sezen aksu 88

bimekan bimekan
sezen'in en özel albümlerinden biridir bu albüm.

en zor anların şarkısıdır geçer.
her ayrılıkta açılabilir. moral vermez ama güç verir. "geçer" der, "daha öncekiler gibi bu da geçer, neler neler geçmedi ki..."

bir değişik versiyonunu yıllar sonra söylemiştir sezen yine, "ne zaman canın yansa bu kadar derinden, sanırsın mümkün değil bir daha üzülmen."

kavaklar... baştan aşağı yas kokan, hüzün kokan şarkı. ölüm var şarkıda. ne acıdır ki metin altıok'un kaderi de bir acıya kiracı olarak şiirindeki kavaklarla aynıymış, yanmak...
şimdi o kavakların gölgesinde...

bir çocuk sevdim...
ne de güzel anlatır sezen. "bir çocuk sevdim uzaklarda... bir elinde yarın öbür elinde dün..."
çocuk büyümektedir gün be gün, daha önce denenmemiş yolları seçmiştir.

unut da sezen'in kelimeleridir. yıllar sonra i̇zmir'de bu şarkıyı söylerken bir şekilde gülme krizine tutulmuş(arkada orkestrayla ilgili bir durumdu, merak edenler sezen'in resmi sitesinden videoyu izleyebilir) hoş anı katmıştır şarkıya.

el gibi... leman sam'a yazılmış, tesadüfen sezen'e geri dönmüş bir şarkıdır. sezen hep gırgır geçer bu konuda kendisiyle, "hangi şarkımı sevsem birileri kapıyor benden, sonra binbir entrika çeviriyorum geri almak için" diye.
leman sam'a kendi elleriyle vermiş sezen şarkıyı, ama leman sam "bu şarkı çok senin ağzın, bir tek sana yakışır, sen söylemelisin mutlaka" demiş.

albüm baştan aşağı şaheser aslında.
dinlemeden anlaşılmaz.
yirminci yaşını kutluyor bu sene. yirmi yıldır "geçer" diyoruz sezen'le.
bimekan bimekan
1982 yılında yayınlanan “firuze”, sezen aksu için bir dönüm noktasıydı. bu albümü izleyen “sen ağlama” (1984) ve “git” (1986) ise, yayınlandıkları dönemin en çok dinlenen albümleri oldu. sezen aksu bu yıllarda konser ve müzikallerle dinleyicisinin karşısına çıkıyor, katıldığı televizyon programları günlerce konuşuluyordu. sezen aksu, 1980 sonrasında tıkanıklıklar yaşayan türk pop müziğinin önünü açan isimler arasında en önemlisiydi.
“firuze”, “sen ağlama” ve “git” albümleri yayınlandığında çeşitli eleştiriler de almıştı. kimileri sezen aksu’nun giderek daha arabesk bir çizgiye kaydığını, kimileri de onu entelektüel olma çabası içinde gördüğünü söylüyordu. gelen eleştirilerden biri de, bu albümlerdeki bütün şarkıların birbirine benzediği yolundaydı. tüm bunlara verilmiş en güzel cevap ise, her üç albümün de kısa sürede milyon sınırını aşan satış rakamları oldu. sadece arabesk albümlerin ulaşabildiği bu rakama ulaşan pop albümü sayısı çok azdı ve sezen aksu üç albümüyle ayrı ayrı bu rakamı bulmuştu.
“sezen aksu‘88”, fono müzik tarafından kısır sayılabilecek bir ortamda yayınlandı. plakların ortadan kalktığı, cd’lerin yayınlanmaya başladığı bu dönemde, plak formatında basılan son albüm sezen aksu albümü oldu.
albüm bir yandan önceki üç albümün izini sürerken, diğer yandan farklı bir sound’u beraberinde getiriyordu. mark enzo tarafından i̇stanbul gelişim stüdyoları’nda kaydedilen albümde on iki şarkı yer alıyordu. ara dinkjian bestesi “sarışın”, albümün hit’iydi. o yıl tribünlerde de söylenen “sultan süleyman” hızlı ritmiyle dikkat çekerken, “geçer”, “el gibi”, “bir çocuk sevdim” ve diğerleri kısa sürede dillere düşmüştü. attila özdemiroğlu’nun “kurbağalar” filmi için yaptığı müziğe aysel gürel tarafından yazılan sözlerle oluşturulmuş “hasret” ve 1993’te sivas’ta yakılan metin altıok’un şiirinden bestelenen “kavaklar”, albümün en çarpıcı şarkılarındandı. “kavaklar”, bir onno tunç bestesiydi ve albümde tunç’un beş bestesi daha vardı. “geceler”le büyük bir başarı kazanan ve “benim şarkılarım” albümünü o yıl yayınlayan kayahan, sezen aksu’ya (sonradan kendi albümünde “hep karanlık” adını alacak olan) “bir kuş uçur” adlı bestesini vermişti. diğer şarkılardan biri garo mafyan, ikisi sezen aksu bestesiydi. “sezen aksu‘88” şenol filiz, gürol ağırbaş, fahir atakoğlu gibi genç ve yetenekli müzisyenlerin katılımıyla ortaya çıkmıştı. vokallerde, sonradan sezen aksu yardımıyla müzik dünyasına adımını atacak üç genç vardı... aşkın nur yengi, harun kolçak ve henüz o zamanlar erener soyadını kullanmayan sertab altın.
sezen aksu, bu albümün piyasaya verildiği tarihlerde görüntüsünü de değiştirmiş, kısacık kestirdiği saçlarını sarıya boyamıştı. minik serçe’nin “kanarya” ve “civciv” olarak tanımlanmasına yol açacak bu görüntü, siyah elbiselerle desteklenmişti. bu değişimin mimarı ünlü modacı neslihan yargıcı'ydı. aksu ve yargıcı böylece, memleketteki ilk imaj çalışmasına imza atmış oldular bu yılllarda. saçlarını biraz uzadıktan sonra siyaha boyayan sezen aksu, o yıllarda “kleopatra" modası olarak anılacak yeni bir modanın da öncüsü olmuştu.
sezen aksu albümlerini, iki yılda bir piyasaya sunuyordu. ancak bu kez dinleyiciler, yeni albüm için iki yıl beklemeyeceklerdi. “sezen aksu söylüyor” bir yıl sonra sevenleriyle buluşacaktı. ve bu albümle başlayan değişim kısa sürede türk pop müziğini derinden etkileyecekti.

