servet çetin

1 /
night blue night blue
23 kasım 2005 tarihli fener-milan karşılaşmasında tabir yerindeyse maçın anasını seven , ayrıca topçuluğun saç uzatıp sakal bırakmakla halledileceğini zanneden fenerli futbolcu. sayıylamı veriyolar lan sizi?? allah'ım sen şu fakir kuluna sabır ihsan eyle..

(bkz: amin)
rockbase rockbase
vaktiyle fenerbahçe'ye transfer olurken galatasaray'da transfer etmek istiyordu bu adamı,allah esirgemiş harbiden,galatasaray taraftarlarının bu yüzden kurban kesmeleri ya da şükür namazı kılmaları gerekir,bir de mahalle kahvesinde ahkam kesen dayıların yorumuna göre; hörgüçsüz deve
bearyn bearyn
a milli takımda oynamasında naparsa yapsın dedirten futbolcudur. birde fenerbahçenin avrupa maçlarında oynamasın tabi. bir galatasaraylı olarak bir türk takımımın 4-5 yemesine sevinemem acıkcası.
twinkle twinkle
sivasspor'a transferi mateja kezman'ın transferi ile beraber galatasaray taraftarını yaz döneminde en çok üzen iki olaydan birisi olmuştur. geri dön servet.
finch finch
(bkz: serseri mayın)

evet, serseri mayın karakteristiğinde bir futbolcudur. çünkü başka türlü bir insanın 80. dakika oyuna girip, kalan 10 dakika içerisinde ya bir gola sebebiyet vermesi ya da (en azından) kırmızı kart görmesi mümkün değildir. kanaatimce fenerbahçe'nin 100. yılında yapmış olduğu en iyi hamlelerdendir sivasspor'a satmış olması.

ayrıca kendisinin geriye doğru çok hızlı koştuğu söylenir sürekli, kesinlikle doğrudur; zaten bu özelliği de olmasa şimdiye kadar milyonlarca fenerbahçe taraftarı kendisini yakalayıp, şaftını kaydırmış olurdu.
shagrath shagrath
bakışları tam bir ığdırlı bakışıdır yani doğduğu yerin karakteristik özelliğini taşır, sinirlendiğinde sert ve dik dik bakar rakibe
jonpromie jonpromie
galatasaraya olan transfer haberlerini kesinlikle ve kesinlikle endişe ile takip ettiğim futbolcu. fenerbahçeye galatasaraydan daha fazla zarar vermiş futbolcu olarakta anılmaktadır aynı zamanda.

fenerde oynadığı zamanlarda çoğu fenerli eş dost akraba tarafından pek hoş sözlerle karşılanmayan, benimse fenerde oynadığını gördükçe sevindiğim fakat milli takımda görünce üzüldüğüm kazma+kalas karışımı defans oyuncularından biridir. diyelim savunma oyuncusunun harikulade bir top tekniğine sahip olması beklenmez önemli olan özellikler arasında adam kesme, hızlı ve atak olma, iyi pas yapma ve pozisyon gereği iç güdülerine dayanarak stratejik yer parselleme gibi özellikleri olması gerekir. fakat bu adam o kadar kötü savunma yapmasına rağmen, adam kaçırması, bariz ağır kalması, pozisyonlarda alakasız yerlerde durması vb. gibi özelliklerinde dolayı hala anlamam, aklım almaz fenerbahçe de nasıl bu kadar çok forma şansı bulduğunu. adam kaçırdığı için sanırım 2 defa kırmızı kart yemişti cl de.

milli takımdayken de az yüreğimizi ağzımıza getirmemiştir, bir kere ben bu adamı dengesiz futbol anlayışının temsilcisi olarak görürdüm. görürdüm diyorum çünkü fenerden ayrıldıktan sonra bir daha izleme fırsatı bulamadım. milli takıma seçilmiştir doğrudur fakat kaç maç oynamıştır milli takımda?

açıkçası yazımın başında da belirttiğim gibi galatasaraya olan transfer haberlerini kesinlikle ve kesinlikle endişe ile takip ettiğim futbolcu. galatasaraya alt yapı harici pişmeye yani tecrübe kazanmaya veyahut temel yeteneklerini geliştirmeye gelen futbolcular oynamamalıdır.
sirseri sirseri
24 mart 2007 yunanistan türkiye maçı nda orta saha civarında 20 metre koşarak yaptığı kafa vuruşuyla topu durduk yere taça atarak kendisine hayran bırakan zeka yoksunu defans oyuncusu.sanırım servet e talimat verilmiş kafa vur oğlum diye servet de bokunu çıkara çıkara yerine getiriyor talimatı.defans oyuncusu dediğin tehlikesiz bölgelerde(örneğin;orta saha) topu oyuna sokar,riskli bölgelerde ise garanti oynar topu taça atar ,kornere atar uzaklaştırır.ama servet tehlikesiz bölgede topu taça atıyor tehlikeli bölgede ise messi edasıyla sağdan atıp soldan geçmeye çalışıyor allah akıl dağıtırken servet neredeydi acaba diye merak ediyorum.
moonman08 moonman08
galatasaraya gelmesini dört gözle beklediğim futbolcudur. ta denizliden beri takibimiz altındadır. o zamanki tecrübesizliğine rağmen devasa fiziği ve hırsı ile takdirimizi kazanmış ve takımının uefa kupasında çeyrek finalin eşiğine gelmesinde büyük katkıları olmuştur. sonrası malum hikaye. fenerbahçeye transfer olarak futbol hayatını bitirenler arasına girecekken akıllanmış, kendini anadolunun ücra bir köşesine savurnuş. başkası olsa burun kıvırıp kapris yapacakken, o hırslanıp oyununu geliştirmiş ve milli takımın vazgeçilmezi olmuştıur. dünyanın en iyi forvetlerinden biri karşısında düştüğü durumlar hep hatırlanır da, iyi özellikleri hiç hatırlanmaz onun bu vefalı ülkede. ben bir ona yanarım işte.
1 /