soğumak

2 /
kuduz hektor kuduz hektor
eğer bu soğuma yakın bir arkadaşa veya sevgiliye karşıysa çok kötü oluyor, açıklayamıyon amına koyim ya.
sürekli "ya nolduuu, naptım ki ben" sorularına karşı "ya senlik bi durum yok rahat ol" denir ama neden garip garip hareketlerde bulunulduğu da açıklanmaz-açıklanamaz.
gerçi adama gidip de "valla ne bilim ya bir anda buz gibi oldum ben, itici geliyorsun gözüme işte" denilemeyeceği gibi artık sıcak davranmak da çok zor olacağı için sıçtın mavisinin ufukta görüldüğü durumdur.
yalnız senin için yanan odun yalnız senin için yanan odun
ikili ilişkileri ele aldığımızda ilişkiyi bitirmek için söylene bilecek en bayat ayrılma bahanesi.bunca zaman birlikte olmuş, herşeylerini paylaşmış,sevmiş sevilmiş iki kişiden biri ''ben artık senden soğudum'' diyerek aslında ''ben artık senden sıkıldım'' demek istiyordur.o kadar zaman birliktesin dimi birbirinizi sizden daha iyi tanıyan yok belkide çevrenizde.tüm davranışlarını ezbere biliyorsun karşında ki kişinin, ilk başlarda o hareketleri,davranışları sizi rahatsız etmezken belli bir süre sonra yani sıkılmaya başladığınız da sanki karşınız da hiç tanımadığınız biri,hiç huyunu auyunu bilmediğiniz biri varmış gibi '' ben artık senden soğudum'' diye bilmek...çok kahpece bee..
zekiçevikahlaksız zekiçevikahlaksız
sanırım en berbat duygulardan biri , bir de kimi zaman açıklamak çok zor bu duyguyu. çünkü çok küçük bir şeyden patlak verebiliyor soğumak durumu. misal bir an için dikkati dağılıp senin iştahla anlattığın çok önemli bir konuyu dinlemediğinde karşındaki soğuyorsun aslında 4 aydır berabersin mutlusun , her kızın beraber olmak için götünü yırtacağı bir adamlasın ama bir anda soğuyorsun ve en yakın arkadaşların bile yani buldun da bunuyosun , ben öylesini bulsam hayatta bırakmam kızım ben sana söylüyüm sen zaten hep böylesin senin bıraktığın insanlara üzülüyorum bu kadar iyi insanları üzmemen gerektiğinin farkında mısın diye seni eleştiriyor . ama sen soğudun , ne yapabilirsin ki , durup dururken gözlerinin dolmasına sebep olan bir insandan soğumak için bahaneler üretmene ya da bu duyguyu haklı çıkarmana gerek var mı ? mesela sevdim dediğinde neden aramazken insanlar bu duygunun arkasında , soğudum deyince neden illa somut bir gerçek olmalı? sahi insanlar içinde bulunmadıkları durumla ilgili neden bu kadar çok yorum yapıyorlar ki ?
jang24gume jang24gume
bu sıralar başıma sıkça gelen olay. zira karşındakinin hareket ve tavırlarını kaldıramayınca bu durumla karşılaşıyorsun. ve soğumak öyle bir şey ki bir defa o kişiye karşı hissedince bir daha bal döküp yalasa nafile.
kızıl kurt kızıl kurt
genelde arkadaşlık/ilişki modellerinde bazen her iki tarafın, bazen de tek tarafın yaşadığı durum.

insanlar genelde karşı tarafta gördüğü olumsuz olaylar neticesinde soğur. ben öyle insanlardan kolay soğuyan biri değilim, zaten biraz beni tanıyanlara, bilenlere verdiğim nasihatlerin başında ''her insan bir şansı muhakkak hak eder, tanımaya, anlamaya çalışın'' gelir. bu sebeple ağzımdan çıkacak her söz, yapılacak her aksiyon muhakkak önceden planlanır ya da enine boyuna düşünülür. şimdi gelelim son soğuduğum insanla yaşadıklarıma. biraz uzun olacak uyarayım, fakat bunu okuduktan sonra insanları kendinizden nasıl soğutursunuz, verdiğiniz sözleri tutmazsanız ne olur, ha tutmayacaksanız da bir şeyleri saklamak yerine neden açık olmalısınız yaşanmış bir olayla aydınlanacaksınız.

