sokak hayvanları

1 /
goriot ana goriot ana
onlar bizim dostlarımız ; mahallemizin neşe kaynakları ,koruyucuları , pisicikler bakkalın , manavın , kasabın önünde uyuklasınlar , kimileri toprakta yuvarlansın , kimileri bir lokma yemek için çöpü karıştırsın , köpekler mahalleyi korusun , yabancılara havlasın , siz bir lokma ekmek verin kapınızın önünden ayrılmasın , onlar bizim dostlarımız , canlarımız ; ama maalesef çok üzülerek söylüyorum , insana bile değer verilmeyen ülkemde sokak hayvanlarını kimse takmıyor , onlar için ne yapıyoruz , hadi bir şey yapmıyoruz, bazi caniler, insan demiyeceğim dilim varmıyor , pisiciklerin kuyruklarını kesiyorlar , türlü işkenceler yapıyorlar , sevmiyosun bari rahat bırak hayvanları , ülkemizde sokak hayvanlarını korumak ve onlara yuva bulmak için yeterli kurum kuruluş yok , sadece bir kaç tane var onlar da maalesef çok yetersiz , sivil toplum özürlüsü bir toplumda yaşamak maalesef böyle bir şey , sokaktaki dostlarımızı koruyalım , en azından yemeklerimizi çöpe atmayalım , bi sokağın kenarına koyalım , bu sıcakların bastırdığı günlerde özellikle su koyalım , yetersiz barınaklara gazete ve mama yardımında bulunalım , elimizden geldiğince yetim kedileri sahiplendirelim duyurularla , en önemlisi de hayvan sever çocuklar yetiştirelim , çocuklarımız hayvanlara taş değil mama atsın . medeni olmanın gereğini yapalım , insan olmanın gereğini yapalım .
yaşlı çocuk yaşlı çocuk
acı çekenlerdir çoğu zaman.

geçen bi tanesini yaralı bulduk, veterinere götürdük, büyük bi yarası vardı, kedi bu arada, daha bi kaç aylık bi kedi. veterinerin önünde beklerken küçük bi çocuk yaklaştı babasıyla, kedinin de yarası açık diye çocuk kediye meyillenirken dur dedik, sevme şimdi, temiz değil, açık yarası var dedik babasına yaklaşmasın. biz sevicek sanıyoruz, daha bi kaç yaşında çocuk, yeltendi hayvana, tekme salladı bi tane, gelmedi allahtan. insanın doğasında mı var bilmiyorum. nası çocuktu lan o? biz çocuğu düşündük sevme dedik, o tekme salladı. böyle çocuk mu olur?
sularseller sularseller
evde beslenilen hayvanlardan kesinlikle daha şanssız olanlardır.pek severim ben bunları günlük yiyecek birşeyler veririm.küçük bir kedi görünce dayanamam severim.bazıları tekme atar bu yüzden kavga etmişliğim bile var.buarada durduk yere bir sokak köpeği birini ısırmaz canı acımazsa.
sorgusual sorgusual
elinden tutup eve getirdiğinde annen önce onun o kaçabilirse sonra senin kafana süpürgeyle darbeler indirir.
ikinizde kaçtıktan sonra babanın kafasına kırgırla saldırır.
-bu oğlanı sen bu hale getirdin sen bu hale getirdin sn bu hale gtirdin s b h g sen bu hale hale getir sen hae bu... dırdır da dırdır.
the last smoke bender the last smoke bender
kategorize etmeyi çok severiz biz insan ırkı. canlı cansız herşeyi büyük bir hırs ve hevesle tasnif ederiz. misal, kediler nankördür. ya da ne bileyim köpek insanın en iyi dostudur. bir olumlu bir de olumsuz örnek veriyorum ki konu daha iyi idrak edilsin.

neyse, bütün bu sınıflandırmanın, etiketleme işlermlerinin neticesinde hiçbir insan kendine olumsuz bi sıfat takma zahmetine girmez. zahmetten de ziyade istenmez bu durum. ama şöyle bir gerçek var ki sokak hayvanlarını göz önünde bulundurduğumuz zaman bu çok daha fazla ortaya çıkıyor; insan bencildir!

bu koskoca dünyanın sadece ama sadece kendisi için ayrıldığını düşünecek kadar bencildir. yaşama hakkına sadece kendisinin sahip olduğunu düşünecek kadar bencildir. örnekler çoğaltılabilir.

