sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

371 /
badass badass
şu genel bir mesaj olarak şurada dursun.

sevgili yazarlar, babalar, cinsiyetim yazdıklarımdan anlaşılıyordur-anlaşılamıyordur bilemiyorum fakat ben erkeğim. bunu hiç gizlemeye ya da aksi yönde bir durum iddia etmeye yönelik bir şey yazdığımı da düşünmüyorum. allah aşkına kadın sanıp mesaj kutuma kayızlamayın, yürümeye vakit ayırmayın. boşuna vakit kaybediyorsunuz yemin ediyorum, daha verimli harcayın vaktinizi. şu giriyi de gördükten sonra da kadın sanıp yürüyen olursa ne diyeyim bilmiyorum.
id can t be blank id can t be blank
20-25 yaş arası kızların ne kadar çiğ ve itici olduğunu son iki ayda tecrübelerim sonucu anlamış bulunmaktayım. bana "ama hepsi öyle değil rörörörö" diye gelmeyin, bunların bana çektirdikleri 5 yıl öncesinden başlıyor. genelleme yapacak kadar ilişkim de oldu. umarım dünyanın geri kalanında kadınlar böyle değildir, psikolojik şiddet görüyoruz resmen. o yüzden ilk hedefim, işimi veya akademik kariyerimi yurtdışında kalacak şekilde seçmek olacak.

sizin bu hale gelmenize önayak olan klasik "türk erkekleri" kategorisinde değilim canlarım, bir kadına değil şiddet uygulamak; uygulayanları bizzat dövmüşlüğüm, karakola düşmüşlüğüm var. bir arkadaş olarak bile her zaman yanlarında olduğum bu dişi varlıkların, günü geldiğinde "kaancan berke bizim fazla yakın olduğumuzu düşünüyor" diyerek göt gibi ortada bıraktığını da unutmam mümkün değil.

siz artık benim gözümde şekli her şeyin önüne koyan, amsalak, parasıyla sizi hoşnut etmeye çalışan, aşık numarası yapıp sizden her istediğini alan, ve tüm bunlardan öte size saygı duymayan erkeklerin, tam olarak hakettiği ve aynı sizin de onları hakettiğiniz bir denklemde yer alan insanlarsınız.

bütün bu tecrübeleri yaşamadan önce, %1 ihtimal bile olsa gerçekten sevebileceğim bir kadının bu yörelerde yaşayabileceğini, ve aynı şekilde onun da beni sevebileceğini zannedip, o küçücük ihtimalin peşinden yıllarca koşturmuşum.

ama büyük yanılmışım, zira sizin çapınız beni sevmeye yetmezmiş.
prometheus maximus prometheus maximus
saat 22:42 ve bu şehirde ömrüm çalışarak geçiyor. saat 12'de evden çıktım şimdi eve gidiyorum ve daha 1 saat yolum var. sanırım delirme zamanlarım geldi. üç senede bir bütün gemileri yakıyorum. yine aynısı olacak sanırım.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
hepimizin muhakkak ki eski sevgilileri vardır;
olmaz, yürümez insanlar medeni(?) bir şekilde ayrılır dimi? bu sağlıklı olanıdır. eski sevgilim (eski) kankamla sevgili oldu, allah mutlu etsin dedik, geçtik. herifçioğlu hâlen bir yerlerde bana laf sokmanın derdinde ya? bana saygın yok, kendine saygın yok anladık ki biliyorum zaten de en azından hayatındaki kadına saygın olsun, işine, ilişkine bak... aynı zamanda senin gibi birinden ayrılarak ne kadar doğru bir karar verdiğimi zatin biliyorum sürekli bunu kanıtlamana gerek yok.


müsait bir yerde lütfen
ambarda darı yok evde karı yok ambarda darı yok evde karı yok
ne olduğunu bilmesem, çoklu kişilik bozukluğum olduğunu düşüneceğim.

bi tarafım, istedikten sonra her şeyi yapmaya muktedir olduğumu söylerken diğer tarafım, bu güne kadar ne yaptın da bundan sonra ne yapacaksın ? diyor.

