sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

407 /
rose whisper rose whisper
uzun aradan sonra hasta moruğun dersine geldim. anlatılmaz yaşanır kendisi. gençlik düşmanı tipik tutucu yaşlı.

geçen dönem okulun şikayet sistemine kendisi hakkında şikayet yazacaktım ama bu okulda korunuyor bence o yüzden olan bana olur bir daha derslerinden geçemem diye bir şey yazamadım. bu tarz durumlar için başvurabileceğimiz ve gizli kalacağımız bi merci yok mu ya? bu okuldan mezun olmadan bu adamın kendine çeki düzen verdiğini görmek istiyorum. ismimi söylemeden gidip dekanla konuşsam sizce ne olur?

bu ruh hastasına diploma vermeyi geç bi de prof yapmış yurdum üniversiteleri.

karşısına geçip bunları söyleme imkanım olmasını o kadar isterdim ki. şu an mesela kendisine kafa atmak isterken, nefret ederken yüzüne gözleri öğrenme aşkıyla yanan genç itaatkar bir beyinmiş gibi bakıyorum..

sınıf da bu adamın her türlü zorbalığını normal karşılayan gerizekalı ineklerle dolu. kimse ses etmiyor bu ruh hastasına, örgütlenmiyor kimse.

kendisi bile farkında. diyor ki biz hocalarımıza itiraz ederdik siz hiç sesinizi çıkarmıyorsunuz hiçbir şeyde.

bu arada böyle dediğine bakmayın koyu akpli. kendisinin sesimizi çıkarmamızı beklediği konular siyaset falan değil. reise hiç ses çıkarılır mı.

edit: ingilizce sesler çıkarıyor ama herkes arkasındakine önündekine bakıyor ne diyor anladınız mı diye. kimse bir şey anlamıyor ama var birkaç inek sürekli soru soran magma seviyesinde bi desibelle konuşan bu adamdan ne anlıyorlarsa artık. 100 alan vardı bi de bu maldan?! yemin ediyorum kayıp malezya uçağı bile bana bu kadar gizemli gelmiyor. bu adamın kendisi bile kağıdından yüz alamaz. çabalayıp bu malı anlayanın kafasını sikeyim.
beybiligirl beybiligirl
itüden beri bu sözlükteyim, favorilere hic teşekkür etmiyorum ama tamamen insanları yok yere meşgul etmemek için.

bu beni kötü biri yapar mı?
11
baseline baseline
sabah erken uyanmaktan nefret ediyorum. sırf bunun stresinden uyuyamıyorum. kabullenme evresine de geçemiyorum. benim için direkt öğrenilmiş çaresizlik. ne cok acı var, evet.
rose whisper rose whisper
yurtdışında erasmus yapan arkadaşımla bi saat telefonda konuştum diye annem okulu bırak sen okumazsın diyor. ders çalış diye bağırdı birkaç kez arkadan kızın duyacağı şekilde kız da kapatalım dedi sonra konuşuruz dedi. şimdi de okulu bırak diyor.

her eğitim dönemim akşamları bu kadınla savaşmakla geçiyor.

25 yaşındayım ama özgürlüğüm yok. okulu uzattım diye sürekli kontrol altındayım.
six feet under six feet under
'':)'' şu gülüşü mümkün oldukça kullanmayın. ürküyorum. bıyık altından mı gülüyorsunuz, seri katil edasıyla kötücül mü gülüyorsunuz, müstehzi mi gülüyorsunuz yoksa evime giderken ara sokakta boğazıma bıçak dayayıp bana tecavüz mü edeceksiniz anlaşılmıyor. çok tekinsiz bir gülüş bu.
1
sessizsakinbiri sessizsakinbiri
sayın alt katimda yasamakta olan, adina insan dedigimiz varlik bozmasi ayı, sesini alçalt lütfen. çocuklarının önünde eşine bağırmaktan vazgeç. ve sen sayin hemcinsim fakat bir o kadar da aptal kadın, adamı hala yanında tutabiliyorsun ve üstüne üstelik 3. çocuğu yaptın. ben sizin aklınıza edeyim. çocuklara yazık. diyeceklerim bu kadar.
feralatom feralatom
kendimden başka kimseye güvenemiyorum. şahsım da öyle çok güvenilecek biri değil aslında. başka kimsenin söylediğine kulak asmayıp bildiğim boku yediğim için hayatım boyunca burnum pislikten çıkmadı.

