seviştikten sonra namaz kılmam lazım diyen kadın

cümlelerin bekaretini alan yazar
kumarhaneden çıkmış ve evime gelmiştim. beynimde bıçak darbeleriyle kanayan bir sürü yara. düşünmek biraz da kanamak değil mi zaten? neyse, dermanım ise bu yaraları geçici olarak pıhtılaştıran iki oyuncak:
kumar ve kadın.

o sıra sosyal medyadan tanıştığım bir kadınla konuşuyorum. karanlık tarafımdaki karaltıları havanın berrak olduğu bir gece vakti görülen dolunay gibi açık seçik görmek için yanıma sokulmaya çalışan o kadınla.
veriyorum bu izni ve geliyor eve. görünüşünden dindar olduğu anlaşılan bir kadın. kısık bir sesle konuşuyor benimle, söyledikleri kelime değil de, sanki bir manası olmayan ve ıssız bir adada mahsur kalan insanın imdat bulmak için "heeeyyy" diye çığrışına benzer ve gittikçe zayıflar bir hal alan sesler bütünü. yüzünde eski neşesinin sadece külleri kalmış bu kadın büyük bir yanılgıyla beni görmek için elleri ve dudaklarını karınca antenleri gibi kullanıyor. zahirime takılıp batınımı görme emeli.. ne ahmaklık.
ve gaseyan anı. bütün büyünün bozulduğu o an. netice saniyesi.. bu saniyeden sonra hangi kadın çekiciliğini kaybetmez?
yanımda hareketsiz yatan da bu kaderden kurtulamazdı. bu esnada kulübesinden fırlayan köpek gibi aniden dogruldu ve namaz kaçıyor deyip banyo yaptıktan sonra namaza durdu.
anladım ki namaz onun için bir refleks, ruhundan bihaber. manasından mahrum. bilinçsizce yapılan bir kaç tatbikattan ibaret. yoksa bütün sırlar ondayken bendeki bu küçük sırrı ifşa gayretine düşer miydi hiç?
bu yüzden hiç bulamayacak o sırrı. ve aradığının ne olduğunu bilmediği için hep yanlış yerlerde aramak ve her seferinde tuzlu su içmiş gibi mahrumlugunu artırmak onun kaderiydi.
kendime mı üzülsem ona mı üzülsem bilemedim..
acarabi
normaldir.
sevişmelerini namaz saatlerine göre ayarlıyorsa fakat, cinsel biyolojik saatini nasıl denk getirebiliyor acaba? malum hormonların vakti saati pek sorgulanamıyor da.
ciddi merak konusu.