sözlük yazarlarının hissettikleri

45 /
breakthisworks breakthisworks
ne çok şey hissediyormuşum.onun farkına vardım.4 defa yazıp silince."burası dünya! ne çok kıymetlendirdik. oysa bir tarla idi; ekip biçip gidecektik."diyip kapatıyorum konuyu.
tuzukuruhahahi tuzukuruhahahi
kafam ağrıyor aanfjdjk!
durduk yere aklıma eskiler geliyor.
hasretle değil tiksintiyle andığım şeyleri "yazık oldu" sızısıyla hatırlıyorum.
işim gücüm çok akşam olmuyor...
eyes eyes
hayatımın hiçbir bölümünde değer gördüğümü hissetmedim. ailem de erkek arkadaşım da hayvan gibi davrandı bana. hayatımın geri kalanında değer görmek gibi bir beklentim yok ama aşağılık biriymiş gibi de hissetmekten yoruldum.
gamlı baykuş gamlı baykuş
içim boşalmış gibi hissediyorum çok uzun zamandır. hatta hissetmiyorum aslında, çünkü hissetmek bu yazının kilit kelimesi. bir şeyler hissetmekten aşırı uzaklaşmış olmak en büyük sorunum sanırım.
o kadar ürküyorum ki bu hissizlikten, saçma paranoyalarla doluyor içim. kişisel ilişkilerimi tamamen hislerden arınmış şekilde yaşıyorum. kimseyle bağ kuramıyorum, eskiden kurulmuş olan bağları bağlı tutmaya çabalamıyorum; sadece alışılmış düzende devam ettiriyorum kişisel ilişkilerimi.

insani ve ahlaki değerler belirlememiş olsam, vicdani hassasiyetlerim olmasa hiçbir ilişkimi sürdüremem sanırım.

insan bu melekelerini nasıl yitirir, hangi yolda azalır ve yok olur insanın hisleri bilmiyorum. herhangi bir şey hissedebilmek için çabalıyorum, çabaladıkça bunun tamamen boşa olduğunu fark ediyorum.

hatır için yürütüyorum çoğu arkadaşlığımı; yıllardır tanışıyor olmak, kötü günlerde destek almış-vermiş olmak, maddi manevi bir sürü şey paylaşmış olmak tek motivasyon kaynağım. dedemin bir lafı vardı; "40 yıl görmesem 40 yıl daha sabrım olur." diye, hah işte, aynı noktadayım. insanları 40 yıl görmesem 40 yıl daha neredeler diye düşünmem.

not 1: bir araya gelince her şey mükemmel elbette, iletişim sorunu hayatım boyunca yaşamadım.
not 2: çok az insan için (çekirdek ailem hariç) özlemden beslenen ama ne olduğunu bilmediğim şeyler hissediyor olabilirim. yoklukları derbeder etmiyor ama varlıkları iyi geliyor. ha onların da 1-2 kişi olması ve bugünlerde hayatımda olmamaları daha hissiz yapıyor beni.
nickini unutan kız nickini unutan kız
evet... uzun bir aradan sonra kendimi yine burada, bu sayfada buldum. birilerine bir şey anlatacak gücüm kalmadı, çünkü insan ne anlatırsa anlatsın karşısındaki insan anlamak istediğini anlıyor. bir şeyler yazmayalı, içimi dökmeyeli o kadar çok zaman oldu ki...
gerek olmadığını düşündüm çünkü, buraya yazmak yerine insanlara anlatmayı tercih etmeye başlamıştım, kendimi açmaya, yaralarımı, hayal kırıklıklarımı anlatmaya. kendime şaşıyordum yıllardır içime attıklarımı paylaşıyordum artık. tabii acı da olsa bunun da kötü bir karar olduğunu anladım.

kimindi hatırlamıyorum ama bir söz vardı "sevmek mi daha güzel yoksa sevilmek mi ? sevmek, çünkü sevildiğinden asla emin olamazsın."

gerçekten öyleymiş. birini sevebilmek bu dünyadaki en emin olduğun şeymiş. ama işte bizi de sevdiklerimiz yaralıyor, parçalıyor, kanatıyor. tabii biz de sevdiklerimizi üzüyoruz, kırıyoruz, parçalıyoruz. çünkü sevmediğimiz insan zaten bizi yaralayamaz değil mi ?

