seni seven birine başkasını anlatmak

ürkek ürkek
karşı taraf için oldukça kırıcı eylem olmalı. duygusal konularda pek iyi değilim açıkçası, her şeyi arkadaşlık konumuna çekebileceğim savunma mekanizması geliştirmişim istemsizce. anlamamazlıktan gelecek kaypaklığa bürünmüyorum, cidden anlamıyorum. karşı tarafın duygusal yaklaşımını fark edemiyorum çoğu zaman. fark ettiğim zaman, yapmam gereken neyse onu yapar sürüncede bekletmem.

sorun; fark edilmeyen durumlar karşısında, istemsizce birilerinin duygularını incitiyor olmak.

düşünsene canım ciğerim dediğin arkadaşının sana karşı duyguları var ama sen her şeyini ona anlatıyorsun. yeri geliyor uzun zamandan sonra hissettiğin heyecanı yeri geliyor kalp kırıklığını...burada duyguları olanın mı yoksa arkadaş olarak gördüğü insanın mı hatası var? duyguları olan fark edilmeyi beklemek yerine, içinde yaşadığı duyguları dile getirip sonucuyla yüzleşmeye cesaret etse daha iyi olmaz mı? neden seçilmeyi beklemek yerine seçme hakkını elde etmiyor. kafamda bir milyon soru var...

böyle bir durumu sonradan fark etmek/öğrenmek gerçekten üzücü. her şekilde arkadaşlığın zedeleniyor. incitmemek için uzak duruyorsun, sohbetlerin derinleşmiyor bla bla

"kırmadan birine nasıl sevmediğini söylersin" bunun üzerine yoğunlaşıyorum. çok zor...hangi cümleleri kurarsan kur kırmamak mümkün değil sanırım. sonuç olarak olumsuz cümleler bir anda duyguları yok etmeyecek. istenmemeyi, sevilmemeyi hazmedeceği bir evre yaşayacak.

bilemiyorum zor, bu tarz şeyler insanı üzüyor. kendi heyecanlarından bahsederken aslında karşı tarafı ne kadar çok kırmışsın. sağlık olsun
1
di mi ama di mi ama
birinin ne hissettirdiği anlamak, çevreyle ilişkileri düzenleyebilmek biraz yetenek ve
tecrübe işidir. bilinçli ya da bilmeden yapılanı arasında fark olan olay.