son hafriyat

1 /
tark tark
-- arka kapak --

behzat ç., c,nayet büro amirliği'nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı...

başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (dizinin ilk kitabı her temas iz bırakır'ı okuyanlar bilir.) hayır, hala işinin başında! ama ağzını bıçak açmıyor. tek bir laf çıkmıyor ağzından. el işaretleriyle, çehresiylei suskunluklarla anlatıyor anlatacağını - ve tabi dellenmeleriyle...

bu bir ankara polisiyesidir...

behzat ç. ve ekibi, kötü bir renault toros'la sakarya caddesi'nden ayaş'a kadar altını üstüne getiriyor ankara'nın.

sadece cineyetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor ankara'nın. her yer hafriyat. kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı...

sadece onlar da değil ama... kendine "red kit" diyen bir adam da çukur kazıp duruyor. öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara - gömüp polise haber veriyor. çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı... belli, polisle bir meselesi var.

behzat ç. ve ekibi, ahlak bürosu'na bile nasip olup da hala kendilerine verilmeyen bir megane'ın hayalini kurarak, kötü renault'yla ankara'da fink atıp red kit'i arıyor.

bir ankara polisiyesi...

-- arka kapak --

emrah serbesin ikinci polisiye kitabı. adı üstünde ankara polisiyesi, ankara'yı bilmeden tadı çıkmaz... şaka lan şaka herkes okusun gözünüzün önüne gelsin ankara, hemen bitirin kitabı, sonra da türkler de polisiye yazabiliyomuş deyin.
merope riddle merope riddle
i̇lk kitabı beğenenlerin çok daha keyifle okuyacağı kitap. favorim yine harun tabii ki de. cevdet ''su kalmadı yeter artık'' bikbikbibk diye konuşurken ''bana ne lan ben zaten su içmiyorum çay içiyorum'' diyen harun candır. red kit çok akıllıca kurgulanmış bir karakter. aynı derecede korkunç ve soğuk bir herif. kitabı çok beğendim. i̇nanılması güç ama benim gibi ankara sevmeyen birine ankara'yı merak ettirdi.
jordann jordann
diziden sonra okuduğum için beni biraz utandıran bir kitap oldu, neden daha önce farkına varıp okumadım diye düşündüm, ilkini okudum önce ve bunu da okumak zorunda kaldım hatta 4. sü 5. si olsa onları da okumak zorunda kalırdım.

ilk defa bir diziyi ya da filmi izledikten sonra kitabını okudum. değişik bir hazmış genelde okurken kendi kafamda canlandırırdım tipleri ama bu sefer gerek kalmadı tipler zaten hazırdı ve cuk oturuyordu karakterlere .

kitapta hatta her iki kitapta da dikkatimi çeken ve hoşuma giden verilmek istenen mesaj ya da diğer bir deyişle çeşitli yerlere verilen ayarlar hiç gözümüze sokulmuyor, ince ince usul veriliyor.

***

pinhani'yi de kavak yelleri yeni başlarken tv de tanıtımları döndüğünde keşfetmiştim, televizyon o kadar da kötü bir şey değilmiş demek ki.
patikali yol patikali yol
----alıntı----

"gönül behzat ç.'ye, behzat ç. tavana bakıyordu.
uyanıp da gönül'ün yatak odasının tavanını görünce, eski bir dostu görmüş gibi sevinmişti. tavanda yelkenli yapmak kolaydır, üç noktayı birleştirmek kafidir çünkü. okyanus yapmak kolaydır, alakasız yerlerdeki beş altı noktayı birleştirmek yeter. bir kalp içinse ciddi hayal gücü gerekir."

----alıntı----
horny meydan horny meydan
cansu dere oynadığı için bu filme gitmeyeceğini iddia eden bir tayfa var. büyük grupların altında gidemediği ülkeleri turlamaya çalışan gruplar olduğu zaman "ben zaten alt grup için gideceğim, popüler kültüre ayak mantarlarım ve sivilcelerim girsin, inanılmaz cool'um" adamları türeyip ilgi çekmeye çalışıyorlar ya hani, aynı onlara benzettim bu yeni akımın poser'larını nedense. hayır behzat ç'yi seven bir tipsen sike sike gideceksin o filme, neyin tatavasındasın ki bre allahın adamı? vay anam "ben zaten behzat ç'den de hazzetmiyorum" diyorsan zaten o filme gitmeyecektin. maksadın ne baboli?

- ben son hafriyat'a gitmeyeceğim
- neden?
- cansu dere oynuyormuş, oyuncu mu o da bikbik de vikvik
- çok cool'sun :aşkvehayranlıktangeberenhatunbakışı

bu mu olay yani?
tatito tatito
bu filme cansu dere oynuyor diye gitmeyecekler varmış. lşdksakşlaskşlasşkl ulan abazanlıktan ağızdan sıçar, götten konuşur oldunuz arkadaş.
sagimbir sagimbir
okumaya direk ikinci kitaptan başladım diziden sonra biraz da endişeyle. ama kitap beni öyle içine aldı, öyle sürükledi ki bir daha bırakamaz oldum. elime aldığım gün bitirdim kitabı. emrah serbes'in eline sağlık vallahi. behzat amirim'e bir kez daha hayran bıraktı beni.
delphin delphin
kitaptan uyarlanmış filmlere duyduğum önyargı, heyecanını kaybetmemek gibi düşünceler nedeniyle kitabı aldığım halde beklettim, okumadım. ama behzatç.'ye bunca ara verilmişken nereye kadar sabredebilir ki bir insan evladı? dayanamadım, ucundan kıyısından derken bir solukta bitiverdi kitap. evet artık filmin sonunu biliyorum. ama bu filmi heyecanla beklememe engel olamadı tuhaf biçimde. belki daha az merak duyacağım ama daha çok tat alacağım kesin.
tospaaa tospaaa
elinize aldığınız andan itibaren sizi kendine çeken ve bir kaç gün içinde bitireceğiniz bitirdikten sonra da "ben naptım neden sindire sindire okumadım" diye hayıflanacağınız kitap.
1 /