sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

417 /
kimse boş değil kimse boş değil
altınızdaki araba sizin değilse kimseye onunla hava atmayın. okuduğunuz bölüm tarih ise kimseye tarih bilgim iyi diye hava atmayın. sadece ilber ortaylı okuyup kitap okuyorum demeyin. kafa sallarken boynunu morartmış insanlara asıl müzik bu şu filan diye müzik zevkini elestirmeyin. ya işte ne bileyim kendiniz neyseniz o olun. anacım herkesin hayatı kendine. ha birde birikim yapmayıp göt gezdirip 40 yaşına gelip kirada oturmayın.
dark side yolcusu dark side yolcusu
bazen günün bitmesi için dua edersin. edersin ama bitmez bir türlü. yer için içini. yalnızlık göz kırpar hınzırca. sorumluluklar çöker omuzlarına. bazen gün biter ve bir benzeri başlar. gün doğar yine, ısıtır içini. ardından ay çıkar, gece basar. sen yine dua edersin. hep dua edersin. bitmesin dediğin günlere hasret. bitmesin diyeceğimiz günler için, bitsin bu geceler.
böyle buyurdu kontes böyle buyurdu kontes
size beylik beylik laflar edecekler,en büyük hatalar ve sorunlar sizdeymiş gibi,bunları düzeltmeniz talep edilecek ve düzeltmezseniz bu şekilde olmayacağı ve olmamasi gerektiği dikte edilecek, hayıflanılan her şeyin zaman sonra, -hepsinin-, size söyleyen kişi tarafından uygulanmadıgını görünce de kendinizi aptal yerine konmuş gibi hissedeceksiniz. hani siz o sabah'ın sonunda ne kadar pişman olmuştunuz acaba tamda gündoğumunda,hatta sonrasında da? ah, daha nasıl açık söylenilebilir ki anlatılmak istenen. bu da bu geceye not,bana da ders olsun.

unutma kızım! fedakarlık direttiğin sürece ve beklenti içine girdikçe aslında,yenilir ve kaybedersin.

gündoğumu yaklaşırken,saat akıyor,04:29 olmuş.
gidenlerden gidenlerden
kucagima bir saatli bomba birakildi az once. ve ne kadar kaldi patlamasina gostermiyor da. bogazinda tutmak zorunda kaldigin aci bir gercekle ne kadar yasanir? anlatamadan, konusamadan, yutkunarak kac saat duvara bakilir? allahim bu gece sabah olur mu? yarin sabah olup aksami da bulur mu?
canim cok aciyor... oyle cok aciyor ki...
allahim yardim et, et lutfen.
ambarda darı yok evde karı yok ambarda darı yok evde karı yok
insanların gereksiz tavır ve kaygılarından o kadar sıkıldım ki, inadına dilenciler gibi saçı başı uzatıp, yırtık elbiseler ile, paspal paspal dolaşasım var. kıyafetlerime dikkat etmiyormuşum. motor kullandığım için giydiğim ayakkabının sol tekinde üst kısımda neredeyse delik oluştu (vites değiştirmekten) ama ayakkabı çok rahat çok güzel lan. giydiğim en rahat ayakkabı ama üstü delik işte. nereye gitsem herkesin gözü ayakkabımdaki delikte... bakmanız beni ırgalamıyor rahatımdan cayacak değilim.

bi de işsizlik mevzusu var tabi. aralıklı olarak görüştüğüm insanlarla karşılaşınca, naptın çalışmıyor musun daha ? diye sorulunca, suratını dağıtasım geliyor. ulan at yarrağı bu nasıl soru ? sanki iş bulmuşum da ben beğenmemişim, sanki boş gezmek benim tercihimmiş gibi, sanki ben berduş gibi gezmekten zevk alıyormuşum gibi. insan olan efendi gibi sorar iş arıyordun ne durumda çıktı mı bi şeyler ? ben de söyledim eşe dosta bi şey çıkarsa haber edeceğim sana der, beraber bakalım iş bulalım sana der ama yok bunlarda amip kadar zeka karasinek kadar bile adabı muaşeret olmadığından dangalak dangalak konuşurlar.

ulan keşke bilgisayar filan okusaymışım, yazılımcı filan olurdum, kimseyle muhatap olmadan, tek başıma, evden filan çalışır keyfime bakardım. ben insan sevmiiim diye bi replik vardı ya, hakikaten ben insan sevmiyorum lan.
ljiljani ljiljani
kaza yapalı neredeyse bir ay oldu. ayaklarım daha yeni bu hafta kendine gelmeye başladı. yavaş yavaş vücudum normal seyrine dönüyor. bu durum ile beraber bazı şeylere ara vermek zorunda kaldım. aslında bunlar çok kafa yorduğum ve eğer bu durum olmasa daha da kafa yormam gereken şeylerdi. acaba hangisi olmalı? hangisi daha doğru bir karardı? hangisi beni mutlu edecekti gerçekten? bu aranın ardından bu hafta bunlara tekrar eğilmeye başladım. aslında, üzerine eğildiğim bir konunun beni diğerinden daha çok mutlu ettiğinin farkına vardım. ve onda karar kıldım. bazen bazı şeyleri daha iyi tartabilmek için ara vermek gerekiyor, yüklenmemek gerekiyor. ara ver ve başka bir şeye odaklan. sonra geri dön ve hatanı bul. tıpkı sınavlarda bize, aynı sorunun üzerinde durup vakit kaybetmeyin, bir diğerine geçin vaktiniz kalırsa diğerine dönün, demeleri gibi bu. son almam gereken küçük bir karar var. onu da hallettiğim zaman içim rahatlayacak. bu süreçten sonra kendimi yeniden doğmuş gibi hissettim.
theextremist theextremist
gece gece kafa sikmek istemem ama; bence, insanlar yanındakiler değersizleştikçe ya da zaten değersizse, onlara hiç ölmeyecekmiş gibi hoyrat davranıyorlar. oysa ki insan en çok sevdiğini incitmekten korkar, onu kırmak veya üzmek istemez. dolayısıyla, hep ölüm fikriyle haşır neşir olur. ya pat diye kırgın gidersem ya da o giderse diye düşünür. en azından durumlar bende böyle.

ben şahsen sevdiğim insanları bir daha göremeyecekmişim gibi davranırım hep, ama bazı anlarda artık böyle davranmak da hem imkânsız hem de anlamsız gelir ve anlık da olsa kalpsizleşir bağırır çağırırım. sanırım bu gibi durumlardan öğrenip hep böyle temkinli ve nemrut olmaya da tecrübe diyorlar.

ben tecrübeyle kalpsiz olmayı bağdaştırmıyorum; duygularım olmadan yaşayacaksam toy kalmayı tercih ederim. 100 sene de yaşasam herhalde hep aynı duygusallıkta, aynı kırılganlıkta yaşayacağım hayatı.

olduğu kadarıyla...
417 /