sevdalım hayat

kolbaşının kır atı kolbaşının kır atı
zülfü livaneli'nin neylersin albümünde yer almış şarkısı..

akasya kokan gecelerde
türküler söyleyip dolaşırdın sen
birer birer dökülen hecelerde
kendi yüreğinle yarışırdın sen

sağ olsun uçan kuşlar
çiçeğe durmuş ağaç
yaşasın sevdalılar
sevdalım hayat

karanlıktan güçlüydü hep aydınlık
uzakta parlayan sımsıcak ışık
şiir sana tutkun sen ona aşık
kendi yüreğinle yarışırdın sen

sağolsun uçan kuşlar
çiçeğe durmuş ağaç
yaşasın sevdalılar
sevdalım hayat

yaşam dalga dalga uzar giderdi
ölüm gözümüzde bir arpa boyu
çocuk gibi öper, okşar, severdim
yediğim ekmeği, içtiğim suyu

sağolsun uçan kuşlar
çiçeğe durmuş ağaç
yaşasın sevdalılar
sevdalım hayat
closer closer
zülfü livaneli'nin anılarından oluşan en son kitabı. anlatımı diğer kitaplarında olduğu gibi oldukça akıcı. kendine methiyelere yer vermiş olsa da genel olarak etkileyici bir kitap. özellikle zihninde yer etmiş çocukluk anıları ile siyasete atıldığı dönemleri anlattığı bölümler oldukça ilginç. kitap kısa bölümlerden oluşuyor ve her bölümün başında kendi şarkılarından dörtlülere yer vermiş. kitabı bitirdiğimde acaba aile hayatı yansıttığı kadar sorunsuz hatta neredeyse mükemmel mi yoksa bu şekilde mi anlatmayı tercih etti diye kendime sormadan edemedim.
aysigma aysigma
bir anılar denizi.........ankara'da uzak iklimlerin düşünü kuran gençlerin,kitap okuma merakından başlayıp hücrelere,dağlara ve ıssız avrupa başkentlerine uzanan bir macera bu..öncelikle benim ama bir anlamda hepimizin hayatına dair bir anlatı....kitabı okuyacak olan genç kuşakların bizimkinden daha mutlu bir türkiye'de yaşamalarını dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden.(arka kapak)..........oldukça samimi ve içten yazılmış,..okurken sanki ö.zülfü livaneli ile karşılıklı sohbet ediyormuş gibi bir atmosfer yakaladım,o sevdalısı hayatını anlattı,ben dinledim...dinlerken kah tebessüm ettim.....kah burkuldum.....ne çok şey sığdırmış sevdalısı hayatına!!.....bu çok yönlü,yaratıcı,çalışkan,kendine güvenen, işine inanan,hayata sımsıkı sarılan yazar manzarası karşısında şaşırmadan,bir kez daha saygı duymadan edemedim... ve özellikle genç arkadaşlarım bu kitap okunmalı derim.
hüzünden bozma mutluluk hüzünden bozma mutluluk
bir solukta okuduğum zülfü livanelikitabı,hayatı...
gözümde ve en önemlisi de yüreğimde her zaman ayrı, kocaman bir yeri olan zülfü livaneli sanki kitabın sayfalarını çevirdikçe daha da büyüdü, büyüdü...yüreğime sığmıyor artık.neyse ki onu kalplerine konuk edecek olan, sevdalısı hayat birçok insan var.
evci evci
livaneli üstadın harikulade ve bana göre en güzel ezgisidir. özellikle;

"kendi yüreğinle yarışırdın sen" mısraı ile biten ilk dörtlüğü harikuladedir. ben bu ezgiye, livaneli'nin "akasya kokan şarkısı" diyorum.
absinthe absinthe
zülfü livaneli' nin hayatını kaleme aldığı kitabı.
kitapta siyaset yıllarını anlatırken arada şöyle bir şey yazmış, bundan daha iyi bir tanım okumadım.

" türkiye' nin klasik politikacı tipi, günün yirmi dört saatinde parti merkezlerinde ve otel lobilerinde dolaşıp siyasi dedikodular üreten, dünyaya kapalı, anadolu ilişkileri kuvvetli, zaman zaman aşırı öfkelenip duygularını açığa vuran, romanla, şiirle, dünyada neler olup bittiğiyle, müzikle fazla ilgilenmeyen, ancak bir davete gittiği zaman kendisine uzatılan mikrofona söyleyebileceği 'yemen türküsü' ya da gençlik meyhanelerinden kalma bir iki alaturka şarkı mırıldanan ama yüreğinin derinliklerinde sanatla, kültürle uğraşmayı 'abesle iştigal' sayan, dünyayı bilmeyen, herhangi bir konudaki uluslararası terminolojiye yabancı, meclise girdiği ya da bakan olduğu zaman omuzlarını geriye atarak ağır ağır konuşan, kendisinden sürekli 'biz' diye söz eden, rastladığı insanlara büyük bir lütuf yapıyormuş gibi, 'nasılsın bakalım?' diye soran ve cevabını beklemeden yoluna devam eden, elini sıktığı insanların yüzüne bakmayan, devlet ihaleleri, şartnameler gibi konulardan iyi anlayan kişilerden oluşur. "
pandoranın kuruntusu pandoranın kuruntusu
livaneli'nin çocukluktan başlayarak sanat ve politika yaşamındaki anılarını anlattığı kitabı.
livaneli'nin kitabında biraz da kendini överek okuyucuya aktardığı anılarından ziyade hoşuma giden elia kazan'ın livaneli'ye söylediği şu sözler oldu: "sakın üzülme. beni dinle ve sakın üzülme! bunun yerine iyice kız, şöyle dolu dolu öfkelen ama üzülme. üzülürsen çürürsün. kızmak sağlıklıdır. ben hep öyle yaptım ve öfke beni ayakta tuttu."