şemsi yastıman

füçır füçır
beşiktaş' ta bir müzik aletleri dükkanının ismidir. şemsi yastıman saz evi idi sanıyorum.

bedava ney kursu veriyordu. hakkaten ney kursu veriyordu? şimdi unuttum bak.

şaka yaptım, ney kursu veriyordu, hani üflenen var ya. espri budur işte.
delikadirulen delikadirulen
halk ozanıdır.

ölmez sağ olursam bu yaz inşallah
sılayı bir daha görmek istiyom
kırşehir'e varsam ya ağşam zabah
topraklara yüzüm sürmek istiyom

harmana denk gelse düvene binsem
şöyle dabaz olup kaşınsa ensem
acık bağ bellesem acık dinlensem
çayıra bir pala sermek istiyom

kaman'ı mucur'u çiçekdağı'nı
kındam dinekbağı hem özbağ'ını
köylü kentli hastasını sağını
görüp bir muhabbet kurmak istiyom

bağ bozumu üzüm haftına batsak
bekmez kazanına hayvalar atsak
boranıynan damla şiresi datsak
arı soksa çamır sürmek istiyom

hacı bektaş ahi evran sultanı
aşık paşa kaya şeyhi cananı
imarette neslim şeyh süleyman'ı
aşk ile bağrıma sarmak istiyom

üç arkadaş şöyle bir bahça bulsak
çalpıdan hatlayıp bir üzüm yolsak
sağbısı dutsa da bir rezil olsak
o tatlı günlere ermek istiyom

ahievran çarşı içi hökümet
kümbetaltı kayabaşı imaret
akrabayı eşi dostu ziyaret
uğrayıp hal-hatır sormak istiyom

seğirdip dolaşsak hep tarla dapan
keklik dutmak için kursaydık kapan
daş döğüşü olsa vızlasa sapan
kafamı gözümü yarmak istiyom

ne büyüktür zevki yurdu görmenin
kaç senenin hasretine ermenin
dört bir yanda methedilen termenin
şifalı suyuna girmek istiyom

bilmem ki olur mu gine becerim
çayırda oynasak zıkka acerim
terleyip karakıp bir su içerim
dalağım kabarıp böğrmek istiyom

halam sağ olsa da sesim duysaydı
cebime devramel iğde koysaydı
(şunda yi) diyerek alma soysaydı
cevizi de dişle kırmak istiyom

enteremi giysem sümüğüm aksa
koluma silerim yağlığım yoksa
(başangı) dır diye mahalle bıksa
kesekle camları kırmak istiyom

bir de gitsem tezem beni görseydi
içi çokelikli dürüm dürseydi
hele azıcık da sızgıt verseydi
o an pirzolayı yermek istiyom

cesurluğum dutsa şöyle kasılsam
yaylıların arkasına asılsam
kımçıyı yiyince yere yassılsam
yollarda ağlayıp durmak istiyom

dayım gilden acık köğtür aldırsam
emmim gilden armıt kak'ı buldursam
ceblerime şak leblebi doldursam
töhmeleyip uşgur kırmak istiyom

ceviz kaval etsem sakam da toksa
çızgılı oynarım eneğim çoksa
koluma söylerken bir döğüş çıksa
sumsuk yimek hem de cırnak istiyom

sögürmelik bir et çıksa satırdan
höşmerim çullama gitmez hatırdan
kuşlukleyin hedik gelse tandırdan
çölmeğin içine girmek istiyom

tok çik opban mirre bir aşşık atsam
sakanın dımığna kurşun akıtsam
üç yüz enek ütüp cebe bakıtsam
(ne şişiyon la) dedirmek istiyom

bir hağbe kemeyi yüklesem sırta
çıksam bir alamaç yapacak sırta
beş gö suvan üç kaynamış yımırta
bazlama içine sarmak istiyom

