sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

a sami bayraklı a sami bayraklı
aile apartmanında büyüdüm ben. ortanca halamda da nedendir bilinmez hep bi hazımsızlık vardı. aynı hasımsızlık büyük kızında da vardı. pek anlaşamazdık. bir gün şişme havuz almışlar, bizim bahçede şişiriyoruz, su doldurup yüzücez gibi bir durum oldu. şişme havuz da büyük olanlardan. bu işler için hazırlık yaparken bi anlaşmazlık oldu aramızda, beni sen giremezsin diye tehdit etti sanırım. sikerim lan havuzunu diyip (küfürsüz haliyle) çıktım, karşı apartmanda ahmet kankamın yanında aldım soluğu. hiç dert etme ortak dedi hallederiz.

mahallenin bütün çocukları bizim bahçede havuzu ve kurulumunu incelerken biz ahmetle plan yaptık. onların bahçede asma vardı önceden fakat kurumuştu ve kesmişlerdi. asmanın tırmanması ve gölge oluşturması için oluşturulmuş yaklaşık 12 m² (3mx4m) alanındaki oturma alanını çevreleyen tahta direkler yerindeydi. pazar günüydü, plan basitti, mahalledeki kooperatif inşaatından kereste, çivi ve muşamba çalıp asma alanının tabanına ve direklerin arasına çakacaktık. içini de muşambayla kapatıp hem kıymık batma riskini ortadan kaldıracaktık hem de su kaçırmayacaktı ve yaklaşık 15 m³lük bi havuzumuz olacaktı.

keresteleri ve muşambayı bekçinin dalgınlığında yürütüp bahçeye getirdik, bu sırada ahmetlerin apartmandan serpil abla naptığımızı sordu, havuz diyince ağzının kenarıyla güldü kolay gelsin dedi içeri girdi. mahallenin çocukları da henüz inanmıyordu ama kararlıydık. taban alanını çaktıktan sonra mahallede ilgi uyandırmaya başlamıştık. daha yeni bizim bahçe duvarının etrafında dolu olan çocuklar artık ahmetlerin duvara dizilmişti. eserimiz baya güzel gözüküyordu ve oldukça büyüktü. çocuklara da herkesi yüzdüreceğimize dair söz verince hepsinde bi neşe hasıl oldu.

kenar yüksekliğimiz yaklaşık 15-20 santimlere geldiğinde serpil abla tekrar camdaydı. seslere gelmiş olmalı. olayın ciddiyetini kavradı. çocuklar dedi yapmayın. evi giriş kattaydı. tüm yaz boyunca çocuk sesinden kafası sikilecekti muhtemelen ve bir sürü dağınıklık, su, çamur da cabası ama bu şimdi mi söylenir amk. bakın dedi barış daha 1,5 yaşında. düşer boğulur bi şey gelir başına. gelin vazgeçin bu işten küçük çocuklara bi şey olsa napacaz allah korusun dedi. bi şey olmaz abla biz koruruz barışı desek de kabul etmedi. delikanlı çocuklardık. zaten ailelerimiz de hırsızlığın işin içinde olduğunu öğrenince sikecekti bizi ama hırs başka bi şey işte. peki dedik. topladık tası tarağı, keresteleri ve muşambayı yerine bıraktık ve havuz rüyası orada bitti. kuzenimgilin havuz da patlak çıktı zaten kuramadılar.

bu hikayeyi niye anlattım? çünkü inanmıştım ve içimde kalmış. yukarda tas, su, kova falan dedince bi 20 sene öncesine gittim nedense.
bu başlıktaki 7168 giriyi daha gör