sözlük yazarlarının hayattan öğrendikleri

1 /
peynir gemisinin kaptanı peynir gemisinin kaptanı
saçmalamayı bırak, birşey yokmuş gibi davranma. devekuşu misali kafanı kuma gömünce herşeyin gömüleceğini sanma. liseye başladın, bitecekti bitti; üniversiteye başladın bitecekti bitti... gençlik yılların başladı bitecek... hayatın başladı bitecek. lütfen diyorum, lütfen bazı şeyleri kabullen ve veledi zaman olmayı bırakıp ibnül vakt olmaya bak. unutma amacı olmayan birine hiçbir rüzgar yardım etmiyor, etmeyecek... daha vakit kaybetme, lütfen...
aşkınkızı aşkınkızı
kahramanlarla dolu hayatıma... düşüncelerle ve pişmanlıklarla dolu sabahlamalarıma, parçalı uykulu gecelerime, tükendikçe depozitosuz dolan gözyaşlarıma..acılı adana kıvamındaki sürekli iğne batan kalbime,yalnızlıklarıma, yaramazlıklarıma, aşkımsı hallere, tersten baktıran aşklara..birine kendini kaybedecek kadar aşık olmaya.. sonunda aklını kaçırıp, duvarlara çarpmaya, parça parça olmaya.gerçek aşka, kendimi unutmalarıma, hatırlayıp geri almalarıma..güvenmeye, çok güvenmeye hatta salak gibi güvenmeye. sonunda kazığı yiyip oturmaya.kavuşamamalarıma, sürpriz kucaklaşmalara, coşkulara, terk edilmelere, kendimi bir şey zannetmeye ve sonra, o zannettiğimin yakınına bile yaklaşmadığımı fark edip tepetaklak olmaya. geriye bakıp pişman olmalara, geriye bakıp gurur duymalara, ileriye bakıp vazgeçmelere, ileriye bakıp ümitlenmelere...



hesabımı göremediğim gecelerde ev turlamalara, yerle yeksan sarhoş olmalara, bizim kızlara, şişmiş gözlerime, ışıldayan gözlerime..gözümden kan getirenlere, mutluluktan ağlatabilenlere..sonuna kadar eğlenceye, güzelliklere, pisliklere, kötülüklere, kırık kalplere, onarılmış kalplere, ona, sonra ona, bi daha ona, sonra bana, önceki bana, şimdiki bana,gelecekte olmasını istediğim bana, umduğum bana, bulduğum bana.. ait olamadığım yerlere, sahibi olduğm yerlere, düzene,düzensizliklere, inandığm totemlere, kokuşmuş adetlere, insanı insan yapan düşüncelere, iftiralara, iltifatlara,itirazlara, itinalara...



inananlara, burun kıvırıp hırslandıranlara...paçamdan çekenlere, el uzatıp yukarı çekenlere, elimi tutanlara, kıçıma tekme basıp düşmem için çabalayanlara..hak ettiğimde sırtımı sıvazlayanlara...



gerçek dostlara, hakikatli düşmanlara, iyi filmlere, yoldaşlık eden kendime getiren kitaplara, şiirlere, şarkılara... parasızlığa, parayı savurmaya, sürünmeye, lükse..içinden çıktığım aileye,her geçen gün daha çok benzediğim anneme.bendeki mantıklı her şeyi inşa eden babama. ömür boyu garantili öbür yarımkardeşlerime. beni döve döve 'mükemmel diye bir şey yoktur, anın tadını çıkartmak wardır'ı öğreten şu hayata..tanıdığım tüm yüzlere, gelip geçen herkese ama herkese teşekkür etmek lazım heralde..

teşekkürlerr
comeasyouare comeasyouare
4s kuralı hayatın en temel kuralıymış.bunu ne kadar küçük yaşta öğrenirsen o kadar az acı çekiyorsun bir yandan da kendinden iğreniyorsun insanların seni çektirdiğin acıyla doğru orantılı sevmesinden.bir gün güçten düştüğünde aynı insanların bu sefer paran için yanında olmasından.gerçek sevgi diye bir kavramın bayanlar için çok paranın veya statünün altına gizlenmiş bir mesaj olduğunu biraz geç farkediyorsun. politikacılardan nefret ediyorsun. dini çıkarlarına alet edenlerden.hala ölmedin mi? o zaman sırf bunlarla mücadele için hayat yaşamaya değer.
demento demento
hayat şudur ki: istediğin bir şey gerçekleşmiyorsa "ühü neden olmuyor" diyerek ağlamak değildir.
asıl mevzuat; ağlamak değil, elinden geldiği kadar mücadele edebilmektir. kafanda kurguladığın ve olması için can attığın hayatı basit bir iki sorun yüzünden hemen ağlayıp vazgeçmek değildir.
hayatta herkes şanslı olmuyor elbette. güzel bir işin, seni anlayabilen kötü günde bile yanında olan bir sevgilin veya seni her yaptığın veya yapacağın şey için destek olacak bir ailen. bunlar olsun veya olmasın yaşamaya devam ediyorsun nefes aldığın müddetçe. o yüzden hemen bir olumsuz anda koyvermek yerine 2 gram mücadele etsen emin ol ki sen de bir şey kaybetmezsin, uğrunda mücadele ettiğin şey de seni.
1 /