murat meriç

sezen aksu'nun, sezen aksu '88 isimli albümü için yazdı.
fromcyprus fromcyprus
en en en en en en en en en güzel sezen aksu albümü. sanatçının zirve dönemi eselerinin zirvesinde yer alır. sezen aksu'nun ses olarak en güçlü olduğu dönemlere yansır. onno tunç ve aysel gürel desteklidir.

albümün açılış şarkısı sarışınım'dır. aysel gürel'e ait sözleriyle fıkır fıkır kıpır kıpır bir şarkıdır.

sarışınım biter bitmez, geçer başlar ki olağanüstü güzellikteki sözleri ve introsu ile sezen aksu'nun ciğerleri sökülürcesine icraa ettiği nakarat kısmı ile sezen aksu albümlerinin ikinci şarkısının en damar olması koşulunu kayıtsız şartsız gerçekleştirir.

sultan süleyman, aysel gürel imzalıdır. çok güzeldir o da, tribünlerde slogan olacak kadar tutmuştur üstelik.

sonra sırayı gene sezen aksu imzalı el gibi alır ki, pek çok kişinin sezen aksu'yu sevme sebebidir.

unut da sezen aksu imzalıdır, sezenin sesinden dinlemek elbette ki şarttır, yıllar sonra lara bu şarkıyı katletmiştir. kolay olmayacak elbet üzüleceğim der sezen çok da güzel söyler.

oldu mu? albümdeki sayılı hareketli şarkılardandır şarkıdaki harun kolçak vokali baş döndürmektedir.

albümün bombası yedinci sıradaki kavaklar'dır. metin altıok imzalı bu şiir sezen aksu tarafından enfes yorumlanır o kadar ki şarkıda ölümün nefesini ensenizde hissedersiniz. metin altıok'u anımsar insan kahrolur nefret eder insan olduğundan, içi kıyılır bu şarkıyı dinledikçe.

bir çocuk sevdim inanılmazdır, özellikle nakaratıyla şaha kalkar insanın tüm duyguları, sezen'i sevmenin 1 milyar nedeninden sadece birisidir.

aysel gürel imzalı hasret apayrı bir güzelliktir. gün bizim güneş bizim, göğsümüzde ateş bizim, el ele olduğumuz o gün gülmek bizim der sezen, insan o zaman daha bir anlar aysel'in değerini.

türk pop müziği'nin büyük ustası kayahan çıkış sürecinde sezen aksu'yu da es geçmez, geceler'i nilüfer'e kaptıran sezen bir kuş uçur'u öyle bir yorumlar ki insanın defalarca dinleyesi gelir.

hayır gene sezen aksu imzalı güzelliklerden biridir, az bilinir, bize özeldir.

albümün kapanış bombası seni istiyorum'dur. aysel gürel imzalı bu şarkı aşk ve erotizmi öyle bir süslemiştir ki insanın repeat'e alıp sürekli dinleyesi gelir.

sözün özü sezen aksu 12'den vurmuştur. değil tek bir falsosu, ortalama denilecek bir şarkısı bile yoktur.