sen türbanlısın sana burs yok

dumrul dumrul
çağdaş yaşamı destekleme derneği yapmış diyorlar. bunu da devlete ait kredi ve yurtlar kurumunun keyfi tutumu ile kıyaslıyoruz. ikisi aynı şey çünkü.

mesela neden vakıflarla vakıfları, derneklerle dernekleri kıyaslamıyoruz? neden süleymancılara ait dernek ve vakıflarda olanlarla kıyaslamıyoruz? neden ensar vakfı ile kıyaslamıyoruz?

hepimizin vergisiyle var olan devletin tavırlarını da kendi içinde kıyaslayalım.

işin ilginç tarafı burada 28 şubat dönemine dair hesap sorulan insanlar ortalama 20 yaşında. 28 şubat ise 22 sene önce yaşandı. kime neyin faturası kesilmeye çalışılıyor? yok illa mağduriyet yarıştırılacaksa buyrun başlayın o günlerde belli bir yaşın üzerinde olanlar kendi mağduriyetlerini anlatsın biz kendimizinkini anlatalım. hani seviyoruz ya böyle şeyleri... kim neye ne kadar ses çıkarmış, bunun karşılığında ne bedel ödemiş onları konuşalım.

ulucanlar, 19 aralık, ümraniye katliamları sırasında kim ne ses çıkarmış onu konuşalım mesela... sivas'ı, gazi'yi konuşalım, gözaltında kaybedilen 3.000 kişiyi ve bunların arasında bir tane bile islamcı olmamasını konuşalım. islamcıların bu olaylar karşısındaki tavırlarını konuşalım.
7
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
kılık kıyafet yönetmelikleri diye bir şey vardı, uysalardı? üniversite dediğimiz kurum, kimsenin kişisel yaşam alanı veya dini inancıydı, siyasi görüşüydü cartı curtu gibi şeyleri millete empoze mekanı değildir. ya yazılı sözlü ortak yaşam kurallarına uyacaksınız, ya da toplumdan siktir olup gideceksiniz.

yoksa değil bursu, ayağınızdaki donu da alırlar, hak edene, adam gibi ders çalışana işi öğrenenine verirler. olması gereken bu. yoksa o bursu verince papaz eriğini imam eriğine çeviriyorsunuz, 17 yıldır görüyoruz ne yaptığınızı.