sergio leone

unruly unruly
italyan yönetmen (1944 - 1990 roma) sinemada yalın bir görselliğin, estesizmin, sağlam kurguların temsilcisi oldu. ailesi de sinemacıydı, sinemacı doğdu ve 1989da öldüğünde yine bir film çekme arifesindeydi. bu demek değil ki çok film çekti, tam tersi film sayısı sadece altıda kaldı.

beşinci filminin arifesinde hem de bir önceki işi sanatının tepesi alınmışken, hırsını isteğini yitirdi. sinemanın içinde kalsa da film çekmedi.
belli birtakım arkadaşları çalışma grubu vardı onlar da başta çılgın soundtracklerin yaratıcısı ennio morricone, ve senarist sergio donati olmak üzere unutulmaz filmlerindeki başarıda önemli yere sahiptiler.

kimi zaman onlarca saniye süren closeuplara, detaylı karakter betimlemelerine, kusursuz plota/diyaloglarına önem verdi. kendisi bu tanımı sevmese de spaghetti western turunun en önemli temsilcisi oldu. zapata western kabul edilebilecek a fistful of dynamites dışında tek non-western filmi once upon a time in america oldu.

(dollars triolgy)
1964 a fistful of dollars
1965 for a few dollars more
1966 the good the bad and the ugly

(once upon a time triology)
1968 once upon a time in the west
1971 a fistful of dynamite
1984 once upon a time in america
unruly unruly
altı tane az ama öz film çekti. olay anlatımında karakterlere eşit mesafede, kendine has bir yaklaşımı vardı. hep gri renkte oldu.
evet yönetmenlerin renkleri olur kusturica turuncu tarantino sarı kandemir konduk bok rengi ve leone gridir. öyle ki önün filmindeki aynı karakter için farklı insanlar iyi, kötü, aptal veya erdemli diyebilirlerdi. çok sıkı bir olay örgüsü, titizlikle oya gibi işlenmiş hikayeler vardı ama çoğu zaman kişilerin anlatımı baskın oldu.

görsel açıdan bir leone filmi en basit biçimde bakarsak, birbiri ardına sıralanmış muazzam karelerin, jpeglerin toplami gibidir -o açıdan bir leone filmi divxi çok iyi sıkıştırabilir. once upon a time in the west bu görsel estesizmin doruğu olarak kabul edilirken, filmin çekimleri tamamlandığında leone memnuniyetsiz ve bir şeylerin eksik olduğunu düşüncesiyle son derece moralsız, "olmuyor, olmuyorr, olmuyorrr!!" havasında idi.

hep mükemmeliyetçi bir yönetmen oldu, asla memnun değildi sette sadist, dışarda arkadaş canlısı insandı. oyunculardan çok şey ister onları kiminde canlarından bezdirirdi. eastwood ile asla iyi anlaşamadı, hatta en popüler filmi olan iyi kötü çirkin'de onu oynatmak istemedi, ama triolojinin önceki iki filminin başarısını esas alan yapımcı şirketin ısrarı ile buna razı oldu. sonunda ne oldu, filmde eli wallach ve lee van chief'in oyunculuğu yanında ezilen, iki büklüm olan bir eastwood izledik.

büyük yönetmen kurasowa'yı örnek belledi, hatta ilk eseri a fistful of dollars kurasowa'nın yojimbo sunun nerdeyse birebir kopyaşıdır. ki sonraları başına dava örülmesine de neden oldu. ilk iki filmi çok kısıtlı imkanlarla çekilmelerine rağmen yine de çok sağlamdırlar ama sonraki dört filmini birbirinden ayırmak çok zordur. bunlardan az bilinen dinamit bile fena halde sıkı bir filmdir.
karda iz süren karda iz süren
aşk acısı çekenlerin, sergio leone filmlerini izleyerek kendilerine gelebileceklerini hissediyorum. onun filmlerinde ki o muhteşem yalnızlık hissi ve o yalnızlığın paha biçilemez olması. işte bu duygu kırık kalplere sanatsal su serpmenin en iyi yoludur.