sözlük yazarlarının rezil olduğu anlar

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
1
glamorama
muhtemelen sözlükteki herkesin kendisinin orospu çocuğu olduğunu anladığı andır. bazıları rumuz almaya niyet etmiş ya o bakımdan şeyettimn bende.
nezamandidimhaci
önceden girilmiş bir giriyi tekrar girmesi ve bu girisini bir gün ansızın çöp kutusunda "daha önce girilmiş la" uyarısıyla bulabulması anıdır.. öyle anlarda çok utanıyorum sözlük. sanki birinin fikrini çalmış gibi suçlanıyorum halbuki kendi bencilliğime yediremem öyle bi durumu, hem yapmadığım bişey yüzünden suçlanıyorum hem de adam haklı beyler.. çok pis rezil oluyorum öyle durumlarda.. napiym lan üşeniyorum sayfalarca yazıyı okumaya. ben yazarım, hayır okur-yazar değilim, sadece yazarım.. okur-yazar olanlar çift anadal yapmış olanlar. ben itüsözlük yazarlık mezunuyum o yüzden yazıyorum..
everestttl
arkadaşla standart üstü, nezih ve sessiz bir restauranta gittik. wc'nin konumu, restaurantın girişine yakın; ama bizim oturduğumuz yer, rastaurantın en sonu. yani gitmek icin herkesin önünden geçmek gerekiyor. otururken zaten geçmiştik.

neyse... siparişleri verdik ve muhabbet etmeye başladık. o'nun üstünde mavi tişört, benim üstümde de mor bir kazak. bana dedi ki, "üzerindeki güzelmiş. yarın bir kızla buluşlacağım. bana ver de bir giyeyim." "tamam" dedim, "eve geçtiğimizde veririm." "hayır, ben buradan direkt kendi evime geçeceğim. şimdi ver" dedi. şaşkın şaşkın baktım. "nasıl olacak o?" dedim. lavaboyu gösterdi göz ucuyla. "haydi değiştirelim" dedi.

bu iş daha başından kokuyordu pis pis; ama haydi girdik bir kere. herkesin önünden ikinci kez geçtik, girdik lavaboya. boş olan bir tuvalet kabini bulduk. dedi ki, "hemen çıkaralım kabinde üstümüzü. giyinip, gidelim." "tamam" dedim.
tam üstümüzü çıkardık, değiştirdik. o anda bir kapı sesi! iki-üç kişi içeri geldi ve pisuvarlara yanaştılar. biz kabindeyiz.

aha dedik, şimdi sıçtık! nasıl çıkayağız buradan? aynı tuvalet kabininin içindeyiz. ne yapacağız diye düşünmeye başladık.

ben dedim ki, "madem bu işe bizi sen soktun, önce ben çıkayım, sonra sen çık." mecburen kabul ettirdim bu anlaşmayı. beklemeye başladık. nihayet ayak sesleri kesildi. ben kabinden dışarı bi' çıktım, adamın biri önümde. zaten iki kabin var. biri doluymuş, birinde biz varız. ben "merhaba" dedim, gittim hemen. tek boş kabin de benim çıktığım yer olduğu için adam içeri girdi ve bizim arkadaşla üç-beş saniyelik bir bakışmalarına şahit oldum çıkışa doğru ilerlerken.

"n'oluo lan, n'aptınız siz" dedi adam şaşkın bir şekilde. ben kaçıyorum, arkadaş da bir şey demeden hızlı adımlarla çıktı dışarı. e adama anlatamayacağımızı da biliyoruz olayı. o da yetmedi.

sonra bizim masaya giderken yine herkes bize bakarak konuşuyodu sanki. psikolojimiz altüst olunca tabii. öyle zannediyor da olabilirdik; ama sonradan anladık ki, tuvalete giderken ben mor, o maviydi. şimdi masaya gidiyoruz. o mor, ben mavi. masaya geldiğimizde siparişlerimiz gelmişti; ama yemeden hesabı ödeyip çıktık.
milord
bütün yazılarda, konuşmalarda kelimelerin yazılışlarına, okunuşlarına inanılmaz dikkat ettiğim ve en az benim kadar dikkat eden birinin yanında bir anlık boşluğa gelip kızıderili kelimesini kızıldereli olarak yazmak ve bu kelimeyi düzeltmeden 3-4 mesaj boyunca aynı şekilde yazmak.

halaa yanaklarımın kızarmasına sebep oluyor zira.
alamut terk
uzun zamandır görülmeyen eski bir arkadaşla facebooktan ekleşme sonucu ortaya çıkabilecek rezilliklerdir mesela.
bir erkek ile birlikte çektiği fotoğrafa istinaden özeline mesaj atarsınız.

- kızım çok tipsiz bu çocuk ya, yanına hiç yakışmamış, vakit kaybetmeden hemen yol ver, anası doğurmamış sıçmış resmen.
+ iyi ama o benim kardeşim ...
- ... ???
bohemkarınca
otobüste,boş bir yer buldum aman hemen oturayım nidalarıyla koltuğa kıçımı yapıştıracakken,babet fırladı gitti ayağımdan sözlük. sen ne ara ayağımdan çıkıp,35 metre ilerisine fırladın anlamış değilim sevgili babet. yerimden kalkıp ,tek ayağım çıplak bir süre dolaştıktan sonra ancak giyebildim seni.
ngerekliinsan
bundan 2-3 ay önceydi. ezgi diye bi arkadaşım yemeğe çağırmıştı . hemen fesat olmayın ailesiyle. sevgilim değildi ilkokul arkadaşımdı. her neyse ben sadece ben davetliyim sanıyorum. bi gittim ilkokuldan arkadaşlar da var. sevmediğim bi dünya adamı toplamış eve. her neyse yemeği yedik falan filan bunlar başladı ilkokul muhabbetlerine ben sıkıldım arada bunları dinliyor gibi yapıp gülüyorum falan ama elimde telefon twitter'a dalmışım . her neyse kızın babası geldi oturuyoruz öyle televizyonu açtı maç izliyor adam. barcelona'nın maçı vardı. futbol muhabbeti başladı. ben de eskiden felaket düşkündüm futbola ama son yıllarda eskisi kadar takip etmiyorum. bunlar başladı konuşmaya işte messi öyle messi böyle o sırada gol oldu. golü atan lavuk alexis sanchez'miş. bunlar başladı bu adam hakkında konuşmaya falan. sevmediğim çocuğun biri adımı zikretti.

-kanka bu alexis çok iyi di mi lan ?

diye. sonra ordan biri daha atladı yok lan neresi iyi david villa içinden geçer falan derken ben de katılayım muhabbete dedim ve şöyle bir giriş yaptım;

-aynen olm alexis texas çok iyi!

cümle ağzımdan çıkar çıkmaz jeton düştü terlemeye başladım! 2-3 tane piç anladı diğerleri mal mal suratıma bakıyor. anlayan piçler gülmekten ölecek ama. kızın babası da baktı bana sonra gülen piçlere baktı. ne oluyor gençler falan filan derken ben kendimde değildim amk. kaza bela biri söylese alexis texas'ın ne iş yaptığını bittim amk. kıpkırmızı oldum. neyse konuyu kapattılar falan filan. en son evden çıkarken ezgi geldi yanıma.

-"ben bile gülmemek için zor tuttum kendimi. iyi ki babam bilmiyormuş" dedi.
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın