sosyal medya

22 /
katran katran
sosyal medya hesabında herkes ayrı bir insan. kimse olduğu kişi değil. herkes kadın, hayvan, çocuk hakları savunucusu güya bu mecralarda ama gerçeği hepimiz biliyoruz....
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
ürkütücü bir yer. müthiş korkunç.
kullandığım ilk ve en son sosyal medya ağı facebook'tu. onu da 2010da kapatmistim sanırım. ondan sonra ne twitter, ne instagram ne bilmem neyse artık adları. bir sürü ağ var adlarını bilmediğim.
facebook gibi bir platformun bile beni yormaya başladığı yerde kim biler diğer platformlar ne yoracaktı. ben gündemin stresinden, kötü haberlerden kaçtıkça twitter beni yakalayacaktı. ben yapay arkadaşlıklardan kaçtıkça instagram beni yakalayacaktı. aman allahım. düşüncesi bile korkunç.

neyse, geçen gün birsey araştırırken instagram hesabina ihtiyaç duydum. i̇htiyaç duydum derken kullanmak için değil. sadece markasına aşık olduğum bir servis takımının bir kaç fotoğrafına bakmak istedim renk seçiminde fikir edinmek için. abi, açıyorum sayfayı açılmıyor. fotoğraflara bakmak için üyelik istiyorlarmış puştlar. yapacağınız işi seveyim demedim hayır, aksine "salla aç bir fake hesap" dedim ve açtım. abi o nasıl birseydi. teker teker hesap önerileri geliyor ve işin komik tarafı bu insanlar çok eskiden tanıyıp da şu an görüşmedigim kişilerin hesaplariydi. evet biliyorum telefonumuzun rehberi, telefonunuzun mail geçmişi, fotoğraflar vs vs. bunların hepsi sebep o önerilere ama gerçekten son kez yıllar önce görüştüğüm kişilerin önerileri bana nasıl geldi abi. şimdi bu korkunç değil de ne?

aynı durum linkedin hesabı açtığımda da oldu. social network dediler, important dediler, aç dediler. açtık. kafamı sikeyim. ne gerek var dimi? abi istemiyorum ki ben o networku aslında. karşıma yine teeeee üniversiteden gıcık olduğum bir sürü tiplerin profili çıktı. elbette stalkladım ndhdbdhxb. i̇çimden küfrettim yine o suratları görünce. tüylerim ürperdi. ben sizi görmek zorunda mıyım ya ha. çıkmayın abi karşıma. ve aynı instagram gibi yine seneler önce görüşmeyi bıraktığım insanların profilleri vardı. enteresan gerçekten. böyle şak diye olmaz ki bu. anılara daldım. biraz da üzüldüm ha. neyse amk. koşarak uzaklaştım ve hesabı deaktive ettim.

bana göre değilsiniz canım. yıldızımız asla barismayacak sizinle. cağnım sözlük kullandığım tek sosyal medya, ki burda da anonim kalmanın keyfini sürüyorum.
randolph carter randolph carter
her an her şeyle karşılaşabilirsiniz ve bir mantığı olmak zorunda değil. buna rağmen dikkatli olmak zorundasınız. öyle bir mecra. özellikle, kurumsal hesap yönetimi yapacaksanız ya da bu alanda çalışacaksanız öncelikle insanların irrasyonel davrandığı gerçeğini bir kenara yazmanız gerekir.

birkaç ay önce mobilya kumaşı üreten bir firmanın hesabını yönetiyordum. üretilen kumaşlar ile ilgili bir gönderi paylaştım. adamın biri facebook gönderisinin altına upuzun bir küfür paragrafı yazdı. upuzun ama. döşedi herif.