benim de öyle oldu. bir hata yaptım ve hatamı telafi etmeye çalıştığımda insanların ne kadar acımasız olduğuna bizzat şahit oldum. insanlar bencil...
beni bin katı kırdıklarında, "ölümlü dünya" diyip affediyorum. ama binde biri kırdığımda mahvediliyorum. sonra dönüp bakıyorum geçmişe kendime kızıyorum "neden bu kadar kolay affettim ?" diye. bugün yine ağlayarak bunu sordum kendime. insanlar hep kendilerinde önemsedikleri şeyleri umursuyorlar. geçmişteki kendi hatalarını görüp telafi etme düşüncesinde değillerken, geçmişteki hatalarını görüp telafi etmeye çalışan insanlara acımasız oluyorlar. bunun nedeni sanırım kendilerinin öyle olmayışı... aslında kendi vicdanları onları rahatsız ediyor ve karşıdaki bir şeyleri telafi edeceği zaman "ben bu kadar iyi biri değilken senin olmana tahammülüm yok" diyorlar.

bu dünya değil, insanlar acımasız. dünyada bir salgın var insanlar ölüyor, hastalanıyor, can çekişiyor. belki sıradaki biz olacağız ? ama hala bir şeyleri kenara bırakıp gerçek insani değerlere yönelmiyorlar. çok üzgünüm içim paramparça. sanırım başımıza gelen her şeyi hakediyoruz, her şeyi. karma böyle bir şeymiş, anlıyorum şimdi.
devrimçiçeği devrimçiçeği
o kadar çok anlatmaya çalıştım ki. tartışma başlar iki tarafta yukselir, herkes kendisi hakli olmak ister kimse birbirini dinlemez, şiddetlenir ama bi andan sonra yavasca dusus baslar anlasilmalar baslar minik tatlı öpücüklere bazen de şiddetli bi öpüşe (kavga konusuna göre değişir o) bırakır kendini tartışmanın kavganın seviyeleri bunlardır.
yok arkadaş biz herkesin kendi haklı olması istediği aşamada ben haksız çıkarak ve katiyetle sen haklısın dememe rağmen kalıyoruz. adamın karşı tarafı anlamak gibi bi derdi yok. kafasında tek bir şey bi de ben 35 yaşındayım çocuk degilim tavrı çok şey görmüş geçirmiş amk.
çok aşık olduğum adamla anlaşamamak da varmış bu hayatta. hala çok aşığım ama ben idare edemem bu kadar yoran ilişkiyi bu kadar gaddar bi adamı. özür dilerim sevgilim sen beni terkettiğini düşün için rahatlasın ama bu ilişki zaten olmazdı.
akrep kadın akrep kadın
ne mi hissediyorum?
bugün tatil. eskiden olsa yalnız yaşıyor olmama rağmen gün içinde yapacaklarım( temizlik, alışveriş vs bile olsa) için bir hevesim olurdu. hazırlayacağım kahvaltının bir tadı...
şimdi istemiyorum. ne bu yataktan ne bu tavandan uzaklaşmak istemiyorum. karnım acıktı mı onun bile farkında değilim.
akşamları uyumak için hep ilaç gibi ekstra bir şey gerekiyor.
kendim, ailem ve çocuğumun akibetini ayrı düşünüyorum. çalıştığım arkadaşlarımın ayrı.

artik bizim de covid vakalarımız olmaya başladı çünkü.
ve artık bizim ekibin de (yoğun bakım) hastaları olacak.
o gencecik çocukların aileleriyle olan konuşmalarını dinledikçe neler hissediyorum bilemezsiniz.
- aldım anne.
-evet maskemiz var baba
-sen beni merak etme abla

herkes anasını babasını korumaya çalışırken, onlar evlerinden uzakta ateşin ortasında kalacaklar.
inşallah en az kayıpla, en az çöküşle bitiririz bu fırtınayı.
eski iyi günler geri gelecek mi? bilen varsa söylesin.


4
45 /