sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

377 /
naletmurphy naletmurphy
neredeyse hayatımın her döneminde yalnız kaldığım zamanlar oldu. o yüzden yalnızlıktan korkmak değil de bazen insan kendisini anlayacak birilerini arıyor etrafında. yoksa yalnızlık kaçınılmaz zaten^^
kandırılmışlık kraliçesi kandırılmışlık kraliçesi
ilk altı ay rüya gibiydi. altı ayımız. sonra birden kaybetmeye başladık.. ne yapsam olmadı, yetmedim.. bi heyecan varmış,  adı heves olan ve yitirilen. ben diğer heyecanlarına yenildim.. buna izin verdin.
bense sonsuza kadar bi rüya içinde dönüp duracağıma inanmıştım. başım dönene kadar sevgiden boğulana kadar.
insan sevmekten kaybeder mi? 
evet kaybeder..
inandığım yerde kalakaldım. bir put gibi. sonra gelip beni kırdın. paramparça ettin inanmamı.
üzülme..
şimdi suspus bekliyorum.
uyanmayı..
(sadece kraliçe ve ben pizza olamadım)
zeitgeist zeitgeist
şimdi külçeler yüklüyüz şaşılacak bir biçimde
sokaklar gittikçe katı bizim adımlarımıza
bizden artık akması beklenilen kan da aktı
kovulduk ölümün geniş resimlerinden.
kan ve demir kelimeleri söyleyince
elbiseler içindeyiz, şehrin içinde
kimsenin uykusunun fesleğen koktuğu yok
eski savaşçılar vesair geçmiyor bulutlardan
en ıssız duyguların ucunda karakollar
asmaların altı tuzak ve tuzak caddelerde
külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu
gözler kısılıp bakılıyor bize.
biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerlerde güneş
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.
yaseminkokulupatika yaseminkokulupatika
fazladan efor sarfetmeden yürümeyen, emek üstüne emek, çaba üstüne çabayla bir yerlere anca anca gelebilen ne kadar ilişkim varsa bundan sonra bitti benim için. her şey müşterek... insan ilişkilerinde emek karşılıklı olduğunda anlam kazanıyor. çırpındıkça, kendinden verdikçe, eksiliyorsun. geriye kalan da sen olmuyor zaten o ilişkide.
thomas shelby thomas shelby
aşırı temkinli ve konforuna düşkün insanlardan çok korkuyorum. az önce hastam sedyeden kalkarken, cebinden kerata çıkardı, ayakkabısını giydi. ona şaşırmak üzereydim ki çantasından küçük bir vantilatör çıkardı. vantilatör lan. tamam maksimum 10 cm falan ama ne bileyim ya. off hayatımı şu kadar sevsem, her şeyi çok iyi bir şekilde başarabilirdim.
3
elcordobez elcordobez
hayvan gibi sıcak bir mersin gecesinde yaradana sığınıp klimayı açarak twitterda geze geze uykumu getirmeye çalıştım. yaradana sığınmadım aslında, akşam işten döndüğümde elektirik faturam sadece 86 tl gelmiş buna sığınarak açtım klimayı. hatta buna sevinçten apartmanı başkentli resul oyun havalarıyla inlettim. makarnanın yanında bir kâse daha yoğurt yiyerek kendimi zengin hisettim.

twitterdan da uyku tutmadı bir sigara daha yakayım dedim. ölmeden önce yahuu yaşamında en çok gurur duyduğun neler vardı sorusu sorulsa nasıl cevap veririm diye düşündüm. büyük ihtimal o zamanlar gelince de yine kendi kendimle konuşuyor olacağım. umarım halâ sözlükler de olur.
buna cevaplarımdan biri ali ekber çiçekle aynı yy'de doğmuş olmaktır. büyük ustanın çağdaşı olmaktır.
diğer cevabım ise yüzlerce umut kırığına rağmen yaşadım ulann!! olacak. aşk kırıntısıyla doymayı bile kim kaybetmiş biz bulacağız bu zamanda. yahut hayal kırıklıklarından şikayet edecek lüksü kim verir ki bize.
iyi bir umut ve hayal amelesi olduğum için yaşamım boyunca kendimle gurur duyuyorum. bir gün bu amelelikte iş cinayetiyle ölmek dileğiyle...
arthurdentintr arthurdentintr
rasgele birine yazıyorum, erkekse ben erkeğim krdşm, kız ise manitam var ve ya yok ben almayayım vs vs.. ne biçim insanlar olmuşuz lan. böcekleşmişiz iyice, kendi deliklerimiz var onlardan başımızı çıkarmaya korkar olmuşuz. insanlarla iki muhabbet etmekten neden çekinir ki bir insan eğer karşısındaki saçma sapan hareketlerde bulunmazsa. şurada selam yazdığımda sevgilim var diyeni gördüm, yav arkadaş ben senin cinsiyetini bile bilmiyorum bu ne afra tafra. bi kendinize gelin ya. bir de sadece tanıdıklarıyla konuşanlar var, onlar kötünün iyisi, anasının karnından arkadaşlarıyla gelmişler dünyaya onlar kızmamak lazım(?) tanıdıkmış falan geçin bunları, kim kimi ne kadar iyi tanıyor ya!
sodalimon sodalimon
şeytanın yoluma çıkıp ruhumu satmamı istemesini bekliyorum. tek dilek hakkı için sahip olduğum her şeyi vermek için bir yol arıyorum. sabah olmayan gecelerde her caddede arıyorum. tanrının hiç bir evinde tanrı yok. bu hayat en çok bana zor çünkü hiç sahip olamayacağım bir şeyi istiyorum. bu hayat en çok bana kolay çünkü kaybedeceğim hiç bir şey yok. sahip olduğum evde kalmıyorum; kariyerim boğazımdaki idam ipi. yaşadığım yer benim kafesim, hapisim. tanrı herkesten daha cimri. ben böyle sıkı pazarlık yapan kimseyi görmedim. tek bir şey için ne versem kabul etmiyor. oysa tek isteğim bir otel odası büyüklüğünde bir yerde bir kucaklık mutluluktu. imamlar boşuna ezan okuyor. sezen çaldırsan tüm camilerden, herkes kalkar rakı masasını kurar. dualarını değil kadehlerini kaldırır semaya...
bilemeemm bilemeemm
koştu koştu, şimdi de koltuğun kenarına vurup göz kapağını patlattı. hastanede feryat figan zorla doku yapıştırıcısıyla yapıştırdılar. hiç kimse evladıyla sınanmasın. ona hiçbir şey olmasın.
nickbulmak nickbulmak
geçer mi ? gün boyu bomboş düşünerek. iç huzursuzluğunu gereksiz uğraşlar ile bastırarak , geçer mi kendin olmayı başarmaya çalışmaktan vazgeçerek ? geçer mi zamanı bir şekilde öldürerek ? istemediğin şeyleri sırf geçsin diye yaparak geçer mi ? geçmez !! kapanmaz bazı yaralar ... bir dokunuş bir sarılmak kadar etkili değil hiçbirşey.
377 /