sözlük yazarlarının merak ettikleri

2 /
you know my name you know my name
ilk vizeyi kaçırdığım fizikte, ikinci vize ve finalden 25-30 arası notlar alsam hoca beni geçirir mi? içim içimi yiyor. bu dersten de kalırsam 2 dönemdir ucundan yırttığım gözetim artık bana bir tık uzakta olacak.
eny eny
ilk emir olan "oku" eylemini yaklaşık olarak 21 yıldır bir fiil gerçekleştirdiğim için cennet kapıları bana açılmış olsa gerek değil mi? allam nütfen öyle olsun yoksa yanmışım ben.
suskungeveze suskungeveze
soru başlık şeklinde ukte veren mi, o ukteyi doldurup başlık olarak açan mı, o başlığa giri giren mi, daha günahkardır?

şeklinde gereksiz bir örneği görülebilir.
eunike eunike
çok konuştuğumm ortamlarda 'ne düşündürdüm şimdi bu tiplere ben yaa'diye merak ediyorum..susup dinleyici olduğum ortamlarda 'ne düşündü acaba hakkımda eunike'diye düşünüyorlar mı..merak ediyorum
sivil palyaço sivil palyaço
hulk kardeşimiz belli bir raddede heyecanlanınca / sinirlenince yeşilleniyor, işkilleniyor devasa oluyor, üzerindeki kıyafetler yırtılıyor falan, ama don sapasağlam.

dona neden bir şey olmuyor, neden yırtılmıyor bu don ???
usako usako
çok fazla var çok. başlarsam bitmez ama deneyelim:

- yarınki farsça sınavı çok muhtemel bir şekilde götüme kaçtı. bunu kabullendim artık. farsça okusam bile anlamıyorum ve yanımızda sözlükle girmemize izin vermiyorlar. hayatımızın hiçbir bölümünde bir sikime yaramayacak bir ders için niye iki dönem "zorunlu" olarak kasıyoruz? ayrıca bu dersi neden tulga ocak'tan alıyoruz? neden? korkuyorum olum.

- bir sonraki gün de türkiye türkçesi var. dünkü sınavda kızın birine dedim ki "hangi makaleleri verdi, hangi konuları işledi" kız bir süre boş boş yüzüme bakıp "aaay sınavdan sonra söyleriiim" dedi ve sıvıştı. sonra da söylemedi. hayır çancı mısın? çan olsa çancı ol. ama çan yok? niye bu kadar malsın lan? ben gelmişim şurada dördüncü seneme, beni geçsen noluur geçmesen nolur?

- perşembe günü bir geçsin böyle sinirleri alınmış et gibi olacağım. yımışak. ama yine de perşembe günü olacağımız yeni türk sınavıyla ilgili kafamda şöyle bir soru işareti var: "dilek hoca yağmur'u mu sorar lan? (gerçi yağmur'u sorsa bir nebze iyi. sis'i sorduydu geçen yıl)"

- inkılap tarihinden milleti kışkırtıp "devletçilik ilkesini alıp yardıralım" demiştim sonra bir ay derse gidemedim. "bu cuma sınav nerelerden olucak lan?" diye sorsam beni oracıkta gebertirler mi yoksa sabaha mı bırakırlar?

-neden içimde zerre ders çalışma isteği yok? yapamıyorum yani. farsça bilmiyorum ve insanlar beni bu halimle kabullensin istiyorum. ama mesela sor zeyneb hatun, sana beyitler okuyayım. neden farsça?

- asdasd aklıma şimdi geldi haftaya da uygurca sınavı var lan. bak bu konuda da anlamadığım niye diğer üniversiteler gibi "yeni türk yazı dilleri" gibi bir ders açıp tüm dilleri tek bir dönemde bitirmek yerine yıllarca karahanlıca, harezm-kıpçak, çağatayca, uygurca, göktürkçe gibi cins cins dilleri görüyoruz? ne gerek var lan? bu bilgi gerçek hayatta ne işimize yarayacak?! bana ne aç barsın tsuyırkemesinden?

- dün hem halk edebiyatı ödevimin bir parçası olan hem de acayip zevk alarak okuduğum kimya hatun'u bitirdim ve şems'e karşı kinle doldum. ergen triplerinden geçilmeyen ve yarrak kafalı bir adammış çok affedersiniz ama. allahın tecellisini kimya'da görüyorum diye tutup kızcağızla evlenen, sonra da kıskançlığından ve "artık görmüyorum demek ki bu allahın tecellisi değilmiş. ilahi aşk olsa bitmezdi?" diye kızı döve döve öldüren, hayatının kimi zamanlarında mürid, kimi zamanlarında mürşid olan bu adama sormak istediğim tek bir şey var: ya allah yoksa?

bittin olum sen. yüzüne ilk tükürecek olan benim. tecelli tecelli diye gencecik kızın ağzına sıçan sensin bir kere. mevlana senin yüzünden mesnevi'yi yazmış ayrıca. 6000 beyit. boru mu? eee noldu? benim ne günahım vardı? ben niye okuyorum lan mesneviyi? çok kin doluyum şems'e karşı. hakeza burada yanlış anlaşılmayayım. allah olsun olmasın. beni bağlamaz. ben her türlü yırtarım. akarım yok kokarım yok. merak ettiğim o değil. allah yoksa mevlana olsun şems olsun mal gibi kalmayacaklar mı, ben işin o kısmını merak ediyorum.

bunlar hep vize dönemindeyim diye merak ettiklerim. bir de genel olarak merak ettiklerim var benim. misal:

- ne yiycez lan akşama?

- ilaçlarım nerde yine ya?

- telefonum yatağın içinde midir, sessizde midir, kıçımı şuradan kaldırmasam acaba çalsa duyar mıyım; yoksa kalkıp alsam mı?

- bu hayvan nasıl bu kadar çok işeyebiliyor? *

- bu bulaşıkları ben mi yıkayacağım?

- ıııı... tuvaleti değil de banyoyu temizlesem?

- bilgisayarın fanı niye bu kadar çok ses çıkartıyor?

- o kampanyaya katılıp, o über cep telefonunu alsam mı?

- niye hala mp3 çalarım yok?

- niye mütemadiyen hiç param yok?


örnekler çoğaltılabilir. ben kabasını aldım şöyle bir.
suskungeveze suskungeveze
ailecek beraber izlenen tv programları var ya, ya o ailede bir boşanma gerçeklerşirse bunların akıbeti ne oluyor? izlenme oranları değişiyor mu?
sessizsakin sessizsakin
birden bire sebepsiz gelen iç sıkıntısı ve kasvetin sebebi nedir?

hayallerimdeki özgürlük yalnız olmadan mümkün müdür?

peki hem ruhen bu kadar yalnız hem de sürekli bizi sorgulayanlar yüzünden bu kadar tutsaksak ne anladık bu işten?

bir de bu dünyadaki kaynakları bize yasaklayan nedir? kimin kurallarına göre niye küçücük gezegende bir avuç insan hiç dış müdahale yokken toplu halde mutsuzuz?
2 /