arada anne-babama mı sarsam diyorum, yarak gibi evlat yetiştirdiler diye.
krem şanti üzerindeki vişne tanesi krem şanti üzerindeki vişne tanesi
uzun bir süre sokakta yattım. sonra hayata döner gibi oldum. döndüm mü bilmiyorum. aslında bu hayat deneyimi neye benziyor onu da bilmiyorum. ne için bu koşuşturma. neyin telaşı. nedir bu sistemler bu matematikler, sorgulamak saçma. ki sorgulamanın kendisi de saçma. hep hesap kitap üstüne dönen bir dünya. rakamlar her yerde ama bi faydası yok. beyin sıvım sürekli dalgalanıyor. bir es vermek istiyorum sanki sonsuz bir es. neydik ne olduk demek istiyorum hala bu kısır döngüde debelenirken, yazarken çizerken. bu renkler bu kokular bu biçimler yaşamın bin bir türlü bitmek bilmeyen ihtiyaçlar silsilesi. uyumak uyanmak yemek içmek sıçmak hedeflere ulaşmak için türlü zahmetlere katlanmak. acizim faniyim, iğne batınca canım acıyor bıçak değince etim kanıyor. insan olmak ya da herhangi bir canlı, bunlar ne için. aklım boşa anlam arıyor düşünce üretiyor. susmalı konuşmamalı.
rose whisper rose whisper
türkiye'de her yerde, akademisyenden kapı komşuna kadar herkes kontrolsüzce komplo teorisi üretiyor. türkiye'de insanlar topluca paranoid şizofreni semptomları yaşıyorlar. herkes birbirinin hezeyanlarını besliyor.

pydnin başı ermeniymiş, yok amariga ile kılışdar anlaşmış, yok fetö ermeniymiş. yok kürt diye bir şey yokmuş onlar eski ermenilermiş. kürt alevisi de yok onlar türkmenlermiş. pkkdaki erkekler içerisindeki kadın üyeleri sikiyormuş. bizim incirlik üssümüz varmış da amariga o yüzden bize garışamıyormuş. şu an herkes bizden korkuyormuş. istanbul seçimlerinde fetö oyları değiştirdiğinden ekrem imamoğlu kazanmış. kemal kılıçdaroğlu fetöcüleri resmi görevli olarak koydurmuş seçimlerde. yok ekrem imamoğlu projeymiş. recep tayyip erdoğan bop eşbaşkanıymış da türkiye'yi kasıtlı olarak böldürecekmiş.

komplo teorisi duyunca artık masanın üzerine çıkıp uçan tekme atmak istiyorum karşımdaki büyük resim kursu mezununa.

o kadar aptallar ki bunlar. her şeyi kendileri akıl ediyor sanıyorlar ama inandıkları şeyler kendi olmasını istedikleri şeyler. ermeniler kötü. pkk kötü. o halde pkk ermeni. neyin olmuş olmasını diliyorlarsa ona inanıyor, bunu ortalığa gerçek diye saçıyorlar. kendisine karşı bu kadar sahtekar bi millet görmedim. herkes önce kendini sonra birbirini kandırıyor. neymiş bizden korkuyorlarmış. hayır canım. sen bunu istiyorsun yalnızca.

umarım allah bunlara ya şifa verir ya da iq yoksunu mallar olarak erkenden giderler inşallah öteki tarafa.

bu ülkeyle hiçbir ortak duyguyu paylaşmıyorum uzun zamandır. herkesten nefret ediyorum hele de savaş çığırtkanlarından özellikle nefret ediyorum. ayrıca böyle giderse ülkenin bölüneceğini düşünüyorum. ülkenin potansiyelini ve enerjisini boş şeylere harcadığı halde sırtı sıvazlanan bu iktidar ve arkasından gelecek buna benzer iktidarlar sayesinde bir gün amerika ve rusya tıpkı ırak ve suriye'ye yaptığı gibi bizim de üstümüze çökecek. bize sahip çıkacak bi komşumuz da olmayacak o zaman çünkü onlar düştüğünde biz tekme attık.
407 /