2019 eylül ayıydı. iş yerimde bazı sıkıntılar vardı, maaşlar geç ödendiği için ekonomik olarak biraz sıkışıktım. biz tanışalı da aşağı yukarı 2-3 ay olmuştu fakat şehirler ayrı olduğu için, görüşme şansı olmamıştı bir türlü. uygun bir zamanı denk getirip planlaştık, biletimi aldım ve bir cuma iş çıkışı otogara gidip sabah yaşadığı şehirde olacak şekilde otobüse bindim. zaten mesafe 5-6 saatlik bir yoldu. otogardan beni arabasıyla alacaktı, bir yerde bir kahvaltı yapacaktık ve planladığımız bir kaç yeri gezecektik. o da benim gibi gezgin bir insandı. çok bir beklentiyle gitmedim, yarı flört/yarı arkadaşvari bir tutumla gittim fakat günümüz beklediğimden de güzel geçmişti. kalacak bir yer ayarlayıp 1 gün daha kalmamı teklif ettiyse de yaşadığı yerde hiç tanıdığımın olmaması ve konaklamaya ek bütçe ayıramamamdan dolayı kalamadım, o da ailesiyle yaşadığı için onda kalmayı teklif etmedim ve onu antalya'ya davet ettim bir sonraki görüşmemiz için, planlarımızı yaptık beni otogara bıraktı ve antalya'ya döndüm.

bir süre daha mesajlaştık, sonra ekim'de antalya'da buluşma planımızı bir bahaneyle iptal etti. neyse dedim, insanlık hali. mesajlar da kesilmeye başlayınca ben bu olayın devamının gelmeyeceğine ikna oldum ve üzerine çok düşünmedim, zaten ocak ayının son demlerine kadar hiçbir şekilde iletişimimiz olmadı bir daha, benim başka bir flörtüm oldu vs. ocağın 29'uydu yanlış hatırlamıyorsam, instagram'da attığım bir storye cevap verdi, müsait bir zamanda buluşalım bir şeyler yapalım anlamında. dedim fark etmez, bakarız. şubat ayında zaten başka bir flörtüm vardı ve üzerine çok düşmedim, çünkü karşı taraf bir kere sözünü tutmayıp ortadan kaybolmuştu zaten, sonrasında güvenmesi zor olur. pandemi vs derken biz görüşmedik tabi haliyle, ara ara mesajlaştık. ta ki eylül 2020'ye kadar. yani son buluşmamızın üzerinden tam 1 sene geçti.

