sevgiliye göz göre göre yalan söylemek

1 /
yanavar yanavar
hayır bunu yapıyosunuz defalarca konuşmamıza rağmen sessiz kalsak yok yüze vursak yok bir de hala gelmiş seviyormuş gibi yapıyorsunuz uzak durunuz abiler ablalar aman ha sonra aptallık hissiniz yüzünden aynaya bakamazsınız.
ölü kadın ölü kadın
(bkz: göz göre göre bir yalana inanmak)

söyleyen zaten karakter denen olgudan nasibini almamış belli...

işte o noktada behzat ç. repliği kulaklarda çınlamaya başlar

'' şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var...
tüm çaresiz insanlar gibi...''

çetrefilli konular tabi... gerçekler yalanlar kadar tatlı değil... söylesinler bakalım.

yalanlardan yorulan insanın inancının bittiği yere kadar söylerler... sonrası yok.
k ı r ı n t ı k ı r ı n t ı
gözümüz sevgili mi görüyor yalan söyleyelim!
asdfghjkl.

***yalan, pis kaka kötü bir şeydir. kötülüklerin anası bacısıdır, üç beyazdan daha beterdir. söylemeyin, söylettirmeyin.***
yoskapila yoskapila
cinsiyetçilik yapıyorsun diyenler olacaktır fakat bu işi kadın kısmı çok güzel yapıyor. hatta yalana kendileri bile inanıyorlar.
dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
anliyorum, bazi yalanlar vardir. ihtiyactir. bazi durumlardan kacmak icin bu yalanlar soylenir. o anda aciklama yapmak istemeyen, karsisindakinden rahatsizlik duyan ve kacan kisiler "yoldayim, basim agriyor, isim var" gibi yalanlar uydurabilirler.

ama...

sevgili mustesnadir. sevgili denen kisiye bu yalanlar soylenmez. sevgili anlayisli olandir. birine sevgilim dedikten sonra o kisinin "bugun gorusmeyelim" demesi batmaz, sorgulanmaz, sadece iyi olup olmadigi sorulur ve rahat birakilir. sevgili de yalan soyleme ihtiyaci hissetmez.

bu guveni saglamadan, tanisildiginin ikinci gununde karsidaki kisiye "sevgilim" diyince ucuncu gun "cnm hstym" yalani atmak da elzem oluyor.

sevgili kelimesi oyle kolay cikmamali agizdan.
kararverilemeyennick kararverilemeyennick
lise yıllarımda çılgın bir ilişkim vardı, o kadar bıkmıştım ki boğuşmaktan kavga etmekten. zaten bir saat önce barıştığım sevgilimle tekrar küsmek istemiyordum, bir soru sormuştu ve cevap olarak duymasını istemeyeceği şeyi söylemek yerine yalan söyledim. sırf tekrar kavga edip yorulmamak için. 2 dakika sonra telefonu kapattım ve en yakın arkadaşıma sevgilime yalan söylediğimi, çaktırmamasını mesaj attım. sürpriiizzz, mesajı yanlışlıkla sevgilime atmıştım! saniyeler içinde aradı tabi, gerçekten o an nasıl beni buna mecbur edip beni bunalttığını anlatmış olmalıyım ki sustu.
bu 10 dakika içinde geçen atraksiyon uzun yıllar boyunca bu konudaki fikirlerimi oluşturdu.

yalan söylemeyin veya söyleyin diyemem, ama hayatınızdaki doğruları başkalarının belirlemesine izin vermeyin. neden yalan söylediğinizi, neden buna ihtiyaç hissettiğinizi, yalan söylerseniz ne olacağını, söylemezseniz ne olacağını sadece düşünün.
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
bunu yaptım, kolay oldu. sonra çok pişman oldum ve ortaya çıktı zaten. bir daha da yapmadım. kötü bi duygu. sadece sevgiliye yalan söylemek değil. lise- üniversite yıllarımda, pembe yalanların masumiyetine inanırdım, yaa ööf sorun çıkacağına söylersin bi yalan geçer nedir... karşındaki her doğru söylediğin sorun çıkarıyorsa, söyle bi yalan sen sağ ben selamet. sonuçta bu karşıdakinin sorunu diye düşünürdüm. 32 yaşındayım. genel olarak, insanlara yalan söyleme fikrinden artık hiç hoşlanmıyorum. başkasını kandırdığımı düşünmek, başkasını aptal yerine koyabilme hadsizliğine sahip olduğumu düşünmek beni kendimle ve inandığım bütün değerlerle çeliştiriyor. o zaman da iç huzuru denen bir şey varsa onu kaybediyorum. ha ço profesyonel yalan söylerim bu arada. çok net, sesim bile titremez. kimse fark etmez bile. ama sorun şu, bunu herkes yapabilir. başkasını kendi iradesi dışında ahmak yerine koymak fikri huzurumu kaçırıyor. sevmiyorum. hem böylesi daha iyi. kendini, karşıdakinin davranışına göre kodlamıyorsun, neysen o oluyorsun. güzel.
önceleri işe geç kalınca "vallahi çıktım da trafik işte" "tramvayın tekerleği patlamış" filan diyordum, artık onu da demiyorum "uyuyakalmışım" "çok yorgundum kalkamadım" filan diyorum. fark ettim ki işini düzgün yapınca kimse sorgulamıyor bizim şirkette, adeta doğruluk cennetindeyim.
1 /