istisnasız her insan böyledir demiyorum. böyle olmayan insanları ayrı tutuyorum zaten. ayrı tutmamın sebebi de en başta belirttiğim konu ile ilgili. yakın yada uzak, etrafında gelişen olaylara duyarsız kalmayan/kalamayan insanların açıkcası bu tarz saçma sınıflandırmalara bulaştığını/bulaşacağını sanmıyorum.

geçtiğimiz yaz dönemi boyunca facebook ve benzeri sosyal paylaşım alarında başarılı bir kampanya yürütüldü. yaz aylarında sokak hayvanlarına 1 kap su isimli bu etkinlik başarılıydı ve fakat geniş bir kitlece kabul edilmedi. sözünü ettiğim kitle tabi ki dünyayı kendisinin sanan bencil kitleydi. ne oldu peki? duyarlı vatandaşlarımız zaten yaptıkları işi biraz daha şevkle yaptılar. gayet iyi niyetli bir kampanyaydı. burdan o kampanyayı başlatan insanlara teşekkür ediyorum kendi adıma.

insanlar diyorduk, bencildir. sokaktaki hayvanlara mama verirsiniz "benim evimin önünde mama verme" diye olanca güçleriyle kıçlarını yırtarlar. siz mama veya su verdikçe sizi tehdit dahi edebilirler, "belediye'ye şikayet edecem hepsini toplatacam burdan!". siz sokak hayvanları ile ilgili birşeyler yaptıkça adınız deliye dahi çıkabilir.

hiçbirine aldırmayın. tehdit ederlerse koskoca kanun var, atın önlerine okumaları var ise eğer okusunlar öğrensinler. unesco'dan bahsedin kendilerine. muhtemelen bu ismi bikaç kere televizyonda duymuşlardır anlamayacaklardır. olsun.

kimse unutmasın, dünya insanların kafalarına göre at koşturacağı bir yer değil. herkes bir şekilde duyarlı olmak zorunda.

ve son olarak sadece yaz aylarında değil, her zaman sokak hayvanlarına su verin. en kötü ihtimalle tanrı inancı olanınız sevap kazanır, inanmayan da vicdanen rahatlar. bu da birşeydir yani değil mi?
---

unesco'nun hazırladığı hayvan hakları bildirgesi için (bkz: hayvan hakları evrensel bildirgesi | site yardımcı sayfalar yaşamın tek olduğunu, yaşayan bütün canlıların ortak bir kökeni olduğunu ve türlerin evrimi yönünde farklılaştığını, yaşayan bütün canlıların doğal... haytap )

ayrıca şuna göz atmakta da fayda var, hayvanları koruma kanunu; (bkz: hayvanları koruma kanunu tbmm )
empayr strikes back empayr strikes back
özellikle kar ve soğuğun iyice bastırdığı bu günlerde su bile bulması zorlaşan hayvanlardır. yaşam onlar için çok zordur çünkü yaşam alanları betonlar ile doldurulmuştur. en azından kilosu birkaç tl'ye satılan mamalar ile bir parça yaşamalarına katkı sağlamamız gereklidir.

mamaya para vermesek bile kapının önüne koyulan 1 kap su bile, siz farkında olmadan birkaç kedinin hayatını kurtaracaktır bu günlerde.
dream endless dream endless
bizim kedi bile 5 dakikalığına dışarı çıkıp geldiğinde kar kamofilajlı komando gibi olduğu için açıkcası şu aralar dikkatinize muhtaç olan canlılardır, sonuçta o cok ayilip bayildiğiniz,inanılmaz aşklar etc etc etc diye giden milyon tane sıkıcı şeye ev sahipliği yapan istanbulunuzun en önemli figüranlarından olmak istemezsiniz.
pablohoney pablohoney
türkiye`de fazlasıyla bulunan hayvanlardır. abi karşılaştırmak istemiyorum başka ülkelerle ama olmuyor. 6 aydır amerikadayim yemin ederim bir tane sokak köpeği , kedisi , herhangi bir evcil hayvanı dışarda sahipsiz görmedim. birde türkiye`yi düşündüm , kalbime ağrılar girdi. her gün bir sokak köpeğine araba çarpıyor , sokaklarda kedi ölülerine rastlanıyor arada , üzücü bunları görmek .
turhanhoca turhanhoca
aha buraya yazıyorum
hayvanlara kötü davranan hayvan olsun
hayvanı sevmeden hayvan besleyen hayvan olsun
hayvan besleyenleri kayıt haltına almayan ve gerekli yardımları yapmayan hayvan olsun
bu hayvan olanlar kısırlaştırılsın
usako usako
haklarındaki yeni kanun tüm hayvanseverleri ayaklandırdı.

