şezlong

spyder spyder
plaj, havuz gibi mekanların vazgeçilmez eşyası. katlanır, bükülür şekle sokulur. uzun sandalye anlamına gelen fransızca kelimenin (chaiselongue) okunuşu baz alınarak dilimize geçmiştir.
premature bebek premature bebek
yazın gelmesiyle birlikte kabusum olmaya başlar bu nesne.efendim şimdi bu şezlonglar bildiğiniz gibi pek çok yerde paralıdır.daha eşyanızı koymanızla beraber şezlongçu çocuk gelip başınızda bekler ve parasını ister.hadi parayı verdim düdüğümü çalayım faslına geçtiğinizi düşünüyoruz.şimdi bu şezlong denen şey genelde kuma tam olarak gömülmez.ucuna oturayım dersin arkası kalkar,arkaya biraz kayayım dersin şezlong iyice kendinden geçer.o bir kere seni üstünden atmaya kararlıdır.en sonunda boğuşularak şezlonga yatılır.bir süre güneşlenilir fakat sonunda güneş yön değiştirmeye başlar.sizde şezlongu güneşe göre döndürme ihtiyacı içine girersiniz.ama şezlong çok uzundur ve yeriniz dardır.o bu sefer de dönmemekte ısrar eder.velhassıl bu şezlong tam bir şerefsizdir.sizi plajda insanlara rezil eder.o yüzden siz siz olun hasırın,havlunun,kumun üzerinde yatmaktan vazgeçmeyin.saygılar.
cveevezvea cveevezvea
yazın kiralandığında "lan o kadar para verdik, yatalım" mantığıyla nice delikanlı, nice genç kızın tepesinde kırmızı, mor, eflatun, bordo vb. renklere dönüştüğü eşya. para verdik diye sabahtan akşama kadar yatılır mı evladım? sonra akşama pembe panter gibi dolaşıyorsunuz ortalıkta. ondan sonra bir o kadar parayı da yoğurda, kreme verirsin tam olur.
taştozu taştozu
geçen sene kendi odama aldım bundan bir tane. oturur pozisyonda kitap okurken ya da film falan izlerken hep belim ağrırdı, kitap okuma koltuğu almayı düşünüyordum ama çok pahalıydı bir gün aklıma şezlong almak geldi 60 liraya aldım kitap okuma koltuğu kadar rahat, film falan da rahat izleniyor. yalnız evinize gelen misafirler falan olursa görmesin şezlong ne arar la oda da diyorlar, "deli mi sikti" muamelesi yapıyor zalımlar.