sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

407 /
kucukkadın kucukkadın
şu kısa dönemde ne çok şey değişti hayatımda. bana uzak olan ve yapmam dediğim ne çok şey yaptım.
evlendim mesela..
ciddi ciddi evlendim. sevemem dedim yeniden sevdim. hayata yeniden gülemem dedim şimdi hunharca gülümsemelerim bulutlara kadar ulaşıyor. bir daha bana kimse iyi gelemez dedim kanayan tek bir yaram kalmadı. sevgi öyle güçlü bir şeymiş ki insanı baştan yaratıyor. yeter ki hayatınızda size sizden daha çok değer veren biri olsun. sevmeyin diyemem ama önceliğiniz hep sizden daha çok seven biri yönünde olsun derim. umarım kalbi kırılmadan büyüyenlerden olursunuz.

sevgiler.
retrouvailles retrouvailles
başından beri yanlış sandığım çoğu şeyin doğru olduğunu öğrendim. ailemi zaten çok severken; son beş ayda, kördüğüm diyebileceğim bir bağla daha da bağlandım. birkaç haftaya tamamen ayrılacak olma düşüncesinin bu kadar yıpratıcı olacağını bilmiyordum, acı şekilde öğrendim. her değişimin, beraberinde gelen o müthiş anksiyete ataklarım, en sonunda panik atak ve süresiz ilaç kullanımıyla sonuçlandı. tek arkadaşımla ilişkimiz, arkadaşlıktan dostluğa, hatta belki de neredeyse kardeşliğe taşındı. bundan memnunum. bu yaştan sonra değişmem diyordum, karakterimin değiştiğini gördüm, değiştiğimi söyleyenleri dinledim. bundan da fazlasıyla memnunum. duruldum, dinlendim, sindim belki biraz ama şöyle bir silkelenip kendime geldim. değer yargılarım ve hayata bakış açım değişti ama öte yandan da hayli yoruldum. birkaç şeyin pişmanlığını hissediyorum evet ama düzelteceğime inanarak yazmaya geldim. hayat beni nereye savurursa, önüme ne koyarsa, onu yaşayacağım bundan sonra. gözüme güzel gelen her rengi, burnuma güzel gelen her kokuyu, elimin değdiği güzel her dokuyu, müthiş bir yaşama isteği ile seveceğime söz verdim. sözümden dönersem, bu yazı burada dursun.
tuzun ruhu tuzun ruhu
iki üç gündür kafam bozuk. aşamadığım şeyler farkında olup yine de dayanamadığım konular olması gerektiği yerden daha ileride tuttuğum insanlar var.
üniversitenin ilk senesinde hayatımda ilk kez birine sırrımı açtım. o sır hala güvenli bir şekilde onda. çıkmayacağını da biliyorum. o sırrı açtığım günden itibaren yaklaşık üç hafta gözüme uyku girmemişti. göze nasıl uyku girememesini o günler öğrendim. bu güven problemiyle bir sır açılmayacağını da. anlatamıyorum kimseye bir şey güvenemiyorum aşamıyorum bu durumu. çok karışığım çok. bir gün ahmed arif bir gün didem madak.
beni bırak göğe bakalım beni bırak göğe bakalım
asıl mesele ne biliyor musunuz? erkekler geçmişleriyle sevilmek istiyorlar, bu yüzden büyüyemiyorlar. kadınların ise sevilmek için bir tek şimdiki zamana ihtiyacı var. onlar tam şimdiki halleriyle sevilmek istiyorlar. siz erkekler zor, kötü ya da sevgisiz geçen çocukluk günlerinizde vücudunuza batan dikenleri, kıymıkları öpe okşaya çıkaracak bir kadın düşlüyorsunuz, sevgiden anladığınız bu!
gidenlerden gidenlerden
karantina döneminde sokağımızın sevilen müzmin bekarı oldum. nasıl oldum ben de bilmiyorum. teyzeler bana kısmet bulma peşine düştü artık. gelinen son nokta.

hiçbir şey hissetmeden gülümseyerek izliyorum onları.
lakatos10 lakatos10
bugs bunny denen warner bros karakterine aşırı şekilde uyuz oluyorum. tipi, havuç yiyişi, ses tonu her şeyi ile tam bir yavşak insan silüeti. bir ara vakit ayırıp araştırıcam ibneyi. peşindeyim oğlum bugs buny!
4
407 /