sevmek suç mu

myself myself
sevmek suç mu?
kader bu mu?
sensiz rabbim canım alsın
kaderimde sen varsın

dayanamam hasretine
gel sevgilim desem bile
neye yarar yoksun sen

ağlar ağlar sana bakan gözlerim
yanar yanar şu zavallı yüreğim

vazgeçemem bu sevdadan
o kapkara gözlerine
ben doymadim el doysun

gözyaşlarım bana keder
sana eğer kavuşmazsam
bu aşk toprakta biter

ağlar ağlar sana bakan gözlerim
yanar yanar şu zavallı yüreğim


sözlerine sahip mirkelam arabeski.
vandal mimar vandal mimar
şimdi yakın tarihimizde mirkelam sormuş bu soruyu. işte devamında birtakım yakarışlar baş göstermiş, bir isyan durumu oluşmuş, hepsi liriklerde var. ilk o mu sordu bu soruyu, yoksa tarihte ondan önce de soranlar olmuş mudur, bilemiyoruz ama bu soru muhtemelen anonimdir. kimse kıvırmasın. atalarımız bu soruyu sormuşlar. bazen sevdiklerine, bazen arkadaşlarına, yolda gördüklerine. cevaplar nedense tek kelimelik gelmemiş. mesela ata sormuş sevmek suç mu diye, bir cevap aldı mı almadı mı bilmiyoruz; ama ardından aynı ata patlatıyor "sabreden derviş muradına ermiş", "ne ekersen onu biçersin" bilmem ne. ata'daki bilinç akışına hayran olmamak elde değil. bazen ben de soruyorum kendime bu soruyu. sanıyorum ki içimden iki ses fışkıracak, biri evet, diğeri hayır olacak, kavga edecekler falan. bir çatışma ortamı, ruhani, bıçkın ve de içkin bir şeyler. böyle şen şakrak bir sitcom seti adeta; lakin yok arkadaş. benden gayet mutedil ve tok bir ses çıkıyor, 'alın bunu' falan diyor. bazen diyorum bende ciddi bir atalık durumu var, ama bu yüzyılda ata olmaya hazır da değilim. özetle nasıl oluyor bu işler, net fikrim yok.
napalm yutmuş kedi napalm yutmuş kedi
türk filmi tadında soru cümlesidir. bana kalırsa gereksiz bir sorudur ne bileyim, böyle sen fabrikatörün kızı nalan bense babanın şöförü ediz, seni sevmem suç mu? tarzında.