sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

429 /
purge me purge me
yıllar yılı, kadınların sevgililerinden ayrılınca ya da hayatlarında büyük bir değişiklik yapmadan önce saçını farklı bir renge boyatmasını ya da pat diye kestirmesini eleştirdim. çok aciz bi davranış dedim. vay arkadaş yaaa.

benim eski bi arkadaş, whatsapp'tan kanka nasıl diye before-after foto atmış bugün. bu adamı da 20 senedir tanırım saçları belinde metalhead bir adamdı. kazıtmış kafayı 3 numaraya.

birden çok özendim. tam da hayatımda değişiklikler yapcam dediğim zamanlardayım. kendimi sürtük gibi hissediyorum ldksfjk. iki dakikada anılarımı ve geçmişimi harcayabilecek ve çöpe gönderebilecek güçsüzlükte biri gibi olurum sanki. aşırı acizce geliyor bu bana ama gazlanıyor insan saniyelik. aniden kazıtsam şöyle full. kenarlara kesik attırsak psikopat gibi. küpe falan. biz istersek hayatta her şey mümkün türkiyem.
purge me purge me
ellerimin içi ve ayak tabanlarım yanıyor. covid ne garip şey anne yaşamak isterken delice. (üzgün surat)

beyler leydiler o değil de, kapanmayı önceden demedikleri için olmaz bugün lak diye. haftasonu falan kapattık deyip herkese 1000 lira dağıtabilirler yine dicem de para da yok artık pek. şu 60 bine giden vaka sayısının baskısını almak için bi saçmalık yapacaklar ya, hayırlısı bakalım. kapattık deyip her haneye 10 kilo patates soğan bile diyebilir reis amk. usandım bu saçmalıklar silsilesi arasında kendi hayallerimi ertelemekten.
ozzz2110 ozzz2110
bu aralar kimi çok özlesem rüyama gelir oldu. 2 gün önce ablam geldi rüyama. ne zamandır bu kadar net görmemiştim. yüzüne baktım ve dokundum alarmım çaldı uyandım. neden en iyi sahne uyanmama saniyeler kala oynamıştı ki. neyse ki yanına gidebildim ziyaretine toprağını sevdim geldim.

diğer özlenen ise ne zamandır uğramıyordu. onu daha çok özlemişim. en ilginci ise evlenmişiz. evliymişiz. nasıl olurdusunu çok hayal ettiğim bir andı. ama ablam gibi dur ben geldim diyemiyorum. onun da geleceği yok zaten. uzaktan görsem bile yeterdi.
bamsı bamsı
bana iyi ya da kötü söylediğin her cümlenin bir anlamı olduğu için seninle olan son konuşmamızı görmemek, daha doğrusu silmemek için hesabımı kapattım. seni de iki gün önce rüyamda gördüm. bu acı beni yedi, bitirdi.
purge me purge me
tam kendime sen purge ziyagilsin aptallık etme artık harektlen diye gaz verip ayağa kalkıyorum pesto soslu makarna yapmaya (sosu hazır aldım kavanozda), kanepe mıknatıs gibi götümü tekrar çekiyor sdljkfk uzanıp yemeksepetine giriyom.

