sound

tantun tantun
"son albümdeki saundunuz, öncekilerden çok farklı! " gibi kıl tüy dantel cümlelere neden olan kelime. yaw güzel kardeşim saund ne ya! hayır diyorum ki bu yeni nesil muzik habercileri, programcıları, gazeteciler falan kullanıyor, fakat bir bakıyorum geçen frekans'ta cahit berkay ustamız da saund diyor!! ulan eskiden bu laf yokken ne diyordunuz. ak.

-evet dear izleyiciler borrack gurubuyla yaptığımız chate kaldığımız yerden kontinyuediyoruz. yeni exclusive albümünüzdeki saund öncekilerden çok farklı, bu difference neden?
manha de carnival manha de carnival
canlı performans esnasında, kullanılan enstrumanların ve vokalin gerekli uyum içerisinde duyurulması durmuna sound denmekle beraber, stüdyo çalışmalarında tonmeister, aranjör, müzisyen üçlüsünün kayıt ortamında ortaya koydukları ürün olarak nitelendirilebilir.

''bu albümde şöyle iyi bir sound yakaladık, bu albümde fatmacayı bilmem neresinden vurduk'' diyenler acaba ne anlatmak istiyor?

özellikle 2 veya 3. albümünü çıkartan çıtır popçularımızın, yaz aylarında köpekbalıklarına jet ski si ile kafa tutan bu cengaverlerin sound kelimesini cümle içerisinde nasıl kullandıklarını, bu kelimeyi hakkı ile kullanan müzisyenlerin affına sığınarak irdeleyelim.

# ''bu albümde şöyle bir sound denedik''.

meali: valla baba siz bana soruyorsunuz ama ben anlamam, benim şirket anlaştı bir aranjörle, malum yaz geliyor. 1 ay gibi kısa bir sürede çıkmalı bu albüm. benim aranjörde topladı bazı cd ler, böle klezmer den 2 cıngıldak parçaya söz yazdı, trt repertuarından 9 8 lik bi parça bulduk anonim zaten parada vermedik. baktım bu aralar rock çok revaçta, elektro gitar olsun abi dedim, sağolsun cevat abi beni kırmadı. klibim yakında dönecek, prensib olarak sabah proğramlarına çıkmam ama seda ablayı kıramadım, dostlar sağolsun.

# '' türkiye'de sound çıkmıyor, bu yüzden kayıtları amerika'da mix londra'da ebede gübede......

meali: askerlik geliyor, askeriye adamın götünü oyar. 3 ay amerikadaydım, okula kayıt oldum, bu arada benim aranjör parçaları tamamladı bende gelip okicam, yersen.

# '' sound çok berbattı ''

bunun faklı anlamları olmakla beraber yer yer haklı bir serzeniş, bazen de mazeret beyan etme babında kullanılır.

meali: ben şarkıcıyım, girdim stüdyoya okudum şarkıları, tonmaister benim 1/2 sese varan detonemi örtmek adına pro toolsun bile limitlerini zorladı, ehhh tabi sound çıkmaz.

''gerçekten sağlam müzik yapıyoruz ama geçen konserde tesisat çok kötüydü''. meali: (konser saatinden sadece bir saat önce koskoca orkestra soundcheck yapmaya gelirse olacağı budur). akşama kadar nerdeydin? hem de açık havada.

# '' sounduna hastayım, onunla çalışmak istiyorum, mankenim, iç çamaşır kullanmıyorum''

meali: ben ozan'ın piyasasına hastayım, onunla bir gece kulübüne gitsem, çıkışta gazetecilere bir açıklama, 15 gün süren bir birliktelik işte sana albüm. bakma öyle, kırcan mı belimi?