şerefsizlik

sureya sureya
temsil misal;
bir üniversitenin mezuniyet töreninde okul birincisi olmuş oğlunun mezuniyet törenine "başörtüsünden" dolayı o anneyi almamak bir şerefsizliktir.o anneyi ağlatmak öküzlüğün bitirme tezidir!
abartmatozu abartmatozu
dünyadaki en büyük iki şerefsizlik;
birincisi, fakir birinin evlenip kadının hayatını yakması.
ikincisi, fakir birinin çocuk yapıp çocuğun hayatını karartması
parislicuci parislicuci
bugün sözlüğe bi girdim girmez olaydım 104 bildirim var pezevengin biri 99 giriye eksi oy vermiş.
ulan hiçbirinimi beğenmedin hadi onu geçtim 99 giriye tek tek bakıp nasıl eksi oy verdin.
kuldan utanmıyon allahtan utan vicdansız.
(bkz: tam olarak bu)
sadi sadi
şeref:
başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değerdir.
onurdur...
şeref:
erdem sahibi olmaktır...
şeref:
gözü pekliktir.
yetenekle kazanılmış iyi şöhrettir...
şeref:
büyüklük,
ululuk,
kimine göre "üstünlük" anlamına gelen erkek adıdır...
- kulağa üflenir...
bu konuda:
kimi, "şerefsizim ki" der.
kimi de kendinden emin:
- şerefe dostlar..."
kimi
"kaybolduğunda bulunamayandır"
kimi
kaybetmemek zorunda olduğumuz "şey"dir der.
- aslında başı dik tutmaya yarar...
kimi
parayla alındığına inanır
kimi
almaya kalkışır...
kimine dar
kimine bol gelir.
- bu yüzden...
güncellersek:
köşeye sıkışanların medet umduğu sözdür ve ikiye ayrılır:
"şeref"
ve
"şerefsiz" olarak...
kimi
"şerefsizsiniz" der
kimi
- "şeref siz misiniz?" diye sorar...
değerli dostum shakespere de der ki:
"iktidar dalkavukluktan hazmetmeye başladığı zaman,
şeref daima ayaklar altında ezilmiştir."
- "şeref"i bu hallere getirenler utansın...
not:
şarkısı vardır:
"şeref ekmek bulamazken, şerefsiz bulur"
sadi özbay

aspie aspie
şerefsizlik deyince aklıma hep bir olay geliyor. bir arkadaşım babasını yan komşuları olan kadın ile çok af edersiniz ama, baya uygunsuz bir durumda yakalamıştı. çocuk şoka girmişti saatlerce çıkamamıştı kaldırıma oturup. babası ise o halde yakalanan her insanın diyeceği laf olan "dur oğlum açıklayabilirim!" demekten öteye gidememiş. o halde o durumda neyi açıklayacaksa.. işin kötüsü kadının evli olması, ailecek her hafta sonu mangal falan yapacak kadar samimi olmaları, kadının arkadaşımın annesi ile, eşinin de arkadaşımın babası ile kardeş gibi olmasıydı. arkadaşım da onların oğulları ile kardeş gibi büyümüştü. herkes de bu ikisini çok benzetirdi ve uzunca bir süre bunun travmasından çıkamayan arkadaşım, o çocuğun kardeşi olabileceğinden şüphelenmişti. işin daha da kötüsü o sıra arkadaşımın dedesi hastanede yatıyordu. annesi başucunda refakatçi kalıyordu. ve bu komşu kadın akşamları arkadaşımın annesinin yanına gidip refakat ederken kendisine eşlik edip sabaha kadar onunla bekliyordu. düşünün manzaranın ve durumun iğrençliğini. yani kısacası arkadaşımın babası mı komşusuna şerefsizlik yaptı ya da kadın mı arkadaşımın annesine şerefsizlik yaptı, hangisi hangisine yanlış yaptı o kısım karışık ama şerefsizlik böyle bir şey olmalı diye düşünüyorum ve ne zaman bu kelimeyi duysam aklıma bu olay geliyor.
dipçe: arkadaşımla görüşmüyoruz şu an bir kaç senedir. ama bildiğim bir şey var, o günden sonra bir daha asla normal bir ilişki kuramadı kimse ile. ne erkek arkadaşları ne de sevgilileri ile ilişkileri normal olabildi. arkadaşlarına hep güvensizlik içinde yaklaştı. sevgililerine ise aldatılma korkusu ile cehennem azabı yaşatıyor ve çıldırabiliyor güvensizlikten. o melek gibi çocuk gidip yerine başka biri gelmiş diye duydum. bir sevgilisini dövmekten polise ifade mi ne vermiş bir keresinde. bir daha toparlanamamış duyduklarıma bakılırsa. yazık.