hafta başında aradı beni ve hafta sonu herhangi bir planım yoksa geleceğini, antik kentleri gezip gezemeyeceğimizi sordu. ''olur gezeriz'' dedim, en son görüştüğümüzde ''yalnız yaşıyorum, evimde 1 kişilik yer oluyor kalabilirsin'' dediğim için bende kalmayı teklif etti, izin verdim ben de. ben otobüsle ya da uçakla gelir sanıyordum şahsi arabasıyla geliyormuş, konum istedi attım. oturduk sohbet ettik, o esnada bana bir şeyi itiraf etti. aslında itiraf demeyelim de gelişigüzel anlattı. eylül'de biz görüştükten 1 ay sonra, 5 yıl önce yarım kalmış bir flörtüyle tanışmış tekrardan. arkadaşları zorlamış ''dene bu çocukla'' diye. olaylar o kadar ilerlemiş ki aralık 2019'da çocuk ailesiyle istemeye gelmiş, söz yapmışlar falan. sonra yılbaşı programında çocuk bunu ekmiş ve bir süre sonra ''ben yapamayacağım'' deyip yüzük atmış. 1 ay sonra da başka bir kızla profil fotoğrafı yaptığını görmüş çocuğun. aldatılmış kısacası. yılbaşından sonra olmuş bu olaylar, ekim ayında neden buluşmamızı ektiği, ocak sonuna kadar sesinin çıkmadığını böylece öğrenmiş oldum. karşısında yeni ve bir çok noktada uyumlu olduğu bir insan varken neden birisi 5 yıl önce yaşanması gereken ama yaşanmamış bir ilişkiyi denemeye kalkar ki? resmen kendimi 2. plana itilmiş ve 1. plan tutmadığı için geri dönülmüş bir adam gibi hissettim. acayip soğudum fakat içgüdülerimi dinleyip 1 şans daha vereyim bakayım olaylar nereye gidecek dedim. tavırlarımda ve yaklaşımımda herhangi bir değişiklik olmadığını da baştan belirteyim.

güzel bir hafta sonu geçirdik, mutlu ayrıldı ve haftaya tekrar geleceğini söyledi. sonrasında bu planı da ekti ya neyse. bir tepki göstermedim ben yine. arkadaşım bende peygamber sabrı olduğunu düşünüyor. instagram'da türk devletleriyle alakalı bir paylaşımda bulundu, ben de özel mesajdan ''eski sovyet türk ülkelerinin çoğu rusya kuklası, bize yine bizim insanımızdan fayda var, türkiye vatandaşı olandan fayda var kazak gençler türkçe bile konuşmuyor rusça konuşuyor ben üniversitedeyken bir sürü özbek kazak vardı bizim okulda iyi tanıyorum bunları'' dediğim için bir anama sövmediği kaldı. ''sen türk bile değilsin türkleri eleştiremezsin bana''lar, ''ben yanımda sadece türk bir insan istiyorum sen türk değilsin, bu ülkenin başına ne geldiyse zaten kürtler ve türk olmayanlar yüzünden geldi'' bilmem neler, kızın içinden bildiğin mhp/atsız karışımı bir siyasi profil çıktı. şok oldum ve cevap vermeyi bıraktım. ben baştan söylemiştim 2019'da ''türk değil kafkas kökenli bir türkiye cumhuriyeti vatandaşıyım'' diye.

bir kaç saat sonra mesaj attı yine, ''kusura bakma çok ağır yazmışım ama konuyu farklı yerlere çekmen beni sinirlendirdi'' falan, yani hem özür diliyor hem de bir yandan ''yine de sen kaşındın'' demeye getiriyor. oysa kendi fikrimi, gördüğüm bildiğim bir şeyi paylaştım bu kadar tahammülsüz ve faşist olmamalı bir insan. anayasamızda da etnik ayrımcılık yapmak suçtur bu arada vatandaşlar arasında. ''olur öyle sorun değil sen de kusura bakma'' dedim ve olayı kapattım. verdiğim 2. şans da böylece piç edilmiş oldu ve geri dönülemez şekilde soğudum. ciddi düşüncelerim vardı kendisiyle, fakat şu saatten sonra benimle çıkabileceği en üst konum friend with benefits ya da fuckbuddy olur artık. fazlasını asla vaat etmem. hayatımda tüm fikirlerimi açıkça, çekinmeden farklılıklara rağmen konuşup paylaşamayacağım bir insan istemedim, istemeye de niyetim yok. işte böyle böyle güzel başlayan şeyler boka sarıyor, insanların aynı anda birden fazla kişiyle flörtleşip kafalarında insanları yarış atı gibi birbiriyle yarıştırıp aday elemesi insanlara mutsuzluktan başka bir şey vaat etmiyor. 30 yaşına kadar bir insan bu gerçeği öğrenemediyse, daha hiç öğrenemez.
2 /