sen olsaydın yapmazdın biliyorum

hürrem hürrem
kürşat başar'ın bir çırpıda okunacak ama izleri uzun süre kalacak roman.çocukluk arkadaşı olan selin ve elfe'nin bir erkek uğruna nevit'in uğruna çöküşlerinin hikayesi.

ailevi yönden çok fazla sorunu olan selin'in hayattaki tek dayanağı elfe'dir.tedavi gördüğü zaman bile elfe onu yalnız bırakmamış,mektuplarla resimlerle selin'e destek olmaya çalışmıştır.selin'in tedavisi bittiğinde ise elfe,selin'i sevgilisi nevitle tanıştırır.nevit bir piyanisttir,umursamazdır.selin önceleri nevit'i beğenmeye başlar,fakat nevit'in ufak tefek bazı hareketleri,sözleri,bakışları selin'i ona aşık eder.romanı okurken selin'i suçlu bulmayız.çünkü nevit'in bile bile yarattığı çekim selin'i kendisine aşık etmiştir.selin ve nevit'in ilişkileri ilerler.elfe ise hiç bir şeyden habersizdir.ya da bilir her şeyi fakat anlatamaz kimselere.elfe'nin duygularını okurken anlayamayız.

normalde selin'i elfe ve nevit'in arasına giren kadın olarak görüp ona kızmamız gerekirken,roman boyunca selin'in düşüncelerini ağlayarak dinleriz.selin,bu ilişkinin ilk tökezlediği yerde biteceğini,nevit'in kapı eşiğinde durduğunu her an gidebileceğini bilir.

romanın sonlarına doğru selin hamile kalır.tam da bu sıralarda nevit onu terk edip elfe ile evlenir,amerika'ya yerleşirler.selin de acıları ve hatıralarıyla baş başa kalır.elfe'ye yazdığı son mektupta ise 'yaşanmış onca güzel yılların hatrına' mektubuna 'sevgili elfe' diye başlar.olan biten ne varsa anlatır,yaşananları aslında elfe'nin de bildiğini ama sustuğunu anlarız.mektup ve roman 'sen de ona nevit'e selam söyle' diye biter.ha bir de gözyaşlarıyla
heidi heidi
mektuplarla bezeli bir duygu seli, sözcüklerin kullanımı öylesi keyifli...

"güzel kalan yaralar vardır. sen de benim artık ancak izi belli olan, zaman zaman yanlış bir dokunuş ya da mevsimsiz bir yağmurla sızlayan ama hep güzel kalan yaramsın – ne benzetme ama. ne zamandır onla birlikte yaşamaya çalışıyorum, bunu öğrenmeye. senin imgen, yaşamda değil de, kimi şiirlerde bulabildiğim bir boyut veriyor bana. ne kadar uzaktasın, yanındaki kadını tanıyorum, katmanları aşmak istemeyen biri olduğunu biliyorum, böylesi daha iyi değil mi, insan birinin içine girmeye, bu bilinmez yolculuğa çıkmaya kalkıştı mı o sonsuz girdaptan kurtulamıyor. tekrar tekrar okuyorum kartlarını, hâlâ bir sevgi kanıtı, küçük bir kırıntı beklediğim için mi –belki bir satırın, şu sözcüğün ardına gizlenmiştir– hâlâ beni sevdiğini, o zaman söylediğin gibi yalnızca beni sevdiğini bilmek için mi? çünkü senin varolduğunu bildiğim günler, telefonun çaldığı sabahlar, yanımda taşıdığım bir mektup, yakama taktığım bir iğne, göğsüme kazınmış bir işaret gibi benle birlikte, istesem de istemesem de. şimdi o salt aitlik duygusundan yüreğinin dibinde birşeyler, bu dünyada yaşaması imkânsız bile olsa zaman zaman yeniden kuytulara atılmak için küllerin arasından yeniden doğacak birşeyler kaldı mı yoksa gerçekten sonsuza dek mekânın bir yerinde kendi başına yaşayacağına inandığım birşey –metafizik bir aitlik, bir duygu, bir koku– tümüyle seni bırakıp gitti mi, bunu, ölümcül bir sorunun cevabını öğrenmek istiyorum."
spatz spatz
"sen benden daha iyilerine layıksın" cümlesini kuran kız ya da erkek kişisinin bir diğer favori cümlesidir. konuşma içinde örnek vermek gerekirse: "sen olsaydın yapmazdın biliyorum. ama ben böyle rezil, böyle aşagılık bir insanım işte. yapmak zorunda kaldım, hayır diyemedim. *sen benden daha iyilerine layıksın"
illuyanka illuyanka
----------------- spoiler -----------------
bir solukta okunan kitap. ailesinden sevgi görememiş, baba figürünü oturtamamış selin'in onun her zaman yanında olan arkadaşı elfe'nin sevgilisi olan nevit'e aşık olmasını anlatıyor kitap. selin'in psikolojik durumu nedeniyle

nevit'e aşık olması, hatta ona yakınlık gösteren herhangi birine kuvvetle muhtemeldi. elfe'nin bundan hiç haberinin olmayışı ve selin ile nevit'in yasak bir ilişki sürdürmeleri, elfe'nin nevit'le evlenmesi...

bence burada en suçlu nevit, hem elfe'nin naifliğinden hem de selin'in ruhsal problemlerinden faydalandı. romanın adını veren vurucu cümle sen olsaydın yapmazdın biliyorumsa bu selin-nevit ilişkisinin bencilliğinin adeta tezahürüdür.

boş bir zamanda başlanıp, bir solukta bitirlmesi gereken kitap. okumayan çok şey kaybetmez belki ama okuyan hayata dair bir şeyler bulabilir.
----------------- spoiler -----------------
flamingo flamingo
geride kalan kişinin,bencilliğin ve acı gerçeklerin en güzel anlatıldığı kitap.


"sen olsaydın yapmazdın, biliyorum. ama herkes senin gibi her zaman sahici olanı, yaşamını küçük mutluluklarla dolduracak, ölümün görüntülerinden kendini uzaklaştıracak, sonradan yürekte yerleşip kalan o saplanmaları duymayacağı bir yaşamı önceden kurgulayamıyor. belki bir gün, suskunlukların, tutsak edilmiş düşlerin kişiyi nasıl böyle dönülmez sınırlara sürüklediğini anlarsın."