sendika

1 /
lyrics lyrics
işçilerin,kendi hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek üzere oluşturdukları,örgütlendikleri sınıfsal ve toplumsal örgütlere verilen ad.
azwepsa azwepsa
bu işin içinde bulunmuş, adı sanı bilinmiş kişilerin tecrübelerine dayanarak söyleyebilirim ki muhteşem bir şeydir. çok güzel bir iştir. deli para vardır bu işte.

öncelikle işçileri üye yaparsınız kendinize. tarihte promosyon kampanyalarında mafyanın da kullanılmışlığı vardır. lakin mafya multi fonksiyoneldir. gerektiğinde sendika dağıtmaya da yarar. her birinden aidat alırsınız. işçilerin arasına bir temsilci atarsınız. oradaki işçilerden biridir bu adam. artık onun çalışmasına gerek kalmamıştır. gider oralarda takılır.

işçinin mesai sürelerinin uzatılmamasını, fazla mesailerin ödenmesini, yemeklerin güzel çıkmasını, izinlerin kitabına göre verilmesini tembihlersiniz patronlara. birini işten çıkardıklarında olayı incelersiniz. usulsüz atıldıysa adam avukat tutup dava açarsınız. bunu dışında sürekli 12 maaş + 10 ikramiye de bikbiklenirsiniz. tarihte bunu alanlar mevcuttur.

bu arada aidatlar akar akar akar...

olur da bi anlaşmazlık olursa. patron "eeeeh yeter lan bik bik bik!" diye çıkışırsa ya da harbi bi mallık yapıyorsa greve çağırırsınız işçileri. işin bu safhası için seçtiğiniz sendika temsilcilerinin iri kıyım adamlar olmasında fayda vardır. zira hemen her grevde greve katılmak istemeyenler olur.

patronlarla uzlaşma sağlamak için tüm işçileri temsilen siz görüşürsünüz. her bir işçiyle tek tek muhattap olmak ve anlaşmak ciddi bir zaman kaybıdır. işçileri temsilen siz gidersiniz konuşursunuz. çok göze batmayan işlerde alternatif ikna yöntemleri kullanılır patronlar tarafından. eğer siz böyle bir duruma hazırlıklı ve meyilliyseniz sendika kasasına epey bi para daha girer. orta yollu bir uzlaşı ile grevi bitirirsiniz. olmadı, daha öncede bahsettiğim gibi mafya multifonksiyonel bir araçtır. sendikacılık kariyerinizi bitirebilir.

para akmaya devam eder...

kimi sendikalar bazı yerlerde zorla adam kaydederler sendikaya. kimi zaman bunu sahte belgelerle yaparlar. öyle ki bi bakmışınız sendikayı iş yerinde istemeyen işletme müdürü dahi sendikalı oluvermiş... ayrıca aidat ödeyecek yeni adam bulmak için, adam dövmek, yol kesmek, tehdit etmek gibi şeyler de yapılabiliyor. en kötü ihtimalle bu işleri sizin adınıza yapan temsilcinizi bunlardan sorumlu ilan eder, bu olanlar konusunda da bir bilginizin olmadığını söyler sıvışırsınız. zaten bu işin asıl kaymağı merkezindedir.

lakin siz böyle çakallık edersiniz de patron kısmı enayi mi? onların da çok çakal taktikleri vardır. ama en güzeli konuşup anlaşmaktır. insanlar konuşa konuşa, değil mi canıııım.

paralar kasaya akmaya devam eder...

sendika güzel iştir. metropolün göbeğine kocaman bina yaparsınız. çok şekilli janjanlı olur. içini süper mobilyalarla döşersiniz. içeri girince içiniz açılır. altınıza şöförlü makam aracı çekersiniz. heybeti başbakanı bile ezer icabında. kendinize bi maaş verirsiniz. sikindirik işçi maaşına benzemez.

***

bir hak tırmalaya tırmalaya, onun için dişini tırnağına takarak mücadele ederek kazanılınca düzgün kullanılır. siz olur da "al bunu takıl sen." diye bir hak verirseniz ahali bunun ne olduğunu anlayana kadar çakallar suistimal etmenin yolunu bulur.
berrak berrak
t.c. anayasası'nın 14. maddesindeki yasaklara aykırı hareket edemezler ve yönetim ve işleyişleri yine anayasada belirlenen cumhuriyetin niteliklerine, demokratik esaslara aykırı olamaz.

amaçları dışında faaliyette bulunamazlar. siyasi partilerin ad, amblemi rumuz veya işaretlerini kullanmaları yasaktır.
löpürgül löpürcan löpürgül löpürcan
2821 sayılı sendikalar kanununda "işçi sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından kurulur.

i̇şveren sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve türkiye çapında faaliyette bulunmak amacı ile bu işkolundaki işverenler tarafından kurulur. kamu işveren sendikalarının, aynı işkolundaki kamu işverenleri
tarafından kurulması ve aynı işkolunda faaliyette bulunması şartı aranmaz.

bir işkolunda birden fazla sendika kurulabilir. meslek veya işyeri esasına göre işçi sendikası kurulamaz." şeklinde tanımlanmış ve açıklanmış bulunan demoktratik toplum oluşumlarındandır.

türkiyede iş yeri esasına göre sendika kurmak yasaktır. iş kolu esastır. ancak metal iş kolunda çalışan bir yemekhane işçisi de gıda iş kolunda değil metal iş kolunda kurulu bir sendikaya üye olabilcektir. zira asıl işe yardımcı işlerde çalışanlar asıl işin dahil olduğu iş kolunda kurulu bulunan sendikaya üye olabilirler.
eristhabella eristhabella
+eee onlara 300yl de bana niye 100 ytl

-onlar sendikalı

+ama bende harranlıyım.