bi tarafım, her ânın başka bir zaman, her zaman ise başka bir olasılık ve tercihtir. tercihlerin hayatını şekillendirir, kaderinin iplerini eline al diyorken, diğer tarafım, ya birader, bak iyisin hoşsun da boş konuşuyorsun. bırak sürekli düşünüp kafa yormayı, bi iş bul, evlen, çocuk yap ve gelecek neslini bari kendinden daha iyi bi hale getir ki faydan olsun. kendine geç kaldın bari nesline geç kalma vakit geçiyor diyor.

sanki tek bedende iki farklı adam yaşıyor. birisi, idealleri olan, dünyaya iz bırakmak; ismini kazımak isteyen bir kaçık. diğeri de ruhsuz, salt mantık temelli, garantici, rahatına düşkün bir düz adam. ağzıma sıçayım kendimin.
akşam yatmak bilmez sabah kalkmak bilmez akşam yatmak bilmez sabah kalkmak bilmez
ne zaman bankadan arasalar ya bir şey yetiştirmeye çalışıyorum ya toplantıdayım ya sıkış tepiş dolmuştayım. yakalasam aramayın bir daha kardeşim diyeceğim çünkü kredi kartını kullansana diyecekler biliyorum. kullanmıyorum kardeşim zorla mı alla alla, puanlar, bonuslar, paracıklar, selocanlar umrumda değil. ne kadarım varsa o kadar harcarım ben. düz adamım demiş miydim?

taksit de yaptırmam.
iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı iwouldpreferkalıbındanhoslasmayaningilizceerbabı
elinden gelenin en iyisini yapmak çok güzel bir şey.elinden gelenin en iyisini yaptığında buna rağmen gidenlere şöyle ağzını doldura doldura "siktir git" diyebiliyorsun.peşinden koşacak,yalvarıp yakaracak zannedenlerin kapı çarparkenki o kibirleri öyle eğlenceli oluyor ki o siktirden sonra.hele hele "dur sen kovmadan ben kovayım seni" işgüzarlığı ve hızıyla yapılanı.dünyada yapılan pek az şey böylesi tatmin eder insanı.

menfaatçilik çok bağıran bir şey.menfaatçi olduğunda işin düştüğünde koştuğun adama artık o kadar da ihtiyacın olmadığında dünyanın en kötü insanı muamelesi yapabiliyorsun.hatta iş yüzsüzlükle de birleşince sanki senin saymadığın hatır değil de kimsenin saymadığı verilenler mevzuymuş gibi bir de insanı suçlu çıkartmaya kalkabiliyorsun.ama dedim ya menfaatçilik bağırıyor.insan anlıyor kimin ne bok olduğunu.zaten şu dünyada en korkunç tipler,menfaatleri için herşeyi ortaya koyanlardan çıkmıyor mu?siz hala yarattığınız öcülere korkunç deyin.peh.

çok insandan nefret edebiliyorsunuz şu hayatta.çok insanla hasım olup,çoklarıyla boğaz boğaza gelebiliyorsunuz.ama pek azından tiksiniyor insan.pek azının acizliği korkaklığı saygısızlığı vefasızlığı vs. mide bulandırıyor bu kadar.insanın ne kadar yükseldiği değil sonunda ne kadar düştüğü önemlidir.dünyadaki nadir hayra alamet mide bulantılarından bu da.sizi dostluğuyla da düşmanlığıyla da varlığıyla da yokluğuyla da sadece pislik ve zarar getireceklerden koruyor.

bir de insan ilişkilerinde hata daima zincirleme yapılıyor.birinin hakkında yanlış karar vermek,devamında kendi yanlışında tutar bir taraf yaratabilmek adına gerçeğin granitten sert duvarlarına tırnaklarla girişmek oluyor.sonra kan revan içinde yediğin boku anladığında gerçeğin duvarını tırmaladığın için,olmayan bir bahaneyi,o çapın çıkaramayacağı nitelikte bir eseri,yahut o karakterin asla bir araya getiremeyeceği lafları ararken bir bakmışsın elin boş,üstelik suçlu kalakalıyorsun.

insanı yaşatan şüphedir.güven,aşk,dostluk,sevgi vs. bunlar daima hak edilir.yanlışta olan ısrar etmesin,dönsün.ne kadar içine işlediyse işlesin,ne kadar içeri girdiyse girsin.nefes aldığınız müddetçe ne kadar acıdığı önemsiz.gireni çıkartıp atmaya bakın.içeride kangren olmadan
371 /