görür m-ola bu fakirin gözleri
delice çay'ını berrak özleri
kıssıkkaya serinledir bizleri
neyleyım denizi ırmak istiyom

bunları her daim arzular özüm
memleket mahsülü vücuda lüzum
tokaloğlu kaysı dıranı üzüm
tek yimeyim şöyle dermek istiyom

kim sorarsa yazdın bunları niye
gelecek nesile kalsın hediye
kırşehir'de doğdum türkmen'im diye
her yerde göğsümü germek istiyom

bir dügün olsa da bir kayın gitsek
dokuz butlu tavuk lafını etsek
dam pilavu gelse yisek tüketsek
davullu zurnalı dernek istiyom

ey şemsi yastıman ümitli kulsun
kısmet ise gayen yerini bulsun
hemşeriler buna vasıta olsun
kırşehir'e selam vermek istiyom

alın teri değil copy paste.
tiryaki lama tiryaki lama
1960-70lerin troll türkücüsü olduğunu düşünüyorum.
türküleri hiciv tarzındadır, aynı zamanda güldürür.
en bilindik eseri olan memleket hasreti de her ne kadar sıladaki insana hasret çektirse de bir yandan güldürür.
toprağı bol olsun.
ayrıca (bkz: uzaylılar hoşgeldiniz ) eserinde kullandığı atmosfer, evren gibi bilimsel terimler de türkülerini yazarken cidden araştırmalar yaptığını kanıtlar.(öyle değilse bile çok güzel)
clitor eastwood clitor eastwood
şu fâni dünyadan türkiye'nin kırşehir'inden gelip geçmiş en başka adamlardan.

efenim, şemsi reyiz ilerde eşi olacak münevver hanıma sevgiliyken, nişanlıyken ve evlendikten sonra da şiirler yazmış; sonuna mutlaka "sevgilin", "seni çok seven", "seni çılgınca seven nişanlın" yazarmış hep.

bu şiirlerden biri; "münevver ipek yalnız şemsi yastıman'ındır",
hem de akrostiş!
içeriği ciddi bir romantizmle yanıp tutuşuyor. muziplik ve ciddiyet arasındaki dengedir şemsi yastıman kalemi, hastasıyız.

"mevlaya sığındım, düşündüm şöyle
üzülmek çaresiz, yazılan olur.
ne yapalım, kader yazılmış böyle,
evlenmek atadan, güz ilen olur.

vermem meyil, artislerden bıkarım
vakit gelir, ben sahneye çıkarım.
eve gelir saatlerce bakarım;
resimin iyisi poz ilen olur.

istemez miyim ben, tezden kavuşam?
pembe yüzlerini öpem, sevişem.
elden gelmez, felek ile dövüşem,
kavgam benim ancak saz ilen olur.

yazıdır bizleri teselli eden,
ayrılık pek acı, bilmem ki neden?
lafın olsa hemen titriyor beden,
neşem sen gibi hoş kız ilen olur.

ıssız ada gibi bu oda bana,
zevkim yok, yalnızım, hasretim sana.
şimdilik tahammül ediyom buna,
eylül'de, şimdiki kızılan olur.

mevlanın işine akıl erer mi?
sanmam bu hasretlik böyle sürer mi?
izmir, benden istediğin firar var mı?
yaparım ya, burda bozulan olur.

ah etme münevver, zaman çok değil,
senden başkasına bağlamam meyil.
tak iğneye iplik, işine eğil,
ıssız yerde her iş haz ilen olur.

muhabbet düşmanı bezdirir imiş,
aşk insana neler yazdırır imiş,
ne kadar silsen de iz durur imiş,
ızdırap kalbimde köz ilen olur.

ne edeyim, sen yok, ben de bir hoşum,
demlendim azıcık hafif sarhoşum,
ırahatça kal sen, güzel nonoşum,
resminle sabahlar tez ilen olur.

seni çılgınca seven nişanlın,
şemsi yastıman"