septisizm

1 /
anosias anosias
felsefe tarihine bakıldığında,başlatanların sofistler olduğu görülen felsefik öğreti, kuşkuculuk. dogmatizmin aksine herkes için mutlak doğru bilginin olmadığını, doğru bilginin kişiden kişiye değiştiği iddiasını savunurlar.
charlienin dorduncu melegi charlienin dorduncu melegi
descartes tarafından doğru bilgiye ulaşmak için bir yöntem, bir araç olarak kullanılan düşünce akımı. septisizmde sofistlerin düşünceleri sistemleştirilmiştir. buna göre nesnelerin gerçek yapısı kavranamaz. septikler, " bilgi, kişiden kişiye değiştiği için doğru bilgiye ulaşmak imkansızdır, bu yüzden de her şeyden şüphe edilmelidir." fikrini benimsemişlerdir.
yesilcuppelipenguen yesilcuppelipenguen
kuşkuculuk. hiçbir şeyin gerçekten bilinemeyeceğini savunan felsefe okulu.

modern dünyanın en baba şüphecilerinden cioran amca şöyle buyurmuş burukluk'ta:

kendimiz hakkındaki şüphelerimiz olmasa, kuşkuculuğumuz hükümsüzleşir, genelgeçer endişe, felsefi doktrin olurdu.

böyle buyurmuş cioran amca. doğru da demiş...
magnetic resonance magnetic resonance
yanlısı olduğum şüphecilik akımı.bu akıma tabi olan kişi günlük hayatında bi çok beladan vs. kurtulurken;artık kimseyede güvenemez olur.herkesten,herşeyden bi komplo teorisi üretir olmuştur.
birben birben
her tür bilgiye şüpheyle bakan, asıl nedenlerini, etkilerini, kesinliklerini inceleyen felsefi görüştür. aklın kesin bilgi elde edemeyeceğini, etse bile sürekli şüphe içinde kalınacağını, mutlaka ulaşmanın mümkün olmadığını savunur.

ilk septik düşünür protagorastır. protagoras, her şeyin ölçüsü insandır. her şey bana nasıl görünürse benim için öyledir. üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. her şey için birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir" diyerek her insanın kendine göre düşüncesi olacağını belitmiştir. (`göreli şüphecilik)

diğer şüpheci filozoflar için;

(bkz: pyrrhon) (bkz: descartes)

edit: ilgili başlıkta hiç adından bahsedilmemiş ismi de kendiyle başı belada'nın hatırlatmasıyla eklemiş olayım. unutmak olmaz. (bkz: parmenides)
yazıyorum öyleyse boşum yazıyorum öyleyse boşum
septisizm = kuşkuculuk
nesnel, genel-geçer bilginin varlığından şüphe duyulması. kurucusu pyrrhon' dur. bu akıma kurucusunun adından dolayı pironizm adı da verilmiştir. septisizm; epistemolojik ve metodolojik septisizm olarak 2 ye ayrılmıştır.

epistemolojik septisizm: insan duyulara dayalı bilginin yanıltıcılığı nedeniyle varlık hakkında doğru bilgiye ulaşamaz. bilgiye duyular ya da akıl yoluyla ulaşulabileceğini söylüyor.

metodolojik ( yöntemsel ) septisizm: kesin bilgiye ulaşmak için kuşkuyu bir araç olarak kullanır.
'insan tek bir şeyden şüphe edemez, şüphe etmekte olduğundan. '
mayhoş mayhoş
descartes'ın da içinde bulunduğu sofistler grubu tarafından savunulan düşünce. kuşkuculuk temel noktadır. bu bakımdan araştıran, farklı görüşler ortaya koyabilecek insanlara sahip olabilecek düşüncedir. realist açıdan da en mantıklısıdır. bunun tek nedeni; doğru bilgi yoktur, bize göre doğru vardır.
red dragon red dragon
"kuşkuculuk" veya "şüphecilik" kelimelerinin doğru ifade edebildiğinden emin olmadığım felsefi akım. kafayı kırmak, akıl hastası olmak gibi durumlarla özdeşleştirilmeye çalışılması ise tam bir talihsizlik.

kime göre neye göre nin vücut bulmuş hali olabilir belki. sıcak mı hava? işte bunu bilemem, sadece öyle olduğunu hissedebilirim. daha fazlası değil. bundan emin olamam. insanların nasıl emin olabildiklerini sorgularım ama. kendimi en başta. gel gelelim bu demek değildir ki; şunu paylaşmam.

septisizm; her tür bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini, etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi sürekli ve tam bir şüphe içinde kalınacağını, mutlak olana ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi görüştür. septisizm felsefe tarihi açısından çok önemli bir yere sahiptir; zira felsefe tarihi boyunca yerleşik kanılar ve inançları sarsmış, felsefe, bilim ve özellikle din konusunda birçok anlayışın değişmesine ortam hazırlamıştır

thales ten beri ortaya atılan felsefi açıklamalarının çokluğu ve çeşitliliği doğal olarak eleştiriyi ve şüpheyi gerektirmiştir. antik çağ yunan bilgiciliğinin kurucusu protagoras tarihte ilk şüphelenen, şüpheci (septisist) düşünürdür. protagoras;her şeyin ölçüsü insandır. her şey bana nasıl görünürse benim için öyledir. üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. her şey için birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir; diyerek tümel (külli) bir hakikatin var olmadığını, her insanın kendine ait kanaat ve düşünceleri olabileceğini belirtmiştir. buna göre protagoras ın şüpheciliği göreli şüphecilik olarak tanımlanır. bilgi sorununu sistematik olarak inceleyen ilk şüpheci filozof ise pyrrhon'dur. pyrrhon ile birlikte şüphecilik görüşü okullaşmıştır.

not: lütfen şüphe ve kuşku kelimeleriyle sığlaştırmadan okuyunuz.
azwepsa azwepsa
bir arkadaşım kız arkadaşıyla muhabbet ederken kız buna enteresan bulduğu bir iki tarihi olay falan anlatır. arkadaş kuşkulanır ve "dur ben bi araştırayım" der. kulağı kızdayken eli de laplopa gider ve kurcalamaya başlar. kız hararetle anlatırken bir anda sözünü keser: "bebişim dur, bak o iş öyle değil. wiki'den baktım o olay rivayet diyor. falan yere baktım o öyle demiş, bu böyle yapmış. bıdı bıdı bıdı... özetle anlattığın şey yanlış."

bunun üzerine kız öldürücü bakışlarla baktıktan sonra "sen benim her söylediğimi google'a mı yazıyorsun? sen bana hiç güvenmiyor musun? bik bik bik bik...." zavallı arkadaşım... şüphecilik onu yaktı. bari siz kendi şüpheciliğinizi kontrol altında tutun. ben de! ben de tabi!
1 /