şizofreni yalnız oynanmaz

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
i screama you screama we all scream for ice creama
arka kapağındaki yazıyla ruhumun ve kalbimin atmosferi aşmasını sağlayan kitap.yazı sadece buydu:

''gittin! seni benden, beni senden koparttılar! kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki azrail! tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar.

başlamadan bitti aramızdaki her şey! bitti! sen, "bitti" bile diyemedin "başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki..." derdim!

bitti! her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! aramızdaki sıradağar gibi duran aşılmaz engel "biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: "şizofrenik septomlar..."diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!"emir kipiyle noktalanan!

ey kâri! şimdi dinleyeceğn her şey yalandır... yalan.. yalan.. yalan bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bir kaosun hikayesidir.. kocaman, hiçbir şeyle tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikayesi...''
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
tylerdurden
bir kitaptan ötede değerler taşıyan başyapıt.şizofren bir adamın varla yok arası gidip geldiği anlarda meleksel vasıflarla donanmış bir kadının ortaya çıkarak aşk denen tılsımı ellerine vermesi.

rahmi vidinlioğlunun kaleme aldığı eserde şizofreni cenkin onun hayali aşkı deniz karısı selin ve yasak aşkı demet arasında gidip gelmesinin ince psikolojisi özenle ele alınıyor.şehir tasvirleri ve maddenin yapılan benzetmelerle ruh haline girmesi edebiyatta az rastlanır türden.öyle ki yerinde rahmi vidinlioğlu

tek suçu musevi doğmak olan çocuksu aşklarını sabun yaparak kel keşişler beyaz katedrallerde öldürücü 31 ler çekiyorlardı

diyerek harika bir benzetmenin hatta daha da öte tarihsel süreçte gidip gelen bir yolculukla sex in en mahremi olan masturbasyonun argo söylemini çocuksu aşkla ve bir soykırımla birleştirerek aslında hiç kimsenin farkına varamadığı mefhumları bir çırpıda atıverir önümüze.gidip gelen ruhsal yolculuklarla birlikte eser kendi melankolisine düş sokağını istanbulun görünmeyen yüzünü ve aslında sevişmenin insana ne kadar acı verdiğini de yanına katık ederek her sayfada bir hançer sakıyor okuyana

ama sanırım rahmi vidinlioğlu nun numarasıda bu.ne yapacağı hiç kestirilemiyor.çok kere kitabın hiç beklenmedik yerinde ağır bir tokta iniyor suratınıza

sevilecek tek bir yanını bulabilsem seni sevmekten ebediyyen vazgeçecektim

diyor.sonra yerlerde yuvarlanıyor cenk.teyb e kaset koyarken sanki sizin odanıza doluyor yaşadıkça.şarap kadehleri hayali bir sevgiliye kalkarken gözümüzde platonik aşklar canlanıyor.selin i düşünememek koyuyor en çok...

ve rahmi vidinlioğlu kitabın en yakıcı yerinde ağlayamayan bir bünye için bir çırpıda özetliyor herşeyi..

kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
incarnation
ilk 96 sayfası farklı ama sıkıcı gelebilecek, özellikle mitolojik kavramların zorla cümlelere bi tarafından sokulmaya çalışıldığı, sonrası şizofren bir kişilik onu çok seven bir kız ve onu elde etmeye çalışan üçüncü tekil kişi arasında ki hikayeden oluşan kitap. en güzel tarafı muhtemelen kitabın ismidir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
heliad
şizofreniye olan özel ilgimden mi bilmem ama kesinlikle tavsiye edebileceğim, iz bırakan bir kitap...


'' içine kaç! orada beni göreceksin, içinde hiçbir vasıtanın artık sefer yapmadığı o son durakta beni bulacaksın! ve neyi kaybettiğini göreceksin! işte o zaman başlayacak aşk! aşkın ne oluğunu kendinle yüzleştiğinde anlayacaksın ancak!''

''pencereleri sonsuzluğa açılan bir evde, bulutlara köprüler kurarak geceyi sabaha bantlamaya uğraşan bir şizofren ne kadar korkabilir ki yalnızlıktan? ''

''şizofreni bir adım ötemde beni bekliyor ve bir adım geride de ölüm... oysa şizofreni aşık olmaya engel değil; aksine sebeptir! akıllı bir insan aşık olmaz, istese bile olamaz! çünkü aşk delilere mahsustur! ''
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
brokoli
neredeyse butun gencligimizi beraber harcayıp tukettigimiz, yazar olmayı çok önceleri haketmiş ve inanılmaz güzel betimlemelere sahip yazar bozuntusu rahmi vidinlioğlu nun ilk kitabıdır...

ey kari! şimdi dinleyeceğin herşey yalandır...
yalan...yalan... yalan bir yalanın utana utana gerçeğe
dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönüşmesi ve
neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin
kalmadığı bir kaosun hikayesidir... kocaman, hiçbir şeyle
tanımlanamayacak kadar büyük bir acının hikayesi...


(not: 2. kitabı ihanet ve kehanet cinius yayınlarından çıkmıştır)
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
delinin zoruna bak
kitabın ilk bölümünün 96 sayfa olmasının sebebi olduğunu, içindeki bazı betimlemelerin kendiyle birebir alakalı olduğunu bizzat kendisinden öğrendiğim yazarın* kitabı. okunmalı gerçekten, asap bozucu güzellikte, beni en çok etkileyen kısımlarından bazıları ise;

- sen, bir hayal, bir yalan denemesi! hani evcilik oynamak için arkadaş bulamayan küçük kızlar, tek başlarına oynamak zorunda kalırlar ya evlerinin bir kenarında ama o küçük kız öylesine inanır da evcilik oynadığına, oyuncak bardaklardan bile birer ikişer koyar sofraya, aynen öyle bir oyun oynamaktayım ben de. bilirim elbette, bilirim aslında senin hiç olmadığını ve asla da olamayacağını ama şizofreni de tıpkı evcilik gibi yalnız oynanmaz!

- sana bir isim verene kadar tek sıkıntım sana bir isim vermekti, isim verdikten sonraki tek sıkıntım ise o ismi unutmak...

ayrıca kitap bu günlerde yeni kapak tasarımıyla kitapçılarda imiş

http://www.rahmividinliog...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın