sevilmemek

1 /
enterprise enterprise
sevilmiş gibi gösterilip de arkadan hançerlenmekten daha iyi bir durumdur. dünyanın binbir türlü hali vardır dostlar.daha beterleriyle karşılaşmayız umarım.
jassmine jassmine
hissedilendir. gerçekliğini ispat etmeye çalıştıkça canınız acır.

sevilmeme korkusu daha çocukluktan gelip oturmuşsa kişinin yüreğine, bir şekilde, ön planda olma isteği nedeniyle olmadık şeyler yapabilir. sevilmediğini hisseden çocuk ilginin sevgiyi doğuracağını varsayarak ebeveynlerinin dikkatini çekmeye çalışır. sevilmediğini hissettiği andan itibaren tüm hareketleri değişir. normalde çok sessiz sakin bir çocuk olarak tanınırken birden bire ele avuca sığmayan bir canavar kesilebilir. yapma kelimesi ona yapmalısın çünkü bunları yaptığında mecburen seninle ilgileniyorum olarak ulaşır. bu da hareketlerini durdurmak yerine arttırır. ama sonuç sevgiden çok nefreti ve bıkkınlığı doğurabilir. çocuk bunun farkında olmaz çoğu zaman. o ilginin bir şekilde mutlaka sevgiyi doğuracağı umuduyla beklemektedir.

edit:imla
roselife roselife
sevmeyi de engeller. sevgiyi hissetmenin dışında onu gösterebilmek öğrenilen bir durumdur. sevilmeyen insan kucaklaşmanın, bir insana sımsıkı sarılmanın, öpüşmenin anlamını bilemez. sevgiyle büyüyen, sonuna kadar hissettirilen insanların hayatta daha öz güven sahibi, daha duyarlı, daha merhametli, daha samimi oldukları kaçınılmaz bir gerçektir. her şey sevmekle başlar. sevelim ki sevilelim.
morumtrak morumtrak
sevgiden mahrum kalmak; hele ki bu sevgi sevdiğinizin sevgisiyle en büyük yoksulluktur.

tattınız mı hiç acısını
teninize değdi mi,
dudağınıza sürdünüz mü,
gözlerinizi yaktı, yaşları akıttı mı?

sevdiğince sevilmemek, sevdiğince acıtırmış
hiç bütün bedeninizle yandınız mı?
srkny srkny
en çok yaşayanların doğrucu davutlar olduğu durumdur.
her zaman doğruyu söyleyen insanlar önceleri tüm insanlar tarafından sevinir. ta ki ucu bu insanlara değene kadar.
doğrucu davut kardeşimiz zamanı geldiğinde bu arkadaşlar hakkındada gerçekleri söyledikleri zaman birden şerefsiz olur, gariban davut.
doğrucu davutluğu bırakmazsa bu gariban, ilerleyen zamanda sevilmeyen, istenmeyen insan olur.
suursuz suursuz
siz insanlara iyi davrandıkça, onların mutluluğu için çabaladıkça, onları karşılıksız sevdikçe, kendinizi olduğunuz gibi açtıkça karşılaşacağınız durum..

bir insanın hiç mi arkadaşı olmaz dedirtir insana.. acı verir en başta.. seni seviyorum diyen pek çok kişi çekip gitmiştir sizden, hayatınızdan, gelecek anılarınızdan.. ne bir sevgili, ne bir dost, ne bir baba.. hiçbiri de sizi sevmemiştir aslında.. sizi sevenler elbette vardır.. bir olmadı iki kişi.. bu yeter mi.. aslında çok fazla istememek lazım.. şu koskoca dünyada sizi bir tek kişinin sevmesi bile yetmelidir.. ama işte öyle bir yaratılmışız ki, insanoğlu.. hep fazlasını istiyor kerata..
dönem dönem sevildiğiniz olur belki.. ama hayatınızın büyük çoğunluğunda sevilmezsiniz.. neden? çünkü siz anlayışlısınızdır, isa gibi melek gibi bir şeysinizdir bazıları için.. ama gene de yetmez bu özelliğiniz.. eh onlar da insan.. hep daha fazlasını isterler..
sevilmemek acıtır, düşündürür, üzer, umutsuzluğa iter, yalnızlaştırır.. ne güven duyarsınız insanlara, ne de umutla bakarsınız geleceğe.. hepsi uzaklaşır sizden.. duygusuzlaşmaya başlarsınız.. gaddarlaşırsınız..
günlerce evden çıkmamak, kimselerle görüşmemek, saçma salak muhabbetlere girmek sizin için tek eğlence kaynağı olur.. birileriyle tanışmak, görüşmek istersiniz ama uygun bir arkadaş ortamı yoktur ki çıkıp dışarı bunları yapabilesiniz.. yoktur işte.. hiç mi diye soranlar hiç diye öfkeyle biraz da eziklikle cevap verirsiniz.. anlamazlar sizi.. çünkü onların hep arkadaşları, sevgilileri, onları seven kocaman bir aileleri vardır..
kararlar alırsınız gelcek için, daha ne kadar yaşayacağınızı bilmeden.. yalnız bir hayattır o hep.. asla yanınızda birileri varmış gibi düşünmezsiniz kendinizi.. hep yalnız olacağınızı hayal eder, gene üzülür, daha bir yıkılırsınız.. iyice umutsuzlaşır gelecek sizin için.. hayat daha bir zorlaşır, daha bir eziyet verici hale gelir..
sevilmemek sizi müziğe yönlendirir en çok da.. kendinize göre, ruh halinize göre, düşüncelerinize, kalbinize göre en güzel şarkıları bulur, dinler, müzikle birlikte yaşamaya başlarsınız.. yalnızlığınıza dost olan bir tek o vardır.. çünkü karşılıksızdır.. duyma yetinizi kaybetmedikçe sizi asla terketmeyecek gerçek bir dosttur müzik..

sevilmemek bütün bir hayatın umutsuz, yalnız ve hüzünlü olmasıdır..
argento argento
siz deli gibi severken farkına vardığınız anda adama çok pis koyandır. ihanetin bir başka versiyonudur , lakin kimse kimseyi sevmek zorunda değildir.

(bkz: yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı) *
1 /