sokak çalgıcıları

1 /
yalnızlık senfonisi yalnızlık senfonisi
daha çok istiklal caddesinde yürürken raslıyoruz.yolun kenarında müziklerini icra ederken.son bir kaç zamandır metro istasyonunun içersinde rastladığım gençler oldu. bazen ne tuhaf gelir hepimize oysaki öyle tuhaf gelecek bir yanıda yoktur.
hem müziklerini biz yoldan geçerken dinletiyorlar hem de etrafa ahenk katıyorlar. biz toplum olarak o kadar ot olmuşuzki onları bile nerdeyse istemiycaz.
halbuki bize ne zararları varki.sokağımıza çevremize biraz huzur, neşe katıyor.devamlı kavga ,gürültü yerine kulağımızdan kalbimize yoldan geçerken mutluluk damlıyor.çalgıcı arkadaşlarda hem para kazanıyor hem de müzik yapmış oluyorlar.
yalnızlık senfonisi yalnızlık senfonisi
cumartesi akşamı istiklalde yürürken arkadaşımla yolun kenarında görü verdik yaşlı amcayı, ıslak yere oturup çalıyordu içli içli, kavalını.hiç birimiz bilemezdik ne derdi vardı, kim bilir?
zeus zeus
güzel çalarlarsa şayet hem şık bir atmosfer yaratıyorlar (özellikle taksim metro çıkışında 1200'lü yıllar taverna tarzı müzik yapan ikili), hem tekniklerini geliştiriyorlar*, hem de az da olsa biraz para kazanıyorlar..takdir ediyorum..ama meydan ortasında amfiler ile mini konser veren görme engelliler biraz itici olabiliyorlar..kesinlikle kötülemiyorum ama onları bu hale getiren devlete sövüyorum..üzülüyorum..
azwepsa azwepsa
şehrin çeşitli yerlerinde artık gözüme kestirdim, tek tek çalan müzisyenler var. her birinin ayrı enstrümanı var. ayrı müziği var çalıyorlar. ama en sevdiğim şu: akşamları istiklal'de grup yapıyorlar. ikişer üçer... her gece farklı. çok süperler.
ynitm ynits ynitm ynits
yanlarına oturulduğunda kendilerine para veren insanları izlemesi de çok eğlenceli olabilen müzisyen insanlar. bazısı parasını verir, geçer karşılarına dinler ve hatta dans eder, bazıları ise dilenciye para veriyormuşçasına parayı atar, görevini yapar ve hızla uzaklaşır mahçup mahçup..
pasttense pasttense
uygunsuz koşullarda yaptıkları,hiç de steril olmayan müziklerle ,ruhumuza zarar verebilecek sanat insanları.lakin nasıl sokakta satılan pilavın tadı bir başka güzelse bunları dinlemenin tadı da bir ayrı güzel oluyor canım.
şilan şilan
tunalı'da belli zaman aralıklarında gördüğüm, fazlaca sevdiğim, bi okadar da 'hadi bende onlara katılayım' dediğim grupcuklar. hep olsunlar ya. tatları bi başka, çalışları bi güzel..
premium vivere premium vivere
şu an beyoğlu hasnun galip sokak ta balkan düğünü ortamı yaşatmaktalar. bir adam, eşi ve üç velet. elinde kutu taşıyan boncuk gözlü kız iki liraya dünyanın en güzel gülücüğünü satıyor size.
saklanıyorum saklanıyorum
kadıköy'de sıkça rastladıklarımdır. özellikle barlar sokağında rakı balık eşliğinde türkü çığıran çocuklar görülmeye değer. aslında eğlendiriyorlar da ha, bakmayın siz.
çingene kanunları çingene kanunları
(bkz: sokak sanatçıları)

özellikle her karaköy - istiklal tünel girişindeki çocuğa dikkat edin. hayvan gibi tok bir sesi var, harika şarkı söylüyor. birgün yanına oturup hem eşlik etmeyi, hem sohbet etmeyi düşünüyorum. ne yer, ne içer çok merak ediyorum. tünelin içindeki herkesi bu kadar etkileyebilir mi bir ses? birkaç kere tüylerimi diken etmişliği vardır.
mimet mimet
geçen yaz interrail yaparken istisnasız her avrupa şehrinde profesyonel olarak yapıldığını gördüğüm sanatçılardır. eğer zaman bulup da prag'a yolunuz düşerse herhangi birini dinleyin, ne kadar iyi çaldıklarını anlayacaksınız. mesela birisi için jazz no problem in prague
bu de kendilerinin performansı efendim.
1 /