ayaklandırdı ayaklandırmasına da, işte ben bunu anlamıyorum.

sokaktaki hayvanların, özellikle de köpeklerin ne halde olduğunu görmüyor mu bu hayvanseverler?

belediyelerin sırf kendi sınırlarındaki insanlar "rahat" etsinler diye oralardaki köpekleri gecenin bir körü toplayıp, tercihen zıt görüşlü belediyelerin sınırları dahilindeki yaşam alanlarına bıraktıklarını; bu yeni gelen köpeklerle, bırakıldıkları mahallenin köpeklerinin doğaları gereği kan revan içinde kalana kadar bölge kavgası yaptıklarını, bu kavgada yenilenlerin veya kavgaya karışmayanların aç kaldığını; açlıktan saldırganlaşan köpeklerin insanlara ve sahipli-sahipsiz diğer hayvanlara saldırdığını, özellikle hava karardıktan sonra sokakta dolaşmanın son derece tehlikeli hale geldiğini, köpek sahibi insanların köpeklerini sopa, oklava, şemsiye gibi şeylerle dolaşmak mecburiyetinde kaldıklarını; sürü psikolojisiyle hareket edip araba kovalayan köpeklerin çoğu kez arabaların altında kaldığını, sürücülerin (özellikle de otobüs ve minibüs şoförlerinin) yolun ortasında yatan bir köpek veya kedi gördüklerinde "nasılsa kaçar" diyerek çoğu zaman aracı onların üstüne sürerek ölmelerine veya sakat kalmalarına sebep olduklarını görmüyorlar mı?

köpekler toplatılacak, hepsi uyutulacak demeden önce oturup 5199. yasayı baştan sona okumalarını öneririm.

evet devlet çok büyük ve standardı son derece yüksek barınaklar kurulacağının garantisini veriyor ve evet devletimizi tanıyoruz, muhtemelen standardı değil yüksek, son derece boktan olacak. ama en azından köpekler ölmeyecek, en azından aç kalmayacaklar. en azından insanlar güvenle yolda yürüyebilecekler. saldırgan köpeklerden arındırılmış bir çevrede yaşayan insanlar köpeklerden korkmayacak. köpek fobisi yaşayan insanların sayısı azalacak.

"köpeklerin yeri sokaklardır" gibi beş yaşındaki bir çocuğun bile kurmayacağı derecede zekadan yoksun sloganlar atmadan önce bunları bir düşünsünler derim.

köpekleri sokaklarda aç bırakmak için bir araya gelip hayvanseverlik taslayacaklarına, onları sahiplendirmek veya götürülecekleri barınaklardaki yaşam koşullarını iyileştirmek için kampanyalar düzenleyebilirler.

lütfen artık facebook'ta gördüğünüz saçma sapan bir afişin peşine takılıp coşmayın, pencereden dışarı bakın. o zaman köpeklerin yeri neresi anlarsınız.
sheref sheref
sokaklarda ki kedileri gördüm bugün, üşümeye, aç aç bağırmaya başlamışlar..

başı boş köpekler en diplere geçmiş üzüntülü üzüntülü bakıyorlar..

bazı şövenist orospu çocukları da buna göz yumuyor..

umarım o tasarı çıkar ve sokakta yaşadıkları bu kötü günleri yaşamazlar..

yazık gerçekten yazık, bir iki tane su kabı, bir iki tanesi ile eğlenip arkanıza bakmadan gidiyorsunuz. ondan sonra toplanmamaları için uğraşıyorsunuız..

haddı kış başladı bakın, istanbul için söylüyorum, alın hepsini evinize..

siktirin gidin hayvanları bile şovenistlik yapmak için kullandınız..

siz insansanız ben hayvanım evet..
veileama veileama
gözlerinde tedirginlik, korku ve güvensizlik var bu hayvanların. yüce insanın! kurduğu "yapay doğa"da sadece varolmayı deniyorlar, varolmanın tam da içinde, öylece kalabilmeyi. sokağın tüm pisliği, sesleri, vahşeti ve dinginliğinde, çok da sessizce varolup, çok daha sessizce ölüyorlar...
1 /