sokak röportajı

çaylakadam çaylakadam
taksimde mikrofon uzatıp da bilmem neyle ilgili ne düşünüyorsunuz diyle sorarlar ya, hah işte ona sokak röportajı deniyor.

bana hiç sormazlar. mutsuzum bu yüzden. herkes bunları reddederken, ben yanlarından sürtünerek geçerim, ama ııh. hiç sormazlar bana. her hangi bir şey sorsunlar, ne olduğu önemli değil! cevap vermeye gayret ederim. hiç bilmiyorsam atarım bir şeyler. ama bana sormazlar.

daha bugün yaşadım. meydan kameracılarla doluydu. bir tanesi 1 mayısa katılacak mısın diye soruyordu bi adama. yanından yöresinden geçtim, yok. sanki orda yokmuşum, görünmezmişim gibi... göz göze bile gelmedik mikrofoncuyla.

ama o engelli dergileri falan satanlar ya da anketçiler hep durdurur beni. onları da ben terslerim. yok yok, engelli dergisi alıyorum arada. hatta bi keresinde hemen parayı çıkarıp vermiştim elimde hazırlamışım gibi, kız çok sevinmişti. anketçileri cevaplayamıyorum ama kusura bakmasınlar. çok vaktini alıyorlar adamın.

ama biliyorum, bir gün bana da tutacaklar o mikrofonu. ne düşünüyorsunuz diyecekler. biliyorum.
enerjilülüsü enerjilülüsü
bugün ilk olarak mikrofonu kime tutsam diye düşündüğüm, başımdan atmak kurtulmak istediğim iş

ilk olarak kim sinirimi bozacak
kim kameraya bakarken gayet ciddi bir konu üzerine bişeyler zırvalamaya çalışırken gülümseyecek
kim mikrofonu ağzına soka soka konuşacak

öğlene kadar işi çıkarmış olmak da ayrı bi sıkıntı.

neyse buradan tekrar paylaşacağım, tıklanma rekorları kırsın icabında.

götümüz donacak millete iki kelime ettirecez diye.

haydi hayırlısı.
hayırlı işler, bol güneşler bana.
taştozu taştozu
konu: eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu nedir?

vatandaş: eski sevgili unutulur mu ki hiç ahh ahhh varya eski sevgilimle oturup konuşmak için herşeyi yapardım yani fakat ismini unuttum.

vatandaş2: otururm bi şişe rakı içerim geçer gider

biri de demiyor ki aga ayak serçe parmağımı sehpaya vururum geçer gider amk
taştozu taştozu
sokak röportajlarında şöyle bir soru yöneltilir;

+ vücudunuzdaki en büyük organ hangisidir.
- iki bacak arasındaki kamıştır.

adam bamyasına büyüteçle bakıyor beyler.
delipedro delipedro
bununla ilgili bazı kanallar var, youtube'da, abi soruyu sen sordun tamam, tamam da cevabı beğenmedin diye adamı niye konuşturmaz da onlarca dakika süren vaaza geçersin çocuğu ablukaya alırsın bilmem. üstelik cevapçının konuşmalarının makaslanması durumu da var. bunu yorumlar bölümünden mikrofoncuya söyleyim, varsa eleştirilerimi yazayım dediğimde de ne göreyim, video için yorumlar devre dışı bırakılmış. sokayım senin ropörtajına. sokayım derken dilimden kaçtı. isteyerek yazmadım.
kaptanlogarkapagi kaptanlogarkapagi
geçenlerde istiklal marşının ilk kıtasını soruyorlardı taksimde kimse okuyamadı ondan sonra bıraktım takip etmeyi ne acı...

korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
o benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
o benimdir, o benim milletimindir ancak.

çatma, kurban olayım, çehrene ey nazlı hilal!
kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celal?
sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal;
hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal.
ambarda darı yok evde karı yok ambarda darı yok evde karı yok
bu aralar youtube'da en çok izlediğim video konusudur. çok eğlenceli videolar var. eğlenceyi de geçtim çok değişik tipte insan psikolojisine tanık olabiliyorsunuz.

konuşmayı bile beceremeyenler,
i̇ki dakka önce söylediği ile çelişenler,
olayı tamamen yanlış anlayanlar,
kendini ön plana çıkarmaya çalışanlar,
aşırı rahat olup lafı gediğine koyanlar,
50 cm önündeki insana sesini duyurabilmek için son ses bağıranlar,
laf anlamayan cahille karşılaşınca trole bağlayıp manipülasyon yapan zekiler,
olayları karıştıranlar...

çok zevkli lan hahahahhahhaha.