shoegaze

no more no more
şova dayalı olmayan performans sırasında ayacıkların seyrine dalan vokallerden ilhamla muzip bir isim takılmış müzik akımı. gürültülü (evet gürültülü, başka nasıl denirdi ki o?) müziği, uzun ve pes riffleri seven, distortion hastası kişiler pek sevdiyse de bu akımı, 80'lerin sonunda yavaştan türeyen shoegazer takımı grunge deliliği ve britpop kendinden geçişleriyle beraber ortalıkta görünmez olmuştur. 80'lerin başında türeyen dream poptan ilham alan utangaç kardeşlerimiz "görsellik yoksa ben de yokum dostum!" felsefesine yenik düşmüş, harcanmışlardır bir nevi. aradım, mamafih günümüze kalan grup pek bulamadım.

(bkz: my bloody valentine)
(bkz: ride)
(bkz: lush)
(bkz: the boo radleys)
(bkz: slowdive)
(bkz: catherine wheel)
(bkz: chapterhouse)
(bkz: th faith healers)
(bkz: moose)
(bkz: swervedriver)
(bkz: the verve)
(bkz: drop nineteens)
(bkz: kitchens of distinction)
(bkz: lilys)
(bkz: pale saints)

(bkz:http://wm07.allmusic.com/cg/amg.dll?p=amg&sql=77:2680
(bkz:http://www.shoegaze.co.uk/shoegazeforum/
zeus zeus
kısmen shoegazing, yapanın da shoegazer olarak bilindiği, 80'lerin sonu 90'ların başı alternative rock'ın bir türevi olarak ingiltere semalarında bulunan ve hız kaybetmeden uygulanmaya başlanan ve parçalara dökülen müzik türü..

ingiliz medya basını bu müzik türüne "shoegazing" (ayakkabıya gözleri dikip bakmak) demiştir çünkü grupların vokalleri ya da bireysel müzisyenlerimiz bu tarzdan parçaları dile getirirken olabildikleri kadar hareketsiz kalıyorlar ve enstrümanlarını çalarken sürekli olarak yere -mütamadiyen de ritm tuttukları ayaklarına- bakıyorlar..

durum böyle melankolizm ile karışık garip bi hal almışken verilen bu ismi ve bunu düşünen aklı takdir ediyorum ben..sonra da müziğimi dinlemeye devam ediyorum..

wikinin bu türe örnek olarak gösterdiği parça ise ride'ın unfamiliar'ı..

ben ise -her ne kadar yetkili bir merci olmasam da- slowdive'in when the sun hits adlı parçasını öne sürebilirim..
skygazer skygazer
ingilizlerin hayatımıza kazandırdığı bir müzik akımı. ismini, ayağına bakmaktan başka sahne şovu olmayan grup üyelerinin tavırlarından alır. bazen dünyanın en huzurlu müziği olabilirken, bazen ise yüksek distortion kullanılan gitar melodileri sayesinde, en sinir bozucu ve tahammül edilemez müziği de olabilir. ama ne olursa olsun uykuya dalarken, otobüsteyken, dersteyken, proje yaparken, kısacası sorumluluklardan arta kalan zamanların tümünde dinlenilebilen müzik türü. son zamanlarda elektronik müzikle birleşmeye başladıktan sonra nugaze adında bir de alt türü ortaya çıkmıştır. shoegaze akımının en önemli temsilcileri için;

(bkz: the radio dept)
(bkz: adorable)
(bkz: immanu el)
(bkz: galaxie 500)
(bkz: lights out asia)
(bkz: airiel)
(bkz: curve)
(bkz: readymade)
tükenmez kalem tükenmez kalem
cocteau twins ile start verilmiş sayılabilecek müzik türü. bilindik shoegaze grupları dışında velvet underground, the smiths, the cure ve sonic youth gibi grupların da etkili olduğu shoegaze, dinosaur jr gibi 60ların psyche bandlerini, garage rock gruplarını da etkilemiş, almış götürmüş denebilir. (the horrors da ani bir kararla akımına kapılmaya karar verdiyse de onları oldukları gibi seviyoruz, fazla kapılmasınlar.)
almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık
kendisinden the genre that celebrates itself şeklinde bahsedilen müzik türü. 1990'ların başında londra'daki shoegaze sahnesinde boy gösteren grup elemanları bazı diğer rock gruplarının yaptığı gibi birbirleriyle atışmak, rekabete girişmek yerine birbirlerinin konserlerini izlemeye gidiyor, zaman zaman diğer shoegaze gruplarında çalıyor, genel olarak belli başlı gece kulüplerinde beraber takılıyorlardı. gruplar arasındaki bu dost canlısı ortam shoegaze türünün "kendi kendini kutlayan sahne" olarak bilinmesine neden olmuştur.