ortada siyasi/dini bir paylaşım yok, birini rahatsız etmiş olması muhtemelen bir durum da yok. kumaş görseli var. ama adam gelip küfrediyor. öyle böyle küfürler değil hem de. bunun önüne geçmenin de bir yolu yok.
1
mevsimbaharı mevsimbaharı
son zamanlarda iyice sıkıldım sahiden. yani telefonu elime alıyorum sonra ne yapsam diye düşünüyorum bazen . önceden direkt instagram, twitter falan girerdim sırayla. artık çoğu şeyin hevesi kalmadı. paylaşımlar da yok neredeyse. en azından benim hesaplar ölmüş gibi. kpss çalışıyorum diye bazı sayfaları beğendim onları takip ediyorum az buçuk. başka da bir şey kalmadı.
daydreamer34 daydreamer34
hayatımızın bir parçası haline gelen günümüzün bağımlılığı her şeyi rahatça öğrenebileceğimiz, rahatlıkla her bilgiye ulaşabileceğimiz mecralardır. mesela geçen arkadaşlarla sanal da ne yapsak falan diye düşündük dışarıya çıkamadığımız için biri sanal turlara yada müzelere falan bakalım sosyal medya da meşhur dedi bizde onaylayıp sırayla bakmaya başladık sonra ziraat bankası müzesini keşfettik ben bilmediğim ve ilk defa gördüğüm için şaşırdım haliyle yani bir bankanın müzesi nasıl olabilir ki diye düşünmüştüm ama arkadaşlar harika bir müze tarihi eserler eski dönemlerden kalma eşyalar falan vardı ben aşırı beğendim sosyal medyadan da takipteyim.
ürkek ürkek
aktif olarak kullanıcısı olacak kadar fiziksel özelliklerim yok, o yüzden köşemde sadece layklamaktan öteye gidemiyorum. param da yok, böyle oraya buraya gideyim de, şurada şunu yaptım diyebileyim ühühü.

çok ilginç mecra ya. her telden insan var. i̇ş için kullanma ihtiyacını olanları ayrı bir noktaya ışınlıyorum. sürekli yediğini içtiğini paylaşan, kedisini gösterme temalı baldır bacak gösterenlerden gına geldi.

i̇ster istemez önyargı çukuruna sürüklüyor bu sosyal medya. ortaya konulan şeyler direkt zihninde bir profil oluşturuyor. karşındaki insanı tanımaya bile zahmet etmiyorsun, çünkü boş görünen profil boş bir insanla doğru orantılı olabileceğini düşünüyorsun. şekilcilik kavramı sanırım, bu bariz göze sokulabiliyor. artık bir insanı tanımak için emek bile sarfetmek istemediğimiz dönemler sosyal medyanın dezavantajlarından biri. profiline gir bak yeter.

güzel yanları var mı, tabii var. kafa dengi olduğunu düşündüğün insanlarla etkileşim kurup paylaşım içinde olmak çok güzel. herhangi bir konu, atılan bir tweet hakkında sohbet etmek güzel. özellikle şu pandemi döneminde oldukça güzel etkinlikler gerçekleşti sosyal medya üzerinden. faydalı değerlendirebildiğin sürece her şey güzel.

sosyal medyayı egolarını tatmin etmek için ilgi arsızlığı bazında kullanıyorsan durum içler acısı. ki çok fazla var, her mecrada.
the cekat the cekat
facebookta gelen arkadaşlık isteklerinin tamamı 60 yaş ve üstüne döndü. kapattım, ne zaman dönerim hiç fikrim yok. paylaştığım resimlere gelen yorumların da neredeyse tamamı hal hatır sorma üzerine ve şu elinde 10 tabelalı gözlüklü elamanın olduğu çıkartma ile dolu. hal hatır sormalara cevap verip karşılık veriyorsun siz nasılsınız veli amca diye. cevap yok.

i̇nstagrama da el atmaya başladılar yakında o da aynı olacak.

