sorrow

1 /
marooned marooned
pink floyd-momentary lapse of reason albümünde yer alan parça ötesi




the sweet smell of a great sorrow lies over the land
plumes of smoke rise and merge into the leaden sky:
a man lies and dreams of green fields and rivers,
but awakes to a morning with no reason for waking

he’s haunted by the memory of a lost paradise
ın his youth or a dream, he can’t be precise
he’s chained forever to a world that’s departed
ıt’s not enough, it’s not enough

his blood has frozen & curdled with fright
his knees have trembled & given way in the night
his hand has weakened at the moment of truth
his step has faltered

one world, one soul
time pass, the river rolls

ıt’s not enough it’s not enough
his hand has faltered
.... .... ......

and he talks to the river of lost love and dedication
and silent replies that swirl invitation
flow dark and troubled to an oily sea
a grim intimation of what is to be

there’s an unceasing wind that blows through this night
and there’s dust in my eyes, that blinds my sight
and silence that speaks so much louder that words,
of promises broken
dasein dasein
ing. yas,matem,keder..

bende her daim asil bir hüznü çağrıştıran kelime..siyahlar içerisinde matem tutan bir kadınla özdeşleştirdiğim içindir belki kafamda..
sir da ros floyd sir da ros floyd
acı, dert, keder, üzüntü, gam, matem, tasa. a momentary lapse of reason albümünün finali. (bkz: drum machine)

büyük bir kederin tatlı kokusu yayılmış yere
dumandan alevler yükseliyor ve karışıyor kurşunî göğe:
bir adam uzanmış düşlüyor yeşil kırları ve nehirleri,
fakat bir sabah uyanıyor hiç bir neden yokken uyanması için

aklımdan çıkmıyor anısı yitik bir cennetin
gençliğindeki ya da düşündeki, tam kesin değil
zincirlenmiş sonsuza dek ölü bir dünya
bu yeterli değil, bu yeterli değil

kanı dondu ve dehşete düştü
dizleri titredi ve yol verdi geceye
eli güçsüzleşti bu gerçeklik anında
yürürken sendeledi

tek bir dünya, tek bir ruh
zaman geçiyor, nehir akıyor

ve o konuşuyor yitik aşk ve adanmışlık nehriyle
ve sessizlik yanıtlıyor bu tatlı çağrıyı
karanlık ve sıkıntılı akıyor yalnız bir denize doğru
olacaklara dair tehlikeli bir ima

durmayan bir rüzgar var gecede esen
ve gözlerimde toz var görüşümü körelten
ve sözcüklerden daha yüksek sesle konuşuyor suskunluğu
yerine getirilmemiş vaatlerin

david gilmour
1 /