sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

finrod felagund finrod felagund
bugün arkadaşlarla sohbet ederken konu çocuklukta görüp de unutulmayan, travmatik rüyalara geldi. benimkinden bahsettim sırası gelince. bu rüyayı gördüğümde herhalde 11-12 yaşlarında filanım. bu arada o zamanlar sürekli kadıköy'e amcamlara gider, benden 14 yaş büyük olan, sosyal hayata dair birtakım problemleri haiz, bana kıymet veren ve sözüne değer verdiğim kuzenimle düzenli olarak yürüyüşe çıkardık. rotamız da haydarpaşa'dan başlar, moda çay bahçesi'nde onun soda, benim kola içmemle yarılanır, bir o kadar da dönüş ile sonlanırdı. tam da bu dönemlerde görmüştüm bu rüyayı. çocuğum. gördüğüm ettiğimle, öğrendiğimle allah'a inanıyorum. i̇slam'a. o tek rüya içerisinde birden fazla kez moda çay bahçesi'nde buluyorum kendimi. gidiyorum, köşede bir masada onca insan arasında altmışlı yaşlarında, yüzünde çizgiler olan, solgun yüzlü ve kıyafetli, kimseyle etkileşime girmeyen ve sürekli sürekli bir sigarayı söndürüp diğerini yakan bir adam var. ayrılıyorum, güya birkaç vakit geçiyor, gidiyorum yine. aynı adam, aynı ortam, aynı eylem. bu o tek rüya içerisinde birkaç kez tekrarlanıyor. sonunda dayanamayıp oradaki bir görevliye soruyorum; "kim bu adam?" adam yüzüme uzun uzun bakıp sakince "i̇srafil o. tek görevi var biliyorsun. sıkılıp duruyor o nedenle. sürekli buraya geliyor, çay ve sigara içiyor" diyor. uyanıyorum, kan ter içindeyim. bir rüyanın etkileyiciliği belki de ne kadar sinematik olduğuyla da ilintili oluyor böylece. yıllar geçti, nice kabus nice sevimli rüya gördüm ancak bu kadar eski olduğu halde aklımda kalan yalnızca bu rüya oldu.
bu başlıktaki 7166 giriyi daha gör