soru sormak

kısaveacısız kısaveacısız
cevap vermekten daha değerli olduğu iddia edilir. benzer şekilde yolda olmanın varmaktan daha önemli olduğu söylenir. bu manadaki ilk sözü kim söylediyse onu saçından tutup kafasını ard arda masaya vurmak isterdim.

bu gibi talihsizce söylenmiş sözler insanları mutsuzluğa sürüklüyor bence. bu lafı eden kişi aslında, soru sormanın en az cevaplar kadar önemli olduğunu anlatmak istemiş olsa gerek. şiddetli kadın-erkek eşitiliği savunucularının feminist olması gibi bir şey bu. amacından sapmış bir düşünce.

sonuç olarak, kim ne derse desin sonuçlar önemlidir.



(burayı ironi olsun diye boş bıraktım evet)
1n4001 1n4001
küçük çocukların gördüklerini yeni anlamaya başladıkları zamanda sık gerçekleştirdikleri eylem. genelde soru sorulan kişi cevap vermez.

-anne bu ne ?
+araba.
-anne ne bu?
+zürefa.
-anne ne bu?
+gölgen o senin.
-bu ne anne?
+...
-bu ne yaaa?
+....
tabuyoksunu tabuyoksunu
gözlemlediğim kadarıyla türkiye insanı için özellikle internette soru sorma stilleri şunlar..

1. kendi tercihlerini başkalarına da onaylatmak. özellikle bir ürün/satın alma hakkında soru soranlar, zaten tercihlerini yapmış oluyorlar, başkalarının bu seçimlerine ne kadar destek vereceklerini merak ediyorlar ve bu yüzden soruyormuş gibi davranıyorlar..

2. kötü tercihlerinin sorumluluğunu psikolojik olarak başkalarıyla paylaşarak kendini olası durumlarda rahatlatma sigortası olarak soru sormak. bunlar kötü tercih yaptıklarında psikolojik olarak çok etkilenen tipler. bu yüzden sorumluluğu yayma davranışları mevcut.

3. ne olursa olsun cevabı kabul etmeyen denyo tayfası. bu adamlar soru sorarlar ama izah edilse dahi kafasına yatmayan hiçbir cevabı kabul etmezler. doğru cevap(lar) verildiği halde hala soruyu sormaya devam ederler. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan türk halkının genel profili budur.

4. soru sorup kandırılmaktan korkanlar. soru ne kadar basit olursa olsun, bu tipler kandırılmaktan korkarlar. bunlar gerçekten sorularına cevap ararlar ama cevaplara karşı hep mesafelidirler.. özgüvensiz ve ezik tiplerdir, her cevaba kader sorusuymuş gibi kuşkuyla yaklaşırlar.

5. soru sorup herkese teşekkür eden oportunist tayfa. bunlar soru sorarlar ve her cevabı olumlu olarak karşılarlar. çevresini istifade kaynağı ve kendi kişisel gelişimini sağlamada bir araç olarak görürler. söylenen sözlerin aritmetik ortalamasını alırlar, ve aslında sorusunun cevabını başkalarından öğrendiğini kabul etmez kendilerinin ürettiğini düşünürler. herkese güvenilir gibi davranır ama hiç kimseye güvenmezler..

6. aslında ne soru soran ne de cevap bekleyen tipler. bunların tek amaçları muhabbet etmektir, soru soruyormuş gibi davranarak bir kanal açar, sosyalleşme eğilimine girerler. soru sormayı iyi niyet göstergesi ve kaynaşma vesilesi olarak kullanırlar. esnaf type zararsız kişilerdir..
suzy
zzhbrlo zzhbrlo
hem iş, hem özel ilişkileri kuvvetlendirmek için en iyi yoldur soru sormak. soru sormak, cevapları bilmekten çok daha etkilidir. eğer doğru zamanda doğru tekniklerle kullanılırsa sonuçlar güzel olur. ilişkiler de daha hızlı gelişir. adamlar kitabını bile yazmış :) güçlü sorular, sorularınız değişirse hayatınız değişir, soru sorma sanatı (bunu henüz okumadım ama diğer ikisi on numara)

konuşmayı yönlendiren olmak istiyorsanız soru sormayı seçmekte fayda var. tersi gibi görünse de konuşan değil, dinleyen yönetir konuşmayı eğer doğru soruları soruyorsa. ayrıca her insan birileri tarafından dinlenmek ister, bu da güveni artırır. bunun en iyi yolu da soru sormaktır çünkü sordukça karşıdaki açılacak ve anlatacaktır

özetle şu tarz soruların işe yaradığı söylenir;

-açık uçlu olmalı ve düşündürmeli. futbol oynamayı sever misin? değil de neden futbol oynamayı seviyorsun?

- sorunuzu açıklamaya çalışma gafletinde bulunmayın. sorun ve susun

- 'neden' demekten çekinmeyin. ilkinin devamı niteliğinde sorular sorun

- ilişkinizi güçlendirmek istiyorsanız, karşınızdakinin açılmasını sağlayacak sorular sorun. örneğin, 'eğer yapabiliyor olsaydın, nelere daha fazla vakit ayırmak isterdin' ya da 'bunca tecrübeden sonra, halen başarmak istediğin bir şey var mı' gibi

- kişi bir başarısızlık yaşamışsa ve üzgünse, ona cesaret vermek için 'ne öğrendin' diye sorulabilir (bunu kendimize sormak da çok faydalıdır)

- seni böyle düşündüren/korkutan nedir? hayır cevabından korkmasan nasıl davranırdın ?

örnekler çoğaltılabilir de çok uzatmak istemedim. belki arada güncellenebilir...