şu an en iyisi ve faydalısı twitter gibi duruyor.
filhamdiye filhamdiye
sadece instela üzerinden bulaştıgim mecra. daha fazla bulaşmayı düşünmüyorum. sosyal medya linç kültürünün tehlikeli boyutlara ulaşması, kirli ve yanlis bilginin fazlaliligi, insanların nerede ne yedim, nereyi gezdim, kiminleydim paylaşımlarının yarış haline gelmesi ve bunun baskasinin hayatina tamah edilmesine yol acmasi, vaktin öldürüldüğü bir nevi bağımlılık yaratacak uygulamalar olması sebebiyle mesafeli durulmasinda fayda var.
purge me purge me
öyle bir altın çağında ki, blog-forum tipi siteleri gömmekle kalmayıp open api yüzünden çöplüğe çevirdi. siteler kafadan 5 saniye geç yükleniyor anasını satim. tekil içerik bir satırsa gerisi sosyal medya. süper bir designer kız var diyelim, tişörtleri ilgimi çekti. bir giriyorsun sitesine, alttan ingtagram 2021 yaz trendleri widgeti fırlıyor yanda facebook tişörtseverler derneği widgeti, twitter'da tişört kelimesinden timeline akıyor. pinterest çıkmış konunun altından öneriler diye. sosyal medya bağımlılığı ve manyaklığı olayını anladık iyi hoş, 500 kere denilen sözlerle aynı tespitleri yapmayayım şimdi ama bari kendinize ait alanlarda şu zımbırtıları sağa sola koymayın iki satır orjinal içerik görelim ve üretin recaa ediciğim lütfen. nasıl bir çağda yaşayıp aşık olmaya ve evlenmeye çalışıyoruz inanılır gibi değil gerçekten. zihinsel üretim sıfıra yakın.
mei kusakabe mei kusakabe
psikolojik buhranlarımdan ötürü önce instagram hesabımı kapattım. sonra "güzide teyzen arkadaşlık isteği göndermiş kabul etmemişsin" gibi geri bildirimlerin önüne geçmek için facebook'u da kapattım. bi twitter'a elim gitmedi. onu da kapatsam dünyadan haberim olmayacak.

ha bu üç hafta boyunca doğaya dönüp mental huzuru filan mı yakaladım, pek sayılmaz, aksine hala aşırı alıngan,aşırı gergin, yer yer ofansif ve muazzam mutsuzum. hala yaptığım hiçbir şeye odaklanamıyorum. ama yine de aklıma getirmeseler aklımda bile yok aslında. yani az da olsa uzak olmanın rahatlatıcı bir etkisi var. ya da palcebo işte. dolayısıyla "instigrimi mi kipittin cinim, girimidim sini???" sorusunu yönelten 37. kişiye cevabımın kaba olmaması için çok çaba sarf ediyorum çünkü normal şartlarde böyle şeyler söylemem. ama hayat... neler yaptırıyor insana.sadece dilime vursa iyi.

(bkz:yanlış işler yapanların zamanla tipinin bozulması)

son zamanlarda gollum'a benzemeye başladığımı gözlemliyordum. i̇şte hiçbir şey tesadüf değil şu hayatta...
eski çaçalardan mehtap eski çaçalardan mehtap
slut shamingden nefret ediyorum, hem kendime yakıştırmıyorum hem de slutlık belli mekanlarda kaldığı sürece sonsuza kadar destekleyeceğim bir şey ama instagtamda, twitterda vesaire kendini her yönden "tanıtmak" isteyen tüm tanıdıklarımı sessize aldım, birkaç yakın arkadaşım dahil. bi' beş altı yıldır çok değişti bu insanlar, önünü de alamıyorum. önceleri sadece mankenlerin moda çekimlerine özenip havaya, yere, bakılması saçma olan herhangi bir yere mel mel bakıp fotoğraf çektirmek istiyorlardı ama artık çok uçlarda yapmaya başladılar bunu. alınan kıyafetler değişti, gidilen yerler değişti, yenilen şeyler değişti.
birinden şık kıyafetler ödünç alıp onunla bir daha asla gitmeyeceği pahalı bir otelin içinde fotoğraf çektiren tanıdığım var benim, yemeğin fotoğrafını çekip hikayeye koyamadan asla yemek yemeye başlamayan ve düzgün fotoğraf çekene kadar yemeği soğutan insanlar var. dayanamıyorum o yüzden de insanlardan soğumamak için elimden geldiğince bu yönlerini görmemeye çalışıyorum. herkes çiçek gibi oysa, içlerine bir şey giriyor bu uygulamalardan.
1
evre2ka evre2ka
tüm sosyal medya platformları için en iyi servisler medyapanelim.com'da hizmetinizde!
instagram, tiktok, twitter, youtube, facebook ve tüm sosyal medya platformları için her zaman güncel ve hızlı servisler uygun fiyatlarla medyapanelim.com'da.
medyapanelim.com
22 /