sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

419 /
algoritma hatası algoritma hatası
ağrılarımın, kabuslarımın, uyanıkken gördüğüm rüyaların arttığı bir dönem. direncin kırıldığı, her şeyin zorlaştığı bir dönem. sevip sevilmenin zor, sevişmenin artık acı verdiği bir dönem içindeyim. artık şarkıların veya sebeplerinin anlamını anlamanın yüzüstü bıraktığı yerdeyim. yaman kelimelerle dumanlanıyorum ve verilmiş tüm sözlerim şimdi mağdur biliyorum.

ben yokum veya ben var mıyım bilemiyorum ve ayaklarım bana bilmediğim bir huzursuzluk masalı anlatıyor. kelimelerin arasındaki sessizlik artıyor.
cold hands cold hands
gün boyu zamanın nasıl geçtiğini ve ne kadar yorulduğumu anlamamışım. şimdi ise balkonda oturmuş güneşin sıcaklığını yüzümde hissederken yorgunluğumu atmaya çalışıyorum. beynim
la casa de papelin son sezonunu izlerken error verdi. artık hayatımdaki her şeyin ne kadar da değiştiği hakkında kafa yormuyorum. ara sıra her şeye duygulanıyorum, sonra geçiyor.

itiraf etmeliyim ki son bir yılda buradaki yabancı insanlara alışamadım. pek sevemedim de. sevmek için kendimi zorluyorum, zorla güzellik olmaz ama başka şansım yok. bir anda hepsi hayatımdan çıksa, neredeler diye sormam.

neyse ortada yine mutsuz ve karasız bir ben var. yine bir yol ayrımında, iki seçeneğin arasında kala kalmış. kalbimin sesini dinliyorum.. açıkçası iki yol da pek umrumda değil. mantığımı dinliyorum.. iki yolun da artısı ve eksisi var. hiçbiri daha ağır basmıyor.

sonra diyorum ki kendime, bir yıllık ömrüm kalmış olsa hepsini siktir ederdim. net. ha ne yapardım onun yerine bilmiyorum. geleceği yıllarca düşündük, kurduk da ne oldu?

zihnime o kadar yabancıyım ki şu an. kendimi o kadar okuyamıyorum ki. nasil bir karar vereceğimi zerre bilmiyorum. neyse izleyip göreceğiz.
ciginburak ciginburak
gerçekten aramızda yastığa başını koyar koymaz uyuyan var mı ya çok merak ediyorum. ben de anca 24 dalda oscar ödülü kazanabilecek senaryolar yazıp, yönetip, oynayayım.
kafasının içinde 40 tilki gezenler kulübü, bi salın artık be.
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
aklımı çıldırmamak için çok savaşıyorum. kendi kendime telkinlerde bulunuyorum sonra an geliyor patlıyor. evet halimize şükretmem lazım, evet durumu çok kötü olan bir sürü insanlar var vs vs. ama corona dalgasına ödüm kopuyor lan allah belamı versin. şımarıklık değil ha bu. sosyal hayatımın kısıtlanması, ay ben evde çok sıkılıyorum derdi falan hiç değil. korkuyorum lan korkuyorum. kendim için değil ama sevdiklerime bir şey olacak diye ödüm kopuyor. çıldıracak gibi oluyorum. sinirden gözlerim doluyor. bağırıp çağırasım var. bütün dünyayı yumruklayasım var. çaresizliğimizi konduramiyorum kendime. annem zaten hastalık hastası, suratına bakıyorum kendisini tanıyamıyorum resmen. kadın bir ayda 10 yıl yaşlanmış gibi. daha önceki depresyon hastalığı da işte tam böyle başlamıştı. hastalık hastası olması nedeniyle. coronadan kaybetmezsem bu sebepten kaybedecek gibiyim annemi. nalet olsun çaresizliğimize, deliriyorum şerefsizim.
normal olmaya çalışıp, korkularımın beynimi ele almaması için çok çaba sarfediyorum ama çok yoruldum amina koyim ben. hepimiz uzunca bir uykuya dalalım sonra yine normal olsun hayat, allahım yalvarırım kurtar bizi artık bu durumdan.

en kötüsü de bunları kimseye anlatamıyorum.
asabi jo asabi jo
allah'a mektuplardan kesitler...
1. şu mikail'e söyle ısıtsın şu memleketi artık, bi tarafımız donuyor ve aylardan nisan-mayıs-haziran. anladık dünyaya soğutma politikası falan filan. ayy yoksa sen de mi on p*ştlardan yanasın... yakıştıramadım.
2. şu salgın malgını kes bi çıkıp hava alalım. balkonda sunflowers gibi güneş bakacam diye yakında seni görcem he( gizli kalmak istersin diye düşündüm).
ila ila
et ve türevlerini fazla yememek gerektiğini düşünüyorum artık. sebze yemekleri de beni bayiyor bir süre sonra. bakalım napıcaz. peynir de işlenmiş gıdaymış. domates ekmeğe mi dönsem yeniden.
419 /