yok kısmi kapanma geliyor, yok hava bir açsa bir yağmur yağıyor, yok hastalanıyorum. ulan çok tırt bir bahar olmakta be sayın seyirciler. depresyon illeti beni sardı iyice itiraf etmek lazım şunu artık. ilaçlarımı düzenli kullandığım için evde sırıtarak dolaşıyorum en güzel yanı bu. şu an umut doldum bak yine ama neye doldum bilmiyorum slkdfjk. birazdan da keder çöker.
a sami bayraklı a sami bayraklı
öğlen uykusundan telefonun titremesiyle uyandım. meşgule attım yatmaya devam ettim. saate baktım 10 dakikam kalmış. neyse dedim kalkıyım bari. arayan kişiyi geri aradım. hoparlörden gelen ses olm 3 kere aradım niye açmıyorsun napıyorsun diyordu. uyuduğumu söyleyince mantıklı geldi. sen napıyorsun dedim, kahvaltı yapıyoruz dedi. burnuma kesif bir çeri domates kokusu geldi o an. özlemişim. hormonlu falan da olsa kokuyor domates salatalık türkiyede. yani en son ben bıraktığımda kokuyordu. lokum kıvamında ekici beyaz peynir, 8-10 adet dalıyla birlikte duran çeri domates, 8-10 adet bi ucunda sapı diğer ucunda çiçeği duran çengelköy salatalığı. içi doldurulmuş yeşil zeytin. baharatlı patates kızartması. güzel demlenmiş çaykur turist çayı. güzel kahvaltının özeti. hepsi kahvaltı kelimesini duyduğum anda aklıma geldi yapıyoruz denene kadar geçti. öyküyü verdi sonra telefona. konuşamadım onla da. yeni uyandığım için mal gibiydim. halıyı izlemem gerekiyordu o an ve aklımda çeri domates vardı. napıyorsun sen dedi, çeri domates yiyor musunuz kokulu domates dedim. anlamadı kız. neyse geri aldı telefonu. iş teklfim var, hızlı karar vermen lazım dedi. ne kadar hızlı dedim. bi elimi yüzümü yıkasaydım. dün de iş teklif etmişti zaten, konuşmuştuk da bunun üzerine. min 1 yıl daha buradayım demiştim, niye şimdi tekrar acaba? bugün içinde karar ver şimdiden 2 kişiyle görüşüldü bile dedi ve önümüzdeki sene şu anki işimi bırakıp gitmek isteyeceğim, kafamdaki güzel planlamadaki işi teklif etti. tam seni arıyorlar, aldırırım dedi. boğazımda yumru böyle oturdu. burada niye mutsuzum? hayat yok. türkiyede de yok ama şu an. maaş? üçte birine inecek ama trde şartlarında gayet yeter miktar ve haftalık izin günü 4 katına çıkacak. ve çalışma saatim şimdikine göre %70e düşecek. aklıma beraber yapabileceğimiz kahvaltılar ve çeri domatesler de gelmedi değil. sonra en sonki istanbul maceramı düşündüm. çok da beraber çeri domatesli anılarımız olmamıştı çünkü herkesin kendi hayatı vardı ve uzaktaki gibi olmuyordu iletişim. 1 saat kadar düşündükten sonra reddettim. tarihin bu tozlu sayfalarına not olarak düşüyüm. 15-20 ay sonrasında ayrılmayı düşünürken iş bulamazsam buralara gelir bunlara bakarım. umarım pişman olacak kararlar vermeyiz, yol ayrımlarında yanlış yolu seçmeyiz. sizleri önce rabbime sonra birbirinize emanet ediyorum. kendinize iyi bakın.
1
beni bırak göğe bakalım beni bırak göğe bakalım
biz de buraya zamanında çok yazdık .aklımız fikrimiz sözlüktü.sonra birşey oldu okuldan dağılan çocuklar gibi bir yerlere dağıldık.kimse farkında olmadı o son girimizin olduğunu.işe güce ,eve meve filan.önce haftada bir ,sonra iki haftada bir derken ayda bir yazar olduk.içimizden öyle şeyler yaşayanlar oldu ki ,entelijans iken hesabını unutuverdi yıllar geçti yine de yazmadı.ve bu bir gerçek ki ,bu satırları okuyan niceleri de yaşayacak bu surecleri.vakit böyle geçiyor işte ,biraz acımasız.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
insanları küçük şeylerle mutlu etmek çok kolay. onların mutlu olduğunu görünce kendimi mutlu hissediyorum. koca koca adamlar çocuk gibi seviniyor. keşke ben de böyle küçük jestlerle mutlu olsam. bana jest yaptıklarinda yüzümde anlamsız bir ifade oluşuyor. ayıp oluyor millete. ayıya gül vermişler tutmuş kıçını süpürmüş hesabı.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
her sabah ters yönden geldiği halde asli hakkıymış gibi yol vermeyen araç sahiplerinin analarına söverek güne başlıyorum. günlük ritüelim oldu.

akşam çıkışında trafiğin düğüm olduğu bölgeye girmemek için ara yolları kullanıyorum. o kadar boş bir yol ki bana ters yön olduğunu farketmemişim girerken. zaten 3 tır yanyana rahat geçer. buna rağmen yanından geçtiğim araç yavaşladı, camını indirdi:

= burası ters yön farkında mısın?
+ farkında değilim, girmiş bulundum
dedim.

her sabah 150 aracın ters yönden kurt sürüsü gibi saldırdığı aklıma geldi. sonra da içinde bulunduğum durum. yetim hırsızlığa çıkmış, ay erkenden doğmuş amk.
429 /