seslendirme

yeşilçam yeşilçam
bir filme yeni bir ses kuşağının eklenmesi işlemidir. örneğin eskiden çekilen yeşilçam filmleri kamera'nın arkasında duran `suflör
`'ün sufle vermesi ile çekilirdi. sonra film stüdyoda yeniden seslendirilirdi. seslendirme, eski yıllarda genel olarak bu işi başarı ile yapabilen tiyatro sanatçıları tarafından yapılırdı. arzu edilirse filmin oyuncu kadrosunda ses ve diksiyonu düzgün olan ve seslendirme yapma yeteneği olan oyuncuda kendisini stüdyo'da seslendirebiliyordu. bugün hala birçok tv dizisi çekimler bittikten sonra seslendirme işlemine tabi tutulmaktadır. seslendirme yapabilmek için senkron tutturma diye tabir edilen hareketin doğru yapılıyor olması lazım.


(bkz: seslendirme org)
tanrim ben nerdeyim tanrim ben nerdeyim
bir sanattır. seslendirme duayenlerinden sungun babacan başarılı seslendirmenin sırrını şöyle anlatmış:

"stüdyoya girerim, otururum sadece elimde tekstim vardır, karşımda ekranda film vardır. elimden tekstimi bırakırım, uçarım, giderim konuştuğum adamın içine girerim ve “o” olurum film bitinceye kadar “o”yumdur. film bittikten sonra tekrar yerime döner, kulaklığımı çıkarır stüdyodan çıkarım. bence başarılı dublajın sırrı budur."

daha fazlası için (bkz: sungun babacan: susam sokağı'nı özlüyorum ekranların en ünlü seslerinden, seslendirme sanatçısı sungun babacan, rs fm'de "radyo sohbetleri" programına konuk oldu. babacan, kermit karakterin... sputniknews )
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
türk sineması için ferdi tayfur'la başlayan; saadettin erbil, abdurrahman palay, zafer önen, adalet cimcoz, jeyan mahfi tözüm, dinçer çekmez, ünal gürel, zafer ergin, engin şenkan, erhan yazıcıoğlu, timuçin caymaz'la devam eden, bugün de alper develioğlu, ziya kürküt ve daha pek çok kıymetli sanatçıyla bugünlere gelen kulaklara bayram sebebi olan sanat.