sohrab sepehri

cccp cccp
yağmura gitmeli,gözlerimizi yıkamalı ve dünyayı başka gözlerle görmeliyiz diyerek beni benden alan iranlı şair ve aynı zamanda yaptığı resimleriyle avrupada belli bir üne sahip olan ressam
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
''bir gün
geleceğim ve bir haber getireceğim
damarlara ışık saçacağım
ve sesleneceğim içerden:
ey düşleri uykuyla dolu olanlar!
hüzün getirdim, hüzün
kızıl güneşli saçlarınıza. ''
karyatid karyatid
çok güzel davetleri vardır sevdaya dair...
"gel hayatı çalarak iki buluşma arasında paylaşalım.
gel beraber taşın durumundan bir şeyler anlayalım.
çeliğin yüceldiği bu asırda beni arala"
anton mcchigurh anton mcchigurh
"ayakkabılarım nerede?
kim beni çağırdı: sohrab!
tanıdık bir sesti, havanın yaprağı tanıdığı gibi.
annem uykuda,
menuçehr, pervane; belki de tüm şehir uykuda.
haziran gecesi, bir ağıt gibi, usulca
ve soğuk bir esinti
battaniyenin yeşil kenarından uykumu yıkmakta.

ayrılık kokusu var havada;
yastığım sığırcık kanatlarının şarkısıyla dolu.
yeniden sabah olucak ve
su ile dolu bu kabın üzerine
gökyüzü gelecek.

gitmeliyim bu gece
ben bütün açık pencerelerden bu bölgenin
insanları ile konuştum,
ama zamana benzer, tek kelime bile duymadım.
hiç kimse aşk dolu gözlerle toprağa bakmadı.
hiç kimse bahçenin görünümüne tutkun olmadı.
hiç kimse bahçedeki küçük kargayı ciddiye almadı.
kederliyim; bir bulut gibi.
gitmeliyim bu gece.
sadece yalnızlık gömleğimin sığacağı valizi
alıp gitmeliyim, bu gece.
yaşlı çınarların olduğu bir yere gitmeliyim.
yine birisi beni çağırdı: sohrab!
ayakkabılarım nerede?"
ontolojikvaka ontolojikvaka
kendisine suyun şairi dendiğini de duymuştum. nasil ki türk şiirinde garipler (orhan veli, melih cevdet, oktay rıfat ) serbest ölçü ile şiir yazmaya başlamışsa. iran kültüründe de bu durum karşimiza "yeni şiir" akimi olarak çikmaktadir. (gariplere 1. yeniler de dendiğini duymussunuzdur.) sohrab bu akımin öncüsü olan 5 şair den biri olarak tanınır. füruğ ferruhzad in şiirlerinden etkilendiği söylenir.

...
suyu bulandırmayalım
belki bu akan su gidiyor ayağına bir kavağın
yıkasın diye bir kalbin kederin
belki bir dervişin eli
kurumuş ekmeğini suya banmıştır
güzel bir kadın su kenarına gelmiştir
suyu bulandırmayalım
güzel yüz ikiye katlanmış!
...

çok iyi bir ceviri olmasa da güzel bir yüzün sudaki aksini bozmamak için suya dokunmama naifliğini yakalayabiliriz.
darth minor darth minor
titriyor dudaklar, gecenin nabzı atıyor
nefes alıyor orman...

neden korkuyorsun?
yoluma gönder beni kollarının gecesinde...

bu gece tutup sıkıyorum parmaklarını,
rüzgâr yolarken, orada, uzakta, şakayığı...

ormanın tavanına bakıyorsun
yıldızlar ıslak, gözlerin gibi,
kaçışıp duruyorlar bütün gece...

eksiktir gözlerin, yassız
ormanın nemi... yetersiz...

ellerini açıyorsun, düğümü açılıyor karanlığın,
gülümsüyorsun, rumuz zinciri titriyor...

bakıyorsun, hayranım yüzünün olgunluğuna,
gel birleşelim artık...

uyuyor sürüngenler. ebediyet kapısı açık... çıkalım ortaya...
gözlere tembih edelim --mehtabı insin tanışmamızın.
kaybedelim dudakları, çünkü söz vakitsiz...

ağaçların uykusu, içsin bizi yudum yudum,
bizde geçiyor yeşermenin görkemi...

rüzgâr kırılıyor, gece durgun artık,
nabzı durdu ormanın,
uyumun gözyaşı kaynıyor, duyuyoruz...
ve özü bitkilerin, ebediyete gidiyor...
darth minor darth minor
gölgelerin gezintisi

yaşlı incir, seriyor ortaya sırrını hayatın,
yağmuru çağırırken yeryüzü
balık dolaşıyor, suyu yararak,
rüzgar esmekte. kırlangıç donuyor
ve kayboluyor bakışım...

balık suyun esiri, ben kederin,
toprak olacak gözlerin, gülümsemen solacak,
gölgeyi sana düşürdüm, putum olasın diye,
geliyorum yamacına, çöl kokusunu duyarak...

sana varıyorum, yapayalnız,
seninle daha da yalnız,
zirvene kadar, serilmiş hayatım, işte önünde...

ve sen serilmiş, benden bana kadar,
rastladım sana, tapınmanın sırrıyla,
senden çıktım yola, acının cilvesine vardım.

şeffafsın, hey, buna rağmen!
acayipsin hey, buna rağmen!

yolum yok senden dışarı,
toprak yağmuru çağırıyor, ben seni, yolum yok!
vücudunu ellerimin esiri yaptım,
zamanı hapsetmek için,
rüzgâr koşuyor
kulunu dağıtıyor çabamın.

dönüyor kırlangıç. balık dolaşıyor, suyu yararak.
fıskiye akıyor, doluyor son anım...
simmmsim simmmsim
kalbimde bir şeyler var, ışıktan bir meşelik tek, tan atarken uyku gibi!
öyle dur duraksız kaldım ki canım ister
koşayım vadinin taaa sonuna, dağın taaa ucuna
uzaklarda beni çağıran bir ses var!