sosyete şaban

benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
kenan pars bir işadamıdır.ancak işlerinin kötü gitmesi sebebiyle iflasın eşiğine gelir.fabrikasının kapanmaması için yüz milyon liraya ihtiyacı vardır.derken aklına avrupa görmüş kızı periyi beşik kertmesi şaban ağa ile evlendirmek fikri gelir.kenan pars kızı peri ile birlikte şaban ağa'nın çiftliğine gider.ancak şaban ağa ne yapsa ne etse peri hanım'a yaranamaz en sonunda peri düğün günü çiftlikten '' senin gibi görgüsüz ayılarla evlenemem'' diyip kaçar.bunun üzerine intikam alma peşinde koşan şaban ağa kahya rolündeki ihsan yüce'nin şehirli yiğeninin getirttiği hocalar sayesinde görgü kurallarını öğrenerek tam bir zengin iş adamı olur.istanbul'da bir baloda peri hanımla tanışır ve iş adamı dilaver bey sıfatı ile onla evlenir.ancak peri hanım zengin iş adamı dilaver beyin beceriksizliklerinden o kadar yılmıştır ki
şaban ağayı artık mumla arar olmuştur

kemal sunal:şaban ağa
perihan savaş:peri hanım
kenan pars:peri'nin babası kadir bey
ihsan yüce:çiftliğin kahyası
sırrı elitaş:kemal sunal'ın adamı
hayri caner:kemal sunal'ın adamı
süleyman turan:ihsan yüce'nin yeğeni

senaryo:kemal sunal ve ihsan yüce
yönetmen:kartal tibet

filmle ilgili notlar ve replikler:
kemal sunal'ın kenan pars ile biraraya geldiği ilk ve tek filmdir.aynı zamanda perihan savaş ile birlikte çevirdiği iki filmden biridir.kemal sunal'ın fransızca öğrenirken öğretmeni ile girdiği diyaloglar,yemek yeme adabını öğrenirken yaptığı hareketler,peri'nin gönlünü alabilmek için sabaha kadar domdom kurşunu türküsü ve uzun hava söylemesi, çatıdaki horozu kovmak için fırlattığı ayakkabının camı kırıp perinin kucağına düşmesi filmin en komik karelerinden bazılarıdır.
blinkin blinkin
harika insan, mükemmel oyuncu kemal sunal'ın (allah rahmet eylesin...) komik ve eğlenceli filmidir. kaytan bıyıklarını burması ve sofradan yufkayla pilav yemesi üzerine perihan savaş'ın şok olmuş bakışları çok komiktir. izlenesidir...
maximus maximus
bu filmde ağalarını adım adım takip eden 3 adam çok komiktir. dans ederler, boyanmış sandalyeye otururlar, kurslara izleyici olarak katılırlar, tiyatro oynarlar, dayak yerler. asla ağalarının sözünden çıkmazlar, çok bağlıdırlar.