-dee siktir git lan

+demek patron sendikalı hemşerisine torpil geçiyo.pezevenk!
azwepsa azwepsa
düzce organize sanayi bölgesinde sendika üyesi oldukları için işten çıkarılan 40 küsür işçi 144 gündür fabrikanın önünde eylem yapıyor. sendika da bugün erzak paketi dağıtmış...

işte bu derece faydalı ve etkin kurumlardır sendika. çalışanların, üyelerinin haklarını çok güzel korur. bravo!
felix ziem felix ziem
anlatımı, tanıtımı, idealist genç insanları etkileme gücü ve özellikle tarihi gelişimi insanın gözünü yaşartacak seviyede dolu dolu olan, teorik ve fiili gücünü üyesinin özverisinden, kanından, canından alan, belkide tüm insanlık tarihinin en güçlü sivil toplum yapılarına verilen ortak isimdir(di). halen de aynı adla anılmakatadır. ama koruma gücü, samimiyeti tartışmalıdır.

hatta bugün için varlık nedenleri dahi tartışmalıdır. acaba sendikalar, kendi üyesi belli bir zümrenin hak ve çıkarlarını mı koruyacaklardır? yoksa kendi üyelerinin yanı sıra, güçleri oranında, çalışma hayatı ve barışı ile ilgili olarak diğerlerinin hak ve çıkarlarını da mı gözetmeye çalışacaklardır? yoksa sendikal bürokrasi yaratarak, kendi bünyesinde ve dar anlamda çalışanlarının geçimine mi aracılık edeceklerdir? ve evet yoksa, tüm her şey, toplanan aidatlar, birikimler profesyonel sendikacıların emrinde, asıl amacından uzaklaşıp otele, binaya, arsaya mı dönüşecektir?

bu sorulara verilecek samimi yanıtlar, sendikal çizginin ne olduğunu saydam bir şekilde ortaya çıkaracaktır. elbette hiç bir şey için geç değildir. ama görünen köy de maalesef ortada.
kambur gölgem kambur gölgem
kayseride bir fabrika patronunun cuma namazına caminin mescitine vaaz vermesi için çağırdığı imama göre; üye olmanın "caiz" olmadığı, işçi örgütleri.
tardis tardis
tanımlamalar dahilinde türkiye'de yanlış işleyen; bozuk, zararlı, kan kaybı yaşayan ve saf değiştiren oluşum.
kocaeli'den bir fabrika işçisi şöyle aktarmıştı bize: sendika yöneticilerine etraflarındaki korumalardan dolayı yaklaşamıyoruz. ne zaman bir tis(toplu iş sözleşmesi) imzalansa yöneticilerin altlarına son model arabalar çekiliyor.
yine kocaeli'de bir fabrika(dünya çapında tanınmış bir marka) işe alımlarda cv ekleri arasında sendikaya üye olmadığna dair belge istiyor. işin ilginç yanı ise bu belgeyi sendika veriyor.
iş hukuku her ne kadar işçiyi koruduğunu savunsada toplu hareketlerde işçinin yolunu kapatabiliyor. sendikaların örgütlenmesi çok zorlaştırılıyor. işyerindeki işçilerin yüzde ellisinden fazlasının ve o iş kolundaki sendika üyelerinin yüzde onuna sahip olması gerekmekte. bunlar sayesinde yetkili olunuluyor. bu yetki süreci uzun sürmekle birlikte, işverenin yetkiye itirazı doğrultusunda süreç en başa dönerek yeniden yetkiyi alma prosedürü başlatılıyor.
sendikaya üye olan işçilerin işten atılması veya hırpalanması, mahkemenin bu tarz olaylarda işvereni haklı görmesi, kanundaki pozitif sendika özgürlüğünün işlemediğinin göstergesi.
sendikaların kişisel çıkarlardan, politik sebeplerden ötürü bölünmeler yaşaması güçlerini azaltmaktadır. burada tabi işverenlerin teşvikleri ve sarı sendikacılık da önemli etken.
her zaman savunmuşumdur. bir işçi partisi ideoliden çok çıkarlara, yani işçilerin sorunları üzerine yoğunlaşmalıdır. benim bile anlamakta güçlük çektiğim ideolojik söylemler üzerine yoğunlaşan bir işçi partisinden işçilerin kaçı, ne anlar.. darbe ve işkencelerden gözü korkutulmuş mavi yakalıya ideoliden bahsedersen kaçışır durur.
konfederasyonlar yeniden yapılanmadıkça ve ideolijiyi bir kenra bırakıp sadece işçiler adına girişimlerde bulunmadıkları sürece türkiye'de hiç bir zaman sendikalar işverenler ve kanun karşısında güçlü olamaz ve elbetteki işçi sınıfının refahı arttırılamaz.
1 /