sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

412 /
la bocca della verita la bocca della verita
sevgili e.a. :

şarkımızı dinliyorum. söyleyecek pek bir şey yok. söylenen her şey biraz eksik, her şey biraz fazla... çünkü sözün bittiği yerde susmak gerekir, susamadigimiz yerde ise içimizdeki zehri dışarı kusmak gerekir.

bugün seni görür gibi oldum. sendin veya değildin bilmiyorum. sen ol veya olma, bugün kalbimin acimamis olması beni çok mutlu etti. önceki gibi sanki şiddetli bir kalp krizi geçiriyorum gibi gelmedi. kalp ritmim olumlu ya da olumsuz yönde değişmedi. arkama doğru dönüp sen olup olmadigini teyit etme ihtiyacı hissetmedim.

muhtemelen sen değildin. çünkü sen olsaydın muhakkak hareketlerini hızlandırır ve bu talihsiz tesaduften ötürü telaş yapar ve benden uzaklaşmaya çalışırdın.

geçmişe nazaran simdiye bakıyorum da, yürüdüğümüz yollardan yürüyor, dinlediğimiz şarkıları dinliyor ve beraber yediğimiz yemekleri yiyorum. zamanında çok acı çekiyor olmak pahasına bunların üzerine gittim. zamanla bunlar öyle bir hal aldı ki, beraber yaptığımız şeyleri tek başıma yapmak bir alışkanlık haline geldi ve kalbimi acıtan ne varsa onların hepsini eskittim.

bu, insanî iliskilerime dair öğrendiğim ilk dersti. "sana acı veren şeylerden kaçmak yerine, daha çok acı verse bile onlarla yüzleş." bu o acının geçmesini sağlar. icinde seni zehirleyip duran şeyin yavaşça tukenmesini sağlar.

seni geçen gün çok saçma bir halde rüyamda gördüm. bir şey bana zarar verecekti ve onu durdurmaya çalıştın. sana zarar geldi. seyrettim. tepkisiz kaldım...

hoşca kal.
lilişaneu lilişaneu
yine gidip en yanlış olanı seçip, kazığı yedin, tebrik ederim kendimi ilişkilerde bu kadar enayi olup; her defasında başarızlıkla mutsuzlukla yola devam ettiğin için de ayrıca bravo, o leş kargalarını nereden böyle itinayla buluyorsam pes bana ya, ya olursa umudum sıçayım, beni böyle üzen karekterszin de ağzına sıcayım, umarım o boktan hayatında pisliklerin bokların kokusunda boğulursun
ciginburak ciginburak
kalp tabii ki kırılıyor. mesele kırılması değil. asıl mesele kimin tarafından kırıldığı. hayatta en çok sevdiğiniz, en çok değer verdiğiniz insan ya da insanlar tarafından kırılıyorsa asla tamir olmuyor.
ila ila
yarın işe gitmemek için bütün bahaneleri gecirdim aklimdan.hiçbiri olmadı. tıpış tıpış gideceğiz.bu her gün ise gitme muhabbeti çok sıkıcı ya.
revoluce revoluce
her şeye rağmen temiz kalabilmek, güzel sevebilmek gerek. ben yine de sana sarılıp uyuyorum. bunun hiç olmayacağını bilerek boşluğa sarılabilmek gerçek sevgiyle mümkün.
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
bizim kızlardan biri nişanlandı, kurdelesini sınıftaki bekâr kızlardan birine vermiş, o hafta içinde üç kısmet çıkmış, kız nişanlandı biriyle. sonra bunun muhabbeti hiç bitmiyor, şehir efsanesi gibi adfhjjk. nişan kurdelesi uğurunu ilk kez öğrendim. sonra sınıfta konusu açıldı, başım kel mi ben de isterim, hayatıma heyecan gelsin dedim, tamam hocam tabii ki getiririm, dedi. kurdelede uğur varsa da bana gelince kaybolur, değil bir parça topu olsa işe yaramaz dedim, güldük. sonra kurdele geldi üç gün önce akşam. sizin için uzun kestim dedi, teşekkür ettim, cüzdanıma koydum. tüm sınıf da kızlı oğlanlı hocam hayırlı haberlerinizi bekliyoruz modunda gülüyorum bende paso. bir şey çıkmayacak da kurdele muhabbetini ilk kez öğrendim, bizde de o kadar nişanlanan oldu ama demek seninkine kısmetmiş gamze dedim. üç gün geçti, hiçbir etkileşim yok. onlar da soruyor tabii, olsun ya eğlencemiz oldu diyorum. demin gamze, hocam, çok küçük bir parça bile olsa yutarsanız olur, dedi. yutamam kii dedim ama yutacağım sanırım. olursa da size haber vermem tabii, burada çok kenafir var.

bundan enfes başlık olur bak
(bkz: nişan kurdelesini yutan kız)
asjkdjkdnkl
birfincancay birfincancay
allah'ım az önce koltuğun altında full paket kent switch buldum. öncesinde tek dal sigaram yoktu, umutsuzca arıyordum. hem de eski kent switch. senede iki üç defa oluyor bu. çocuklar gibi şenim. hepinizi nasıl seviyorum bilemezsiniz. hepinizi öpüyorum.

aç aç... oyna!


ciginburak ciginburak
sürekli gündüz olsa mesela, güneş hiç batmasa. çünkü gece demek kalp ağrısı demek, gece demek özlem demek, göz yaşı demek. gece demek insanın kendisiyle yüzleşmesi demek. gece demek; güneşin doğuşunu bekleyip büyük bir umutla yeni bir günü bekleyip, yine hayal kırıklığı demek..
sahi; iyi mi geceler?
yürüyen adam yürüyen adam
dün babamı gömdük çok ilginç hissettim kardeşimle birlikte girdik mezara kucağımıza verdiler öyle çevirin böyle koyun dediler bütün vücudum titriyordu koyduk oraya daha da bakamadım ben. aklımdan çıkmıyorsun be adam. ah be adam.
412 /