sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

409 /
elcordobez elcordobez
yarın sabah küçük bir ameliyat olacağım, safra keseme veda ediyorum. 3 yıla yakındır bir hastanede çalışıyor olmam ve daha önce de iki küçük ameliyat olmam hasebiyle duruma pek de yabancı değilim. fakat bu sefer çok farklı hissediyorum. hayatım boyunca pek ölümden korkmadım. fakat anestezi halindeki berzah hal beni bu sefer biraz tırsıtmakta.

3 yıla yakındır hayatımda bir çok şey iyi gitmiyor. 3 yıl önceye kadar her şey bana rağmen iyi giderdi. şöyle garip bir düş ve kurgunun içine soktum kendimi bu sefer. yanımda eskiden çok sevdiğim evimde, bir zamanlar büyük coşkuyla sevdiğim insanla uyanacağım. ve bir erkeği sevilebilecek en muhteşemlikte seven insanla. ona kâbusumda onsuz geçirdiğim 3 yılı anlatmaya başlayacağım. o da gece götümün açık kaldığıyla ilgili hipotezlerini anlatacak. anlatıyı üstelersem onu terk etmenin yolunu mu yaptığım hususunda ağlamaya başlayacak. sonra ben onun en sevdiği çöreklerden almaya gideceğim patiseriye.

olur mu böyle? nahh olur. büyük ihtimal götümde bir direnin acısıyla uyanacağım. o parol'la geçer. benim aptal hayalperestliğime de bir parol icat etseler yaa laa.
boyalıdasaçları boyalıdasaçları
kütüphaneden eve dönüyorum. yağmurlu bir hava, tabii ben evden çıktığımda bir şey yoktu. spor ayakkabılarımı giymişim. keyifle yağmur altında eve dönerken bir yandan kulaklıklarımda tarkan'ın hodri meydan şarkısı çalıyor. bende yürürken o tempoyla eşlik ediyorum:

" bak dimdik ayaktayim
yıkamadın hala
yoluma ne tuzaklar kurdun da
yaktım çıranı
başına belayı aldın bu defa
hadi hodri meydan!
kahpe dünya
elinden geleni ardına koyma
görelim, bakalım
kim kimi adam edecek sonunda"

derken, yağmurda ayağım kaydı ve pattt iki dizimin üstüne yere düştüm. ya işte böyle gün gelir dünya iki dizinin üstüne çöktürür seni. yukardaki verdi cevabımı.
naynay naynay
bir kız girdi ortamıma 6 ay önce. arkadaşlar aramızı yapmaya falan çalıştı, ama ben acele etmedim. olayı akışına bıraktım, tanımak istedim. kız falan da meyil gösterdi ama adım atmadım, zamana yaydım. yavaş yavaş ısındım kıza, küçük sohbet muhabbet ettik ara sıra. geçen hafta rakı masasında artık o adımı atmam gerektiğini anladım. ortam kollarken, bir akşam erkek arkadaşı ile tanışma şerefine nail oldum. kafam çok bozuk şu an. anlatacağım kimse de yok. mutluyum ki sözlük var.

neyse diyeceğim şu, fazla beklemeyin, hayatı ertelemeyin. yapıştırın.

ayrıca,


yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz yanlış bir öyküdeyim beni yeniden yaz
öyle iş ilanları var ki- totelin yüzde 70'i falan- tek başına dev kadro arıyorlar. o vasıfta kaç insan vardır bilmiyorum ama çok daha iyi bir yerde çok daha iyi şartta çalıştıklarına eminim. ilanı verenler gerçekten de işe aldıkları insandan o saydıklarını yapmalarını isterler, yapamadıkça da kendini eksik hissetmesini sağlarlar. hem de üç kuruş para karşılığında. ne taraftan baksan karlılar şu aptal dünyada.
rose whisper rose whisper
sırf pörtlek yeşil gözleri, düz ve uzun bacakları, kumral saçları var diye bando takımında o en önde çevrilen zımbırtıyı taşıyan ve herkesin yalakalığını yaptığı duygu bile ing bankta işe girmiş. bunlar düz liseye gidip okulun gözde erkeklerine kendini göstermeye çalışmış ve maalesef başarmış gününü gün etmiş insanlar. ders mers nedir bilmezlerdi. bense o aralarda test çözüyordum. ben hala test çözüyorum duygu hanım çalışıyor. az para alsa bile önemli biriymiş gibi gözüktüğü bi işte hem de. ordan bi adamı da kafalayıp ailesinin birikiminin üzerine koca birikimi ekler. zaten kız doğuştan şanslıydı türkiye'de çekinik özelliklere sahip olduğu için ya neyse.

keşke ailem çocukluktan beri çalış gerisi önemli değil demeselerdi. ben çok yanlış anlayıp abarttım başka hiçbir şey yapmadım. sonra da o kadar tiksindim ki artık kitap açmakta zorlanıyorum.

liseden evrim de yarı burslu diyetetiği bitirdi. diyetetiğin bile taban puan olarak baya yüksek olduğu dönem ben ondan daha fazla puan almıştım ama hatice değil netice önemli işte. babası istanbul'da 500 milyarlık ev almış buna geçen yıl. okuldan da meşhur yarı medyatik bi hocanın gözüne girmişti arada facede görüyordum. işleri açık olur tahminimce. olmasa ne, babası kuyumcu. zorla ona meslek edindirir. boş şeylerle uğraşıp para kazanıyomuş gibi yapma lüksü var kızın her daim. kendi para kazanmasına gerek yok. aşırı güzel olmasa bile aşk konusunda da çok şanslıydı. cool tipler buna tutuluyordu özgüvenli, çıtı pıtı ve zarif olduğundan. tiz sesiyle çok konuşsa bile.

çok mutsuzum.
409 /