinlik yapıyorsun zannedip kanka olm bu moduna geçiyor kızlar çünkü. önümüzdeki derste ben seni arkadaş olarak görüyorum cevabı veren kız nasıl göt edilir konusunu işleyeceğim. ya da işlemeyecem karar vermedim şimdi...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
oehh
hani insanın çok da elinde değil aslında bu. nasıl biri olabileceğini seçebilmek. aslında elinde gibi ama değil lan. bir insan efendi ise efendidir, piç ise de piçtir. böyle yani. arada başka kademeler de olabilir tabi. efendiden piçe ani bir geçiş yapmayalım. ehele. öhm neyse.

şimdi sırf bu kardeşimiz sempatik, efendi, iyi, çok iyi falan filan diye onun da bir erkek olduğunun unutulması ne acı... böyleleri için de değişilmez bir kalıp vardır bak: " ne? x mi? x çok iyidir yeaa. " çok iyi ne mnskym? iyi ne bi kere? "iyi" sıfatı bir kere yapıştırıldı mı üzerinize tamam zaten, artık herkese göre iyi bir insansınızdır. hatta şöyle diyim, sizi tanımlayabilecekleri başka bir kelime, cümle bulamayan hemen herkes bunu yapıştıracaktır: " x çok iyidir yea "

her girişiminde aynı cümleyle karşılaşırsın bir de: " ama ben seni arkadaşım olarak görüyorum :/ " neden? diğerleri gibi ağzına sıçmadım, insan gibi davrandım diye mi? direk asılmak yerine zamana bırakıp, iyice tanımaya çalıştım diye mi? ama öylesi iş yapıyor işte hacı. 4 s kuralı var hakikaten. inan bana, var.

iyi insan sikmez tabi. siki bile yoktur onun, hiç öyle kaka şeyler yapar mı lan!? iyidir o bi kere. en ufak bir şeyde karşılaşacağı cümle bellidir ama: " bunu senden beklemezdim x :/ " lan yavşak insan, elin ipsiz sapsız adamları yapınca bir şey yok, hatta hoşunuza gidiyor da da biz yapınca mı yakışmıyor?

siz siz olun, sempatik, iyi, efendi gibi sıfatların üzerinize yapışmasına izin vermeyin dostlarım. çıkmıyor bi daha çünkü. kosla bile döktüm, gene